İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/892 K.2012/196

Hukuk Genel Kurulu 2011/2-892 E. , 2012/196 K.

Esas2011/892Karar2012/196Tarih16 Mart 2012Okuma4 dk · 722 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/892
Karar No
2012/196
Karar tarihi
16 Mart 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

722 kelime·4 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2011/2-892 E. , 2012/196 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 07/06/2011

NUMARASI : 2011/153-2011/433

Taraflar arasındaki "boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bafra 1. Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince davalı-davacı H.. Ç..’nın davasının kabulüne, davacı-davalı A.. Ç..’nın davasının reddine dair verilen 10.09.2009 gün ve 2008/410 Esas, 2009/470 Karar sayılı kararın incelenmesi, davacı-davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 19.01.2011 gün ve 2009/21473 Esas, 2011/528 Karar sayılı ilamı ile;

(…Toplanan delillerden davacı-davalı kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, davalı-davacı kocanın da, eşine hakaret ettiği ve birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını sağlayan olaylarda her iki taraf da kusurludur. Bu nedenle, davacı-davalı kadının davasının da kabulüne karar vermek gerekirken; yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur…)

gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı-Davalı A... Ç.. vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava ve birleşen dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuksal nedenine dayalı boşanma istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece, davacı-davalı A.. Ç...’nın davasının reddine, davalı-davacı H.. Ç..’nın davasının ise kabulüne, tarafların boşanmalarına ve müşterek çocukların velayetlerinin davacı babalarına verilmesine karar verilmiştir.

Davacı-davalı A.. Ç.. vekilince temyiz edilen hüküm, yukarıda başlık bölümünde açıklanan gerekçe ile bozulmuştur.

Yerel mahkemece önceki kararda direnilmiş; ancak, direnmeye ilişkin kısa kararda sadece “direnilmesine” denilmekle yetinilip; tarafların istek sonuçlarından her biri hakkında hüküm kurulmamış; yüklenen borç ve tanınan haklar, gösterilmemiştir.

Hükmü Davacı-Davalı A.. temyiz etmiştir.

Gerekçeli kararda hüküm fıkrası oluşturulmakla birlikte aslolan kısa kararda oluşturulmamış olması öncelikle usuli sorun olarak ele alınıp; tartışılmıştır:

Hemen belirtmelidir ki, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388/1-3. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır.

Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında gösterilmesi gereklidir.

1086 sayılı Kanunun 389. maddesinde de, verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır denilerek yukarıda açıklanan kural tekrar edilmiştir.

Yine aynı kanunun 381/II. maddesine göre, kararın tefhiminin, en az 388 inci maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olacağı açıklanmıştır.

Sayılan maddelerde açıklanan bu biçimler, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksine bir halin, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratacağı, dava içinden davaların doğacağı, hükmün hedefine ulaşmasını engelleyeceği tartışmasızdır. Böyle bir durumun varlığı halinde kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.

Nitekim Hukuk Genel Kurulu'nun 19.06.1991 gün 323/391 sayılı, 10.09.1991 gün 281-415 sayılı, 25.09.1991 gün 355-440 sayılı, 27.01.1999 gün 62-13 sayılı, 21.11.2001 gün 1114-1067 sayılı, 27.02.2002 gün 179-118 sayılı, 24.09.2003 gün 584-501 sayılı, 25.01.2006 gün 29-9 sayılı ve 14.06.2006 gün 478-369 sayılı, 15.06.2011 gün 308-428 sayılı, 07.12.2011 gün 708-737 sayılı kararlarında da bu husus aynen açıklanmıştır.

Ceza Genel Kurulu'nca da CUMK.nın benzer hükümleri taşıyan 261 ve 268 maddelerinin uygulanmasında, bozulan kararın geçerliliğini ve yerine getirilme yeteneğini yitirdiğinden "önceki hükümde direnilmesine" denilmekle yetinilerek ve atıf suretiyle hüküm kurulamayacağı kabul edilmiştir (Ceza Genel Kurulu'nun 02.02.1976 gün 22-25 sayılı kararı).

Somut olayda da, aslolan kısa kararda, hüküm fıkrası, açıklanan kurallara uygun biçimde oluşturulmamış; yalnızca " eski kararda direnilmesine" denilmekle yetinilmiş, böylece hüküm sonucu kısmında, istek sonuçlarından her biri hakkında hüküm verilmemiş, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmemiştir.

Bu itibarla, mahkemece 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388/1-3. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesinin açık hükmü gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmamış, direnme kararının bu usuli nedenle bozulması gerekmiş, bozma sebebine göre davacı-davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı-davalı A.. Ç.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen değişik ve usuli nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre, temyiz edenin işin esasına ilişkin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının iadesine, 16.03.2012 gününde, oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/892, K. 2012/196, 16 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 07/06/2011
  5. Numarası : 2011/153-2011/433
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/892
Karar No
2012/196
Tarih
16 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/894 K.2012/12821
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/894 K.2012/3366
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/895 K.2012/5470
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/895 K.2012/3321
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/896 K.2012/6225
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/900 K.2012/3122

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.