İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1486 K.2013/558

Hukuk Genel Kurulu 2012/10-1486 E. , 2013/558 K.

Esas2012/1486Karar2013/558Tarih17 Nisan 2013Okuma5 dk · 1.021 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/1486
Karar No
2013/558
Karar tarihi
17 Nisan 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.021 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2012/10-1486 E. , 2013/558 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

İstanbul 4. İş Mahkemesi

TARİHİ : 09/05/2012

NUMARASI : 2012/102-2012/377

Taraflar arasındaki “Tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 4. İş Mahkemesi’nce davanın kabulüne dair verilen 15.06.2011 gün ve 2007/229 E., 2011/516 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 22.11.2011 gün ve 2011/15866 E., 2011/15706 K. sayılı ilamıyla;

(...09.12.1998 tarihli giriş bildirgesiyle, İstanbul Han Odabaşıları Esnaf Odası kaydına dayalı olarak 22.3.1985 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık tescili yapılarak, zorunlu sigorta prim ödemeleri ve askerlik borçlanma süreleri üzerinden 01.02.1999 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanan davacının, tescile dayanak alınan oda kaydının geçersiz olduğuna ilişkin müfettiş raporu üzerine iptal edilen aylığının devamına karar verilmesi istemli davasının yargılaması sonucunda, davacının anılan dönemde yük taşıma işi yaptığını belirten tanık anlatımları, ikametgah belgesi ve İstanbul Belediye’sinin yazısına dayanılarak kabul kararı verilmiştir.

Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 24. maddesidir. Buna göre bağımsız çalışmanın sigortalılık hakkı bahşedebilmesi için maddede sayılı şartların gerçekleşmesi, bir başka anlatımla hukuka uygun gelir vergisi mükellefiyeti, sicil kaydı veya oda kaydının varlığı gereklidir.

Davacının uyuşmazlık konusu dönemde vergi kaydının bulunmadığı dosya içerisindeki belgelere göre çekişmesiz olup, oda kaydının ise müfettiş raporundaki tespit çerçevesinde gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Mahkemece, ceza davasının sonucu araştırılarak, müfettiş incelemesine ilişkin rapor ve eki belgelerin tüm içeriğiyle gözetilmesi, tarafların gösterdiği delillerin toplanması, kayıtları tutan kuruluşun dayanak belgeleri ile özellikle aidat ödemelerine ilişkin makbuzların celbiyle, gerek duyulduğunda kayıt geçersizliği iddiasını açıklığa kavuşturmak amacıyla bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle, davacının zorunlu sigortalılık süresi yönünden bir sonuca varılması;

zorunlu sigortalılığın geçersizliği sonucuna varılması halinde ise, prim ödemelerinin, ödeme tarihinden sonraki dönem için 1479 sayılı Yasanın 79. maddesi çerçevesinde isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilebileceği yönleri üzerinde durulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve aylıkların faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurumdan yaşlılık aylığı almak için 11/01/1999 tarihinde müracaat ettiğini, davalı kurum tarafından 01/02/1999 tarihinde başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verildiğini, davalı kurum tarafından, müfettiş raporuna istinaden han odabaşıcılarının kaydı geçersiz olması nedeniyle yaşlılık aylığının iptal edildiğini, yapılan işlemin doğru olmadığını beyanla davalarının kabulü ile iptal edilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, davanın haksız ve yersiz olduğunu, yetkili mahkemenin Malatya İş Mahkemesi olduğunu, han oda kaydının geçersiz olduğunu, husumetin han odabaşıcılara yöneltilmesi gerektiğini, kurum işleminde hata bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece;davacının, geçimini hamallık yaparak temin ettiğinin tanık anlatımları ile sabit olduğu, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi gerektiği, çalışmanın eylemli ve gerçek olduğu hususunun oda kayıtları ile de doğrulandığı, noterlik tasdikini taşımayan üye kayıt defterlerinin ihdas edildiği düşüncesiyle varsayıma dayalı müfettiş raporu uyarınca gerçekleştirilen Kurum işleminin hatalı olduğu gerekçeleri ile verilen; “davanın kabulüne” dair hüküm, davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçelerle bozulmuş, Mahkemece önceki karar gerekçelerine ilaveten;

“toplanan tüm deliller ile davacının zorunlu Bağkur sigortalısı sayılmasını gerektirecek şekilde kendi nam ve hesabına çalıştığı iddiasının ispatlandığı kanaatine varıldığı, toplanabilecek başkaca bir delil kalmadığı,” gerekçeleri ile direnme kararı verilmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu’nun önüne gelen uyuşmazlık, davacının 1479 sayılı Kanuna tabi Bağ-Kur zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti için yapılan araştırmanın yeterli olup olmadığı, noktasında toplanmaktadır.

Davanın yasal dayanağı olan ve 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24 ve 25 inci maddelerinde kendi adına ve hesabına çalışanlar olarak nitelendirilen bağımsız çalışanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yazılı olan gerçek kişiler, meslek kuruluşuna yazılarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren zorunlu sigortalı sayılmış iken, anılan maddelerde 2229 sayılı Kanun ile yapılan ve 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik ile meslek kuruluş kaydı zorunluluğu kaldırılarak, kendi adına ve hesabına çalışma olgusu sigortalılık niteliğini kazanmak için yeterli kabul edilmiştir.

Daha sonra, Kanunun 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanunla değişik 24 üncü maddesinin (1) numaralı bendinin (a) ve (h) fıkralarında, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların zorunlu sigortalı kabul edilebilmesi için, esnaf ve sanatkârlar gibi ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar yönünden vergi kaydı, gelir vergisinden muaf olanlar yönünden kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı bulunma koşulu getirilmiş;

anılan madde 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanunla bir kez daha değiştirilip kapsam genişletilerek, gerçek veya götürü usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar (vergi kaydı bulunanlar) veya esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı bulunanlar ya da kanunla kurulu meslek kuruluşunda usulüne uygun kaydı olanlar zorunlu sigortalı olarak kabul edilmiş, anılan düzenleme 4956 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar geçerliliğini korumuştur.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte olan 1479 sayılı Kanunun 24 üncü ve 25 inci maddelerine göre davacının, Bağ-Kur sigortalısı olabilmesi için, gerçek veya götürü usulde gelir vergisi yükümlüsü olması, veya esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı bulunması ya da kanunla kurulu meslek kuruluşunda usulüne uygun kaydı olması gerekmektedir.

Davacının, uyuşmazlık konusu dönem olan 1985-1998 yılları arasında vergi kaydı ya da esnaf sicil kaydı bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir. Kanunla kurulu meslek kuruluşunda usulüne uygun kaydı bulunup bulunmadığına gelince; hamal olarak çalışmakta olan davacının Han Odabaşıları Odasına üyelik için gerekli olan nitelikleri taşıyıp taşımadığı konusunun araştırılması gerekmektedir.

Bu nedenle mahkemece davacının İstanbul Umum Han Odabaşıları Odasına kaydının usulüne uygun olup olmadığı yöntemince araştırılmadan karar verilmesi doğru değildir.

Açıklanan tüm bu maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. O halde Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8/son maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17.04.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/1486, K. 2013/558, 17 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 09/05/2012
  5. Numarası : 2012/102-2012/377
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/1486
Karar No
2013/558
Tarih
17 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1488 K.2013/12809
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1490 K.2013/12810
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1493 K.2013/12805
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1494 K.2013/11485
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1494 K.2013/584
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1496 K.2013/9648

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.