İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/505 K.2012/697

Hukuk Genel Kurulu 2012/1-505 E. , 2012/697 K.

Esas2012/505Karar2012/697Tarih10 Ekim 2012Okuma4 dk · 802 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/505
Karar No
2012/697
Karar tarihi
10 Ekim 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

802 kelime·4 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2012/1-505 E. , 2012/697 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 20/09/2011

NUMARASI : 2011/214-2011/301

Taraflar arasındaki “El atmanın önlenmesi,yıkım,ecrimisil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya Asliye 8.Hukuk Mahkemesi’nce asıl davanın reddine; birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.04.2010 gün ve 299 Esas, 121 Karar sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 23.11.2010 gün ve 11087 Esas, 12104 Karar sayılı ilamı ile;

(...Dava ve birleşen dava imar parseline elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve yıkım isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, asıl davanın husumet yönünden reddine birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; imar öncesi kadastral parselde davalı tarafın miras bırakanının paydaş olduğu sırada kadastro parseli üzerine sera yaptığı ve yapılan seranın imar uygulaması sonucunda davacının parseline taşkın duruma geldiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca "......hisseli bir veya bir kaç parsel üzerinde kalan yapıların bedellerinin ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şuyuu giderilmedikçe bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur" ancak sözü edilen hükmün uygulanabilmesi için yıkımı istenen muhtesatın yapı niteliğinde bulunması zorunludur. Aynı yasanın 5. Maddesinde yapı; "Karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir" şeklinde belirtilmiştir.

Somut olayda; yıkımı istenilen sera bölümünün anılan yasada tanımı yapılan yapı niteliğinde bulunmadığı açıktır. Seralar yasa hükmü karşısında yapı sayılmayıp sabit olmayan ve sökülüp götürülebilen Türk Medeni Kanununun 728.maddesi kapsamındaki muhtesattandır.

Hal böyle olunca, mutlak surette el atmanın önlenmesi ile yıkıma ve satın alma tarihinden sonraki dönem için belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken taşkın sera bedelinin davalıya ödenmesi ve ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi doğru değildir.

Davacının, bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir... )

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, imar parseline el atmanın önlenmesi,yıkım ve ecrimisil isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, maliki olduğu 15 parsel sayılı taşınmaza, davalının sera yapmak suretiyle tecavüz ettiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi,muhdesatın kal'i ve ecrimisil istemiştir.

Mahkemece, asıl davanın husumetten reddine; birleşen dava yönünden ise, sera bedeli yatırılmak suretiyle el atmanın önlenmesi ve yıkım isteminin kabulüne, ecrimisil isteminin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde metni yer alan gerekçelerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.

Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaza tecavüzlü bulunan cam seranın 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18/9. maddesi kapsamında yapı niteliğinde bulunup bulunmadığı; buna göre el atmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilebilmesi için yapı bedelinin, yapı malikine ödenmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Bilindiği üzere; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18.maddesi uyarınca imar uygulaması sonucunda hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur. Başka bir deyişle, kadastral parselde bulunan bir yapı, imar uygulaması sonucu bir başkasına ait parselde kalmış ise, yapı bedeli sahibine ödenmedikçe ya da madde metninde öngörülen diğer hususlar yerine getirilmediği sürece yıkılamaz, yapı malikinin kullanımı devam eder.

Öte yandan yapıdan ne anlaşılması gerektiği hususu da 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5.maddesinde tanımlar kısmında düzenlenmiştir. 5.maddede yapılan tanımlamaya göre; yapı, karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir.

Somut olayda; davalıların babası M.Ö.'ın maliki olduğu 1349 nolu kadastral parsele birleşen davanın davalısı F.Ö. tarafından cam sera yapıldığı imar uygulaması sonucu seranın bir kısmının davacıya ait 15 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı sabittir.

Davalıya ait sera imar uygulaması sonucu tecavüzlü hale geldiğine göre, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.maddesinde düzenlenen yapı olarak kabulü halinde sera bedeli ödenmeden davanın kabulü olanaklı değildir. Öyle ise, çekişmeye konu cam seranın 5.maddede tanımlanan yapı kavramı içerisine girip giremeyeceği irdelenmelidir.

Yasanın 5.maddesindeki tanımdan muvakkat yapıların, müteharrik( bir yerden bir yere hareket edebilen,hareketli) tesislerin yapı kavramı içerisine alındığı,binanın ise maddede ayrıca tanımlandığı anlaşılmaktadır.

Bilirkişi raporuna göre, çekişmeye konu sera, basit tarzda yapılmış bir sera olmayıp, beşik çatılı,bireysel direkli,çevre betonu yapılmış, 25 yıl ekonomik ömrü olacağı belirtilen cam sera olup, İmar Kanunu’nun 5.maddesinde tanımı yapılan muvakkat yapı kavramı içerisinde değerlendirilmesi gerekli olduğundan, 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesindeki şartlar gerçekleşmeden el atmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilemez.

Yerel Mahkemenin direnme kararı yukarıda açıklanan gerekçe ile yerindedir.

Ne var ki, işin esasına yönelik diğer temyiz itirazları Özel Dairece incelenmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan gerekçelerle direnme kararı yerinde olup; davacı vekilinin işin esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için, dosyanın 1.HUKUK DAİRESİ’NE GÖNDERİLMESİNE, 1086 sayılı HUMK’nun 440/1.maddesi uyarınca hükmün tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 10.10.2012 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/505, K. 2012/697, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 20/09/2011
  5. Numarası : 2011/214-2011/301
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/505
Karar No
2012/697
Tarih
10 Ekim 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/506 K.2012/9033
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/506 K.2012/6263
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/507 K.2012/6606
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/507 K.2012/722
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/508 K.2012/7332
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/508 K.2012/22680

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.