KÜNYE
- Mercii
- Yargıtay
- Daire
- Hukuk Genel Kurulu
- Esas No
- 2012/294
- Karar No
- 2012/578
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Hukuk Genel Kurulu 2012/11-294 E. , 2012/578 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ
Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/10/2011
NUMARASI : 2011/336-2011/576
Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Silivri 2.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 28.5.2009 gün ve 2008/249 E. 2009/248 K.sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.9.2010 gün ve 2009/11880 E. 2010/8964 K. sayılı ilamıyla bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN
Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
HMK.nun 294. maddesinin 3 fıkrasında ise “Hükmün tefhimi herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca, bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini yitirdiğinden ona atıf suretiyle hüküm tesisinin yukarıda açıklanan kurallara uygun düşmeyeceği de aşikardır.
Nitekim, Yargıtay'ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 19.6.1991 gün 323/391 sayılı;10.9.1991 gün 281-415 sayılı; 25.9.1991 gün 355-440 sayılı; 05.12.2007 gün ve 2007/3-981/936 sayılı; 23.01.2008 gün ve 2008/14-29/4 sayılı; 05.10.2011 gün 2011/20-607,604 kararları).
Somut olayda da aslolan kısa kararda, hüküm fıkrası açıklanan yönteme uygun biçimde oluşturulmamış; yalnızca "önceki kararda direnilmesine ve davanın kısmen kabul kısmen reddine" denilmekle yetinilmiş; kabul ve reddedilen miktarlar hüküm fıkrasında gösterilmemiştir.
Bu durumda, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde usulün öngördüğü anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmadığı gibi, direnme kararlarını denetleyen Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte teknik anlamda bir direnme hükmü de bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır.
O itibarla mahkemece HMK.nun 297. maddesinin açık hükmü gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/294, K. 2012/578, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama