KÜNYE
- Mercii
- Yargıtay
- Daire
- Hukuk Genel Kurulu
- Esas No
- 2012/396
- Karar No
- 2012/582
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Hukuk Genel Kurulu 2012/3-396 E. , 2012/582 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ
Uşak 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/11/2010
NUMARASI : 2010/761-2010/1121
Taraflar arasındaki “manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Uşak 1. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 15.10.2009 gün ve 2006/417 E., 2009/887 K. sayılı kararın incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 19.04.2010 gün ve 5264-6826 sayılı ilamı ile,
(...Asıl ve karşı dava, haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. Olaya ilişkin ceza dosyası içeriğinden tarafların karşılıklı olarak birbirlerini yaralamaları nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmaktadır. Ceza mahkemesi kararıyla davacının davalıyı yaraladığı kesin hükme bağlandığına göre bu haksız eylem nedeniyle davalının açtığı karşı davadaki isteminin kabulü gerekmektedir. Mahkemece davalı yararına maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken karşı davanın reddedilmesi bozma nedenidir.
Öte yandan olay tarihi, yaralanma derecesi, tarafların kardeş olması, ekonomik olgular ve olayın özelliği gözetildiğinde asıl davada davacı yararına takdir olunan 2000 lira manevi tazminat miktarı fazladır. Mahkemece daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere asıl davaya ilişkin kararın bozulması gerekmiştir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN
Davalı -karşı davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle; Borçlar Kanunu’nun 53.maddesinin zıt anlamından; ceza mahkemelerinden verilen mahkumiyet kararlarındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi vakıa konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı anlamı çıkmaktadır.
Yargıtay’ın yerleşik Yargıtay İçtihatları da bu doğrultuda olup; öğreti de bu ilkeyi benimsemiştir. Aynı olayla ilgili olarak taraflar arasında görülen Uşak 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.03.2007 gün ve 2006/388 E., 2007/124 K. sayılı dosyasında; Sanık olan davacı-karşı davalı N.. K.. ile davalı-karşı davacı O.. K..’un karşılıklı kasten yaralama suçundan 100,00 er YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Ceza mahkemesinin anılan kararı ile davacı-karşı davalı N.. K..’un, davalı-karşı davacı O.. K..’a yönelik karşılıklı kasten yaralama suçunu işlediği saptandığından artık sabit olan bu maddi olgu hukuk mahkemesinde tartışma konusu yapılamaz. Öte yandan Özel Dairenin manevi tazminat miktarına ilişkin bozmasının da tarafların kardeş olmaları, olayın özelliği ve ekonomik olgular gözetildiğinde yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan direnme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/396, K. 2012/582, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama