İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/830 K.2012/233

Hukuk Genel Kurulu 2011/4-830 E. , 2012/233 K.

Esas2011/830Karar2012/233Tarih21 Mart 2012Okuma6 dk · 1.250 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/830
Karar No
2012/233
Karar tarihi
21 Mart 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.250 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2011/4-830 E. , 2012/233 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Afşin 2.Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 07.04.2011

NUMARASI

2010/114 E-2011/450 K.

Taraflar arasındaki "Tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Afşin 2.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.06.2008 gün ve 2003/696 E-2008/301 K. sayılı kararın incelenmesi, taraf vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi’nin 27.10.2009 gün ve 2008/14309 E-2009/12048 K. sayılı ilamı ile;

("…1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, davalının haksız işgali sırasında davacı taşınmazına verilen zarar ile bu işgalin önlenmesi amacıyla açılan davalar nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.

Davacı, ihale yoluyla satın aldığı taşınmazı terk etmeyen ve yaptıkları değişikliklerle taşınmaza zarar veren davalılardan, taşınmazın eski haline getirilmesi bedeli ile davalıların taşınmazdan çıkartılması amacıyla açtığı davalar yüzünden harcadığı ulaşım bedelinin ve davalıların bu taşınmaz nedeni ile kendisine yönelttiği tehdit eylemlerinden dolayı yaşadığı üzüntülerin giderilmesi amacıyla maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalılar ise, kendi taşınmazlarında değişiklik yaptıklarını, haksız eylemde bulunmadıklarını ileri sürerek istemin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

Yerel mahkemece, davacının satın aldığı taşınmazda meydana gelen zarar ile daha önce davacı tarafından açılan davaların duruşmaları nedeniyle harcanan yol giderlerinin ne kadar olduğunu bilirkişiye ayrı ayrı hesaplatmış; taşınmazda meydana gelen zarar nedeniyle 3.750,00 YTL, ulaşım gideri olarak da 3.000,00 YTL’nin davalılardan alınmasına karar verilmiş; davalıların ceza mahkemesinde beraet ettikleri gerekçesiyle manevi tazminat istemi reddedilmiştir.

Davacının başka davaların duruşmalarını izlemek amacıyla yaptığı harcamaların bu dava içersinde ayrı bir zarar kalemi olarak istemesine yasal olanak bulunmamaktadır.

Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, başka davaların duruşmaları nedeniyle harcanan yol giderlerine yönelik istemin reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

3-Davacı 37 parsel sayılı taşınmazı satın aldığına göre eski hale getirme giderinin de bu parsel üzerinde gerçekleşen zarar miktarı ile sınırlı olarak hesaplanması gerekir. Dava konusu olmayan 46 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki değişiklik nedeniyle oluşan zarardan da davalıların sorumlu tutulmuş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır…")

gerekçesi ile karar yukarıda ikinci ve üçüncü bentlerde gösterilen nedenlerle davalılar yararına bozulmuş ve davacının tüm, davalıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine karar verilerek dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda kısmen direnilmiştir.

TEMYİZ EDENLER

Davacı vekili ve Davalılar vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, davacının, ihale yoluyla satın aldığı taşınmazı terk etmeyen davalıların haksız işgal sırasında verdikleri zarar ile bu işgalin önlenmesi amacıyla davacı tarafından açılan davalar nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.

Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Yerel Mahkemece, maddi tazminat talebi kısmen kabul edilmiş, manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili ile davalılar vekilinin temyizi üzerine hüküm, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Yerel mahkemece, Özel Daire bozma ilamının, davacının, başka davaların duruşmalarını izlemek amacıyla yaptığı harcamalara yönelik talebinin reddedilmesi gerektiğine ilişkin iki numaralı bendine uyulmuş; eski hale getirme giderinin davacı tarafından satın alınan ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde gerçekleşen zarar miktarı ile sınırlı olarak hesaplanması gerektiğine ilişkin üç numaralı bendine ise direnilmiştir.

Hükmü temyize davacı vekili ile davalılar vekili getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulundaki görüşme sırasında, işin esasının incelenmesinden önce, bozma öncesi verilen karar ile direnme kararının başlığında davalılardan Yemliha Tüten’in isminin yanında “Mirasçıları” açıklaması yapıldığı ancak mirasçılarının tespiti ve davaya dahil edilmesi konusunda, mahkemece herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmakla, taraf teşkili hususu ön sorun olarak nitelendirilmiş ve öncelikle bu konunun çözümü yoluna gidilmiştir:

Uyuşmazlığın niteliği gereği, öncelikle gerçek kişilerin taraf ehliyeti konusunda açıklama yapılmasında fayda vardır:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 50. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 8 ve 28. maddelerine göre, her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir ve taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak bütünüyle doğduğu anda başlar, ölümle sona erer. Bu nedenle, ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur.

Dava tarihinden önce ölmüş olan kişiye karşı dava açılamaz ve açılmış olan bir dava, o kişinin mirasçılarına tebligat yapılmak suretiyle, mirasçılara karşı sürdürülemeyeceği gibi, dava tarihinden önce ölmüş olan kişi adına da dava açılamaz.

Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur (4721 sayılı TMK m.28/1).

Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğini tespit için, bir ayrım yapmak gerekir (KURU, Baki, Prof. Dr.; ARSLAN, Ramazan, Prof., Dr.; YILMAZ, Ejder, Prof.,Dr.; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22. Baskı, Ankara 2011, s. 221).

Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılarına geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır; bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilmesine imkan yoktur.

Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçılar tarafından) devam edilir. Mirasçıları da ilgilendiren davalar, ölen tarafın mirasçılarına geçen alacakları, hakları ve mallarına (4721 sayılı TMK m. 599) ilişkin davalardır. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardırBu halde, ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler:

Dava devam ederken davacı ölürse, davacının mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip edebilirler.

Ölen taraf davalı ise, davacı, davayı davalının mirasçılarının hepsine karşı birlikte devam ettirebilir; sadece mirasçıların bazılarına tebligat yaptırarak onlara karşı davayı yürütme olanağı yoktur (davalı tarafta mecburi dava arkadaşlığı).

Bir davada, tarafların, taraf ehliyetine sahip olmaları dava şartlarındandır (6100 sayılı HMK m. 114, 1/d).

Bu nedenle, davanın taraflarından birinin taraf ehliyetine sahip olmadığı mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilir ve dava esasa girilmeden (mesmu olmadığından) reddedilir.

Somut olaya gelince:

Eldeki davada, davalılardan Y.. T.. vekili, duruşmada alınan beyanında davanın reddini talep ettikten sonra müvekkilinin öldüğüne ilişkin Yerel Mahkeme’ye herhangi bir bilgi vermediği gibi, dava dosyasının kapsamında da, bu davalının ölmüş olduğuna dair herhangi bir kayıt ya da belgeye rastlanılmamıştır.

Ancak buna rağmen, mahkemenin, bozmaya konu ilk karar başlığında, davalı Y.. T..’in isminin yanına “(Mirasçıları)” ibaresi yazılmış, bunun dışında mirasçılarının kimler olduğu, davaya katılıp katılmadıkları konusunda herhangi bir açıklama yapılmamış; dosyada rastlanılan D.. T.., F.. D.., E.. K.., V.. P.., A.. T.. T.. isimli kişilere ait vekaletnamelerin dosya içinde bulunma nedeni, bu kişiler ölen davalının mirasçıları ise buna ilişkin işlemler tespit edilememiş, direnme kararında da bu uygulamaya devam edilmiştir.

Bu haliyle davalı Y.. T..’in vefat edip etmediği, etmiş ise tarihi ve mirasçılarının kimler olduğu, davada taraf olarak yer alıp almadıkları, dosyada vekaletnameleri bulunan D.. T.., F.. D.., E.. K.., V.. P.., A.. T.. T.. isimli kişilerin bu davalının mirasçısı olup olmadığı, bu kişiler adı geçen davalının mirasçısı ise başkaca mirasçısı bulunup bulunmadığı, dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.

Tüm bu eksikler nedeniyle sağlıklı bir temyiz incelemesi yapılması olanaklı değildir.

Şu durumda mahkemece yapılacak iş; davalılardan Y.. T..’in nüfus kaydının celbi ile ölüp ölmediğinin tespiti; ölmüş ise öncelikle ölüm tarihinin belirlenmesi; veraset ilamının dosya içine alınması, dosyada vekaletnameleri bulunan D.. T.., F.. D.., E.. K.., V.. P.., A.. T.. T.. isimli kişilerin adı geçen davalının mirasçısı olup olmadığının ve başkaca mirasçısı bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulup, varsa ve kendilerini vekille temsil ettirmişlerse vekaletnamelerinin ibrazının sağlanması, vekille temsil edilmeyenler mevcutsa bunlara da direnme kararının ve temyiz dilekçelerinin tebliği ile bu eksiklerin tamamlanmasını takiben dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmesi olmalıdır.

O halde; anılan işlemler yapılıp, eksikler giderildikten sonra temyiz incelemesine gönderilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılıp, eksiklikler tamamlandıktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a yeniden gönderilmesi için, dosyanın Yerel Mahkemeye, GERİ ÇEVRİLMESİNE, 21.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/830, K. 2012/233, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 07.04.2011
  5. Numarası
  6. Temyiz Edenler
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/830
Karar No
2012/233
Tarih
21 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/831 K.2012/5963
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/831 K.2012/8506
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/833 K.2012/4223
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/834 K.2012/8505
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/834 K.2012/127
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/835 K.2012/8464

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.