İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1512 K.2013/704

Hukuk Genel Kurulu 2012/6-1512 E. , 2013/704 K.

Esas2012/1512Karar2013/704Tarih15 Mayıs 2013Okuma5 dk · 1.013 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/1512
Karar No
2013/704
Karar tarihi
15 Mayıs 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.013 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2012/6-1512 E. , 2013/704 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Uşak 1.Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 21/02/2012

NUMARASI

2011/647 E-2012/145 K.

Taraflar arasındaki “ortaklığın giderilmesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Uşak 1.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 06.05.2010 gün ve 2007/2171 E.-2010/498 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesi’nin 28.04.2011 gün ve 2011/1457 E-5528 K. sayılı ilamı ile;

(...Uyuşmazlık beş adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu beş adet taşınmazın ortaklığının giderilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar ise aynen taksim talebinde bulunmuşlardır. Mahkemece taşınmazlarla ilgili olarak taraflar arasında taksim sözleşmesi yapılmış olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

Taşınmazın elbirliği mülkiyetine konu olması halinde ortaklığın giderilmesi geçerli bir paylaşma (taksim) sözleşmesine dayanılarak isteniyorsa bu şekilde açılmış davanın reddine karar verilmelidir. Zira bu gibi durumlarda taksim sözleşmesine göre tescil davası açılması gerekir. Taksim (paylaşma) sözleşmesinin geçerliliği bütün mirasçıların katılmış olmasına ve yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.

Olayımıza gelince; mahkemece her ne kadar taraflarca paylaşım sözleşmesi yapıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyaya ibraz edilen 14.07.2008 tarihli sözleşmeye ortakların tümünün katılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda geçerli bir miras taksim sözleşmesinden söz edilemeyeceğinden mahkemece işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken olayda uygulanma yeri olmayan Dairemizin 12.10.1999 tarih 1999/7796–7931 sayılı ilamına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, beş adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacı, .... .... 355, 351, 644, 653 ve 356 parsel nolu taşınmazların davacı ve davalıların ortak murisi, İbrahim Yılmaz ve anneleri Fatma Yılmaz'dan intikal ettiğini, taşınmazların aynen taksimi mümkün olmadığı taktirde satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar B.Y., M.Y., H. Y. ve E. Y. taşınmazların aynen taksimi suretiyle, E. Y.ise satış suretiyle ortaklığın giderilmesini istemişlerdir.

Davalılar E.S.G., K. Y., M.K. Y., N.Y., B., F. Ö. ve A.Y.duruşmalara katılmamış, savunmada bulunmamışlar.

Mahkemece, dava konusu taşınmazları tarafların fiilen taksim ettiği gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar; Özel Dairece metni yukarıda başlık bölümünde aynen alınan gerekçeler ile bozulmuş, mahkemece, önceki gerekçeler genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararını davacı vekili temyize getirmektedir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava konusu taşınmazlar hakkında mirasçılar arasında geçerli bir taksim sözleşmesinin bulunup bulunmadığı; buradan varılacak sonuca göre davanın kabul edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

İşin esasına geçilmeden önce davacı vekilinin direnme kararını süresinde temyiz edip etmediği hususu önsorun olarak tartışılmıştır.

Önsorunu oluşturan olgu şöyledir.

Davacı yargılamada Avukat .....tarafından temsil edilmiş, mahkemece, 14.05.2009 tarihli duruşmada 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nun 70/2.maddesi gereğince davacı avukatının duruşmadan çıkartılmasına ve daha sonraki duruşmalara kabul edilmemesine, davacının yargılamayı bizzat ya da başka bir vekil aracılığı ile takip etmesine karar verilmiş, bundan sonraki duruşmalara davacı asil bizzat katılmış ancak direnme kararının verildiği 21.02.2012 tarihli duruşmada yine davacı vekili duruşmaya katılmış ve gerekçeli direnme kararında da aynı avukat davacının vekili olarak gösterilmiştir.

Direnme kararı, davacı asilin adresine tebliğe çıkartılmış “muhatabın hastanede olması nedeniyle aynı çatı altında görünüşe göre 18 yaşını bitirmiş kızı Kübra Öz”e 05.03.2012 tarihinde tebliğ edildi” şerhi ile tebliğ edilmiş; davacı vekili hükmü direnme kararının 09.03.2012 tarihinde tebliğ edildiğini beyan ederek 16.03.2012 tarihinde temyiz etmiştir.

Her ne kadar, mahkemece HUMK.nun 70/2.maddesi gereğince davacı vekilinin duruşmalara katılmamasına karar verilmiş ise de, davacının vekilini vekillikten azletmediği, dolayısı ile vekilin vekillik görevinin devam ettiği, direnme kararının da vekile tebliğ edilmesi gerektiği, bu durumda davacı vekilinin direnme kararını temyizinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, davacı vekiline TK.nun 11.maddesi uyarınca tebligat yapılmadığı, temyizinde süresinde olduğu oybirliği ile kabul edilerek, önsorun bu şekilde aşılmıştır.

İşin esasına yönelik incelemeye gelince;

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun “Paylaşma Sözleşmesi” başlıklı 676.maddesinde; “Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar.

Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler.

Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.” denilmiştir.

Maddeden açıkça anlaşılacağı üzere “Paylaşma Sözleşmesi” yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli kabul edilemeyecektir.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi (TKM)’nin 611.maddesinde de “Taksim Sözleşmesi”nin yazılı yapılması gerektiği hususuna vurgu yapılmıştır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; dava konusu taşınmazların davacı ve davalıların ortak murisleri İbrahim ve Fatma Yılmaz adlarına kayıtlı olduğu dosyada bulunan tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır.

Taraflarca dosyaya 14.07.2008 tarihli “Sözleşme” başlıklı adi yazılı bir belge sunulmuş ve dava konusu taşınmazların bu sözleşme gereğince mirasçılar arasında fiilen taksim edildiği ve taksime göre herkesin kendisine ait yeri kullandığı ileri sürülmüştür. Mahkemece de, davacı ve davalılardan bir kısmının beyanlarına değer verilerek taşınmazların mirasçılar arasında fiilen taksim edildiği gerekçesi ile ret kararı verilmiştir.

Geçerli bir miras taksim sözleşmesinden bahsedebilmek için, taşınmazın tüm paydaşlarının katılımı ile yazılı bir belgenin düzenlenmesi gerekmektedir. 10.12.1952 gün ve 1950/2 E., 1952/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da aynı yöne işaret edilmiştir. Bu şekilde hazırlanmış geçerli bir miras taksim sözleşmesinin bulunması durumunda paydaşlar bu belgeye dayanarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunabileceklerinden ortaklığın giderilmesi davası açmalarında hukuki yararları olmayacaktır.

Eldeki davadaki taksim sözleşmesinin incelenmesinde; sözleşmenin tüm mirasçıların katılımı ile düzenlenmediği ve tamamı tarafından imzalanmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Esasen bu husus yerel mahkeme ile özel daire arasında uyuşmazlık konusu da değildir.

Bu durumda, yukarıda bahsedilen ilkelere göre, geçerli bir miras taksim sözleşmesinden söz edilemeyeceğinden mahkemece işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taşınmazların fiilen taksim edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Açıklanan nedenle; aynı yöne işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, yazılı gerekçe ile önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararının bozulması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, aynı Kanun'un 440.maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 15.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/1512, K. 2013/704, 15 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 21/02/2012
  5. Numarası
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/1512
Karar No
2013/704
Tarih
15 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/1514 K.2013/15002
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1514 K.2013/772
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/1515 K.2013/13986
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1517 K.2013/781
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/1518 K.2013/15637
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/1524 K.2013/15627

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.