İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1567 K.2013/579

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 3

Esas2012/1567Karar2013/579Tarih24 Nisan 2013Okuma7 dk · 1.356 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2012/1567 E., 2013/579 K.·Tapu Siciline Güven İlkesi İpoteğin Terkini Aile Konutu Şerhi Aile Konutu Şerhi Bulunmayan Tek Taşınmaz Üzerine İpotek Verilmesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Nisan 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.356 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 3

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 6

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 169

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 193

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 194

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 1023

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki "ipoteğin terkini ve aile konutu şerhi verilmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Erzurum Aile Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 06.04.2010 gün ve 2009/805 E.-2010/247 K. sayılı kararın incelenmesi davalı B..Makine San. Tic. A.Ş. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesi'nin 17.05.2011 gün ve 2011/7714 E.- 2011/8523 K. sayılı ilamı ile,

(...Davacı davasını ispat etmekle yükümlüdür. (TMK.md.6) Davacı verilen süre içerisinde konutun aile konutu olduğunu ve ipotek alacaklısı şirketin kötü niyetli olduğunu (TMK.md.3) kanıtlayamamıştır. Mahkemece kanıtlanmayan ipoteğin kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, aile konutu hukuksal nedenine dayalı ipoteğin terkini ve aile konutu şerhi verilmesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili; davalı Y.. C..'ın müvekkilinin eşi olduğunu, 5451 ada 1 parselde kayıtlı 2. kat 6 nolu bağımsız bölümün aile konutu olduğunu, davalı Y.. C.. tarafından müvekkilinin rızası dışında dava konusu taşınmazda davalı Baymak A.Ş. lehine ipotek tesis edildiğini, dava konusu taşınmazdan başka, müvekkili ve eşinin mesken veya gayrimenkulünün bulunmadığını, davalı B.. A.Ş. tarafından Kadıköy 3.İcra Müdürlüğü'nün 2007/11705 E. sayılı dosya ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını belirterek, taşınmaz üzerindeki ipoteğin terkin ile taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı B.. Makine San. Tic. A.Ş. vekili, müvekkili lehine tesis edilen ipotekten davacının haberdar olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, ipotek tesis tarihi esnasında konutun aile konutu olduğunun ispatlanması gerektiğini, ipotek tesisi sırasında tapuda aile konutu şerhi mevcut olmadığından tapu kaydına güven ilkesi gereği müvekkilinin iyi niyetinin korunması gerektiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunu araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının müvekkili şirketin alacağını tahsil etmesini engellemek amacıyla eldeki davayı açtığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Y.. C.., davacı eşinden habersiz sekiz yıldır ve halen oturdukları konutu davalı B..A.Ş.’ye ipotek ettirdiğini, davacı eşinin ipotekten davalı B..A.Ş.'nin borcun ödenmesi için gönderdiği ihtar ile haberdar olduğunu, dava konusu taşınmaz dışında başka konutlarının bulunmadığını beyan etmiştir.

Mahkemece, “davanın kabulüne” dair verilen ilk karar; Özel Daire’ce “ipoteğin kaldırılmasına ilişkin isteklerin nispi harca tabi olduğu, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağına” işaretle bozulmuş; Yerel Mahkemece bozma kararına uyularak, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı B.. Makine San. Tic. A.Ş. vekilinin temyizi üzerine bu karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkeme önceki kararında direnmiştir.

Direnme hükmünü davalı B... Makine San. Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’ndaki görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesine geçilmeden önce mahkemece ilk kararın gerekçesinde yer verilmediği halde, direnme kararında davalı şirketin TTK. m.20/2 gereğince basiretli bir tacir gibi davranmadığı gerekçesine yer verilmiş olmasının usulüne uygun bir direnme kararı mı, yoksa yeni hüküm niteliğinde mi olduğu hususu ön sorun olarak tartışılmış ve yapılan görüşmeler sonunda, Yerel Mahkemece gerekçeyi güçlendirmek amacıyla bu hususa yer verildiği, bu nedenle direnme hükmünün yeni hüküm niteliğinde olmadığı oybirliğiyle kabul edilerek ön sorun aşılmış ve işin esasının incelenmesine geçilmiştir.

İşin esasına gelince;

Yerel mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık; ipotek alacaklısı davalı şirketin kötü niyetli olduğunun ispatlanıp ispatlanamadığı noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun aile konutu ile ilgili 194.maddesi ile tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımının korunmasına ilişkin 1023.maddesi hükmünün birlikte değerlendirilmesinde yarar vardır.

Türk Medeni Kanunu’nun “Aile konutu” başlığı altında düzenlenen 194.maddesi; “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.

Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir.

Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir.

Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur”

hükmünü içermektedir.

Anılan maddenin gerekçesinde ise "Bu madde ile İsviçre Medenî Kanunu'nun 169'uncu maddesine uygun olarak eşlerin hukukî işlemlerinde 193'üncü maddeyle kabul edilen genel kuralın bir istisnasına yer verilmiştir. Madde eşlerin aile konutlarıyla ilgili hukukî işlemlerde eşlerin serbestliği ilkesine istisna getirmiş ve böylece aile konutu ile ilgili bazı hukukî işlemlerin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kabul edilmiştir.

Aile konutu eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği, acı ve tatlı günleri içinde yaşadığı, anılarla dolu bir alandır. Bu nedenle bu denli önemli bir malvarlığıyla ilgili olarak eşlerin tek başlarına hukukî işlemleri yapması diğer eşin önemli yararlarını etkileyebilir.

Bunun sonucu olarak madde, konutla ilgili kira sözleşmesinin feshini, bu konutun başkalarına devrini ya da konut üzerindeki hakları ve buna benzer diğer hukukî işlemlerle tamamen ya da kısmen sınırlanmasını diğer eşin rızasına bağlamıştır. Maddede, aile konutunu eşlerden birinin kiralaması hâlinde, diğer eşin bir bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelmesi öngörülmektedir.

Bu konu İsviçre Medenî Kanununda 7 Temmuz 1998 tarihli Kanunla yapılan değişiklikle "boşanmanın sonuçları" ile ilgili 121'inci maddede üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Ancak bizde evliğinin devamı sırasında da kira sözleşmesine taraf olmayan eşin mağdur olması gündeme gelebilmektedir. Bu nedenle söz konusu hüküm evlenmenin hükümleri kısmında ele alınmıştır.

Diğer eşin kanunun kendisine tanımış olduğu rıza verme yetkisini haklı sebep olmaksızın eşinden esirgemesi, bu yolla hakkını kötüye kullanması mümkündür. Bunun önlenmesi için de maddenin ikinci fıkrasında böyle bir rızaya muhtaç olan eşe hâkime başvurma yetkisi tanınmıştır" ifadelerine yer verilmiştir.

Madde gerekçesinde de ifade edildiği üzere, aile konutu eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği, acı ve tatlı günleri içinde yaşadığı, anılarla dolu bir alandır.

Bu kadar önemli olduğu açık olan bir malvarlığıyla ilgili olarak, eşlerin tek başlarına hukukî işlem yapması diğer eşin önemli yararlarını zedeler. Bu nedenledir ki, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 194. maddesi hükmü ile bu konutun başkalarına devri diğer eşin rızasına bağlanmıştır. Başka bir anlatımla, aile konutu olarak özgülenen taşınmazın mülkiyetinin devri diğer eşin rızasına bağlı bir hukuki işlem olarak kabul edilmiştir.(Öztan,B.; Aile Hukuku, Ankara 2004, s.207; Kılıçoğlu, Ahmet.; Türk Medenî Kanunu'nda Diğer Eşin Rızasına Bağlı Hukuksal İşlemler ve Yasal Alım Hakkı, Ankara-2002, s. 18)

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 194.maddesi III.Fıkrası hükmü ile rıza alınmadan yapılacak işlemleri önleyebilmek amacıyla, tapu kütüğüne şerh verilmesi olanağı getirilmiştir. Ancak hemen belirmek gerekir ki anılan madde ile tapuya güven ilkesine bir istisna getirilmiş değildir (Kılıçoğlu; age, s. 20).

Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu'nun 04.10.2006 gün ve 2006/2-591 E., 2006/624 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir

Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş tarafından, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmemesi halinde, işlem tarafı iyiniyetli üçüncü kişinin ayni hak kazanımı 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 1023.maddesi hükmü ile korunmuştur.

Bilindiği üzere, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 1023.maddesi, tapuya güven ilkesini öngörmektedir. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 194.maddesi III.fıkrası ise, tapuya güven ilkesinin aynen sürdürülmekte olduğunun bir ifadesidir(Kılıçoğlu; age, s. 20).

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosya içerisindeki belgelerden, taşınmaz üzerine, 29.06.2004 tarihinde B..Makine San. Tic. A.Ş. lehine 50.000.000.000 TL bedelli 1.derece ipotek tesis edildiği, bu sırada taşınmazın kaydında aile konutu şerhi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacı tarafından davalı B.. Makine San. Tic. A.Ş.'nin kötü niyetli olduğu da ispatlanmış değildir.

Şu hale göre, tapuya güven ilkesini esas alan Türk Medeni Kanunu'nun 1023.maddesi koşulları işlem tarafı olan davalı B.. Makine San. Tic. A.Ş. lehine gerçekleşmiştir.

Hal böyle olunca; Yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Direnme kararı bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı B.. Makine San. Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı Kanunun 440.maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.04.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/1567, K. 2013/579, 24 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/1567
Karar No
2013/579
Tarih
24 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1568 K.2013/141
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/1570 K.2013/7485
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1570 K.2013/521
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1571 K.2013/9389
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/1571 K.2013/11185
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1571 K.2013/586

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.