İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/437 K.2011/638

Hukuk Genel Kurulu 2011/11-437 E. , 2011/638 K.

Esas2011/437Karar2011/638Tarih19 Ekim 2011Okuma4 dk · 899 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/437
Karar No
2011/638
Karar tarihi
19 Ekim 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

899 kelime·4 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2011/11-437 E. , 2011/638 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 10.02.2011

NUMARASI

2010/166 E-2011/41 K.

Taraflar arasındaki “Alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 14.02.2008 gün ve 2005/568 E.,2008/48 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 14.12.2009 gün ve 2008/8456 E.,2009/12893 sayılı ilamı ile;

("...Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde kredi mektuplu döviz tevdiat hesabının bulunduğunu, bu hesabın kişisel bir hesap olduğunu, Almanya’da cezaevinde bulunduğu sırada boşandığı eşi tarafından önce 20.3.1998 tarihinde 4.450 DM, 7.5.1998 tarihinde ise 29.000 DM olmak üzere para çekildiğini, imzasının taklit edildiğini, vekaletin bulunmadığını, hesabın çekilebilmesi için gerekli pasoport ve kredi sözleşmesi asıllarının eşi tarafından bankaya habersiz sunulduğunu, davalının gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığını iddia ederek, 29.450 DM asıl alacak ve 17.740 DM mevduat faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, takibe konu paranın 20.3.1998 ve 9.5.1998 tarihlerinde sözleşme şartlarına uygun olarak kredi mektuplarının aslı, hesap sahibinin pasaportu ve diğer bilgiler dahilinde imza karşılığı ödendiğini, davacının iddia ettiği şekilde bir ödeme olasılığında ise müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının davalı nezdinde bulunan biri 4.450.00 DM diğeri 25.000 DM tutarındaki iki ayrı kredi mektuplu döviz tevdiat hesabı tutarının 20.03.1998 ve 07.05.1998 tarihlerinde davalının muhabir bankası kanalıyla davacıya ait pasaport ile kredi mektuplarının asılları ibraz edilerek çekildikleri, tediye fişlerinde ödemenin davacıya yapıldığının açıklandığı, imza incelemesi sonucu bu imzaların davacının eli ürünü olduğunun ortaya çıktığı, pasaport üzerindeki imzanın da incelemeye tabi tutulduğu,

davacının 13.02.1997-10.11.1998 tarihleri arasında kesintisiz cezaevinde kaldığının, bu süreçte birden çok kere hastaneye götürüldüğünün, mektup ve telefon görüşmesine tabi tutulmadığının, imkanı varsa mektupla bankacılık işlemi yapmasının mümkün bulunduğunun bildirildiği, bu durumda çelişkinin doğduğu, ancak yabancı makamca bildirilen açıklamalarının yine yabancı cezaevi kayıtlarına dayandığı, aksin ispatlanmasının mümkün olduğu, bilimsel verilere davalı imza incelemesi raporuna itibar edildiği, davacının pasaportunu ve kredi mektuplarını boşandığı eşine bıraktığını açıkladığı,

haberleşme imkanı olduğu halde gerekli tedbirleri almaması ve eşi hakkında adli yollara başvurmamasının hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, haberleşme imkanı olması da dikkate alınarak paraların bir şekilde çekilmesini sağladığı veya buna rıza gösterdiği, talebin haklı olmadığı ve iyi niyete dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, kredi mektuplu döviz tevdiat hesabından sahte imzayla çekildiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Davacının davalı nezdinde adına açılmış kredi mektuplu döviz tevdiat hesabı olduğu, bu hesaptan 20.03.1998 tarihinde 4.450 DM, 07.05.1998 tarihinde ise, 25.000 DM çekildiği hususları çekişmesizdir.

Davacı vekili, para çekme işlemlerinin müvekkili tarafından değil, boşanmış olduğu eski eşi tarafından gerçekleştirildiğini ve imzanın onun tarafından atılmış olabileceğini, açıklanan tarihlerde müvekkilinin Almanya’da cezaevinde olduğunu, davalının hesap açma sözleşmesine aykırı davrandığını ileri sürmüştür. Davalı vekili, davacının pasaportu ile kredi mektubunun aslının ibrazı sonrasında ödeme yapıldığını, ödeme makbuzlarına imzanın alındığını savunmuştur.

Taraflar arasındaki hesap açma sözleşmesinde ödeme yapılabilmesi için, kredi mektubunun aslı ile pasaportun ibrazı zorunlu tutulmuştur. Ayrıca, sözleşmenin 7 nci maddesinde kredi mektubunun çalınması, kaybedilmesi ve bu durumun geç bildirilmesinden veya herhangi bir suretle üçüncü şahıslara verilmesi ile davalı Bankanın kusuru dışında doğabilecek zararlardan sorumlu olmayacağı kararlaştırılmıştır.

Davalının sorumsuzluğuna ilişkin sözleşme hükmünün BK.'nun 99/2'nci maddesi uyarınca geçerli olmayacağı açıktır.

Somut olayda bozma sonrası yapılan araştırma sonucunda Almanya resmi makamlarınca verilen cevapta davacının işlediği suçtan dolayı 13.02.1997 tarihinden 05.03.1998 tarihine kadar gözaltında tutulduğu, 06.03.1998 tarihinden 10.11.1998 tarihine kadar ise, tutuklu kaldığı, bu süreçte hiçbir zaman tahliye edilmediği, serbest bırakılmadığı, birden ziyade hastaneye götürüldüğü, sınır dışı edildiği tarihe kadar tutukluğunun kesintiye uğramadığı, telefon ve mektup kontrolüne tabi olmadığı, cezaevinde kaldığı süre içinde kurumdaki hesabı üzerinden bankacılık işlemi yapmadığı,

bankası tarafından izin verilmiş ise, mektuplaşma suretiyle bankacılık işlemi yapma olanağının bulunduğu bildirilmiştir. Bozmadan önce aynı makamca verilen cevapta da davacının cezaevindeyken yanında pasaportunun olmadığı açıklanmıştır. Davalı adına ödeme yapan bankaca düzenlenen belgelerde ise, pasaport ile kredi mektubunun ibrazı sonrasında davacının imzasına ödeme yapıldığı açıklanmıştır.

Davacının hesabındaki paraların çekilmesi tarihleri itibariyle cezaevinde olduğu ortaya çıkmış, bizzat işlemleri yapma imkanın bulunmadığı tespit edilmiştir. Öte yandan, davalı taraf para çekilmesi işlemlerinin mektup veya “bizzat bulunma dışında” başka bir yolla gerçekleştiğini de savunmamıştır. O halde, ödeme makbuzlarındaki imzaların davacıya ait olduğu yönünde kanaat bildiren grafologun açıklamalarına itibar etmek mümkün görülmemiştir.

Bu durum karşısında, davalının hesaptaki paraları davacı dışında başka bir kişiye ödediği kabul edilip, böyle bir ödemede pasaport ve kredi mektupları asıllarını gereği gibi muhafaza etmeyen, başkası eline geçmelerine sebep olan, cezaevinde bile olsa telefon veya mektupla haberleşme imkanını kullanarak gerekli tedbiri almayan davacının ağırlıklı kusurlu olduğu benimsenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir...")

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 19.10.2011 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/437, K. 2011/638, 19 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 10.02.2011
  5. Numarası
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/437
Karar No
2011/638
Tarih
19 Ekim 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/439 K.2011/3078
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/439 K.2011/4891
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2011/439 K.2011/1271
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/440 K.2011/13474
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/440 K.2011/595
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/440 K.2011/4904

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.