İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/588 K.2013/225

Hukuk Genel Kurulu 2012/4-588 E. , 2013/225 K.

Esas2012/588Karar2013/225Tarih13 Şubat 2013Okuma6 dk · 1.184 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/588
Karar No
2013/225
Karar tarihi
13 Şubat 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.184 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2012/4-588 E. , 2013/225 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece)

TARİHİ : 27/03/2012

NUMARASI : 2011/19-2012/17

Taraflar arsındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince; “DAVA: Dava dilekçesinde, davalının ceza yargılaması sırasında müdahale, yönlendirme ve ağır hakaretlerde bulunduğu; kullanılan sözlerin tutanaklara geçirilmesi istemlerinin reddedildiği belirtilerek, 1,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi talep ve dava olunmuştur.

CEVAP

Cevap dilekçesinde, iddiaların gerçek olmadığı savunulmuştur.

GEREKÇE

Dava, hakimin hukuki sorumluluğuna dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.

Yargılama aşamasında, "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair" 6110 sayılı Yasa kabul edilmiş ve 14.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. 6110 sayılı Yasa'nın 12. maddesi ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'na 93/A maddesi eklenmiştir. Maddedeki düzenlemeye göre:

Hakim ve savcıların bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar nedeniyle:

a)Ancak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir.

b)Kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk sebeplerine dayanılarak da olsa hakim veya savcı aleyhine tazminat davası açılamaz.

Devlet aleyhine açılacak tazminat davası ancak dava konusu işlem, faaliyet veya kararın dayanağı olan;

a)Soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın veya kamu davası açılmış ise kovuşturma sonucunda verilen hükmün,

b)Dava sonunda verilen hükmün, kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl

içinde açılabilir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın veya hükmün kesinleşmesinden önce, hakim veya savcının söz konusu işlem, faaliyet veya kararıyla ilgili olarak görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanmaktan mahkumiyeti halinde ise tazminat davası bu hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde açılabilir.

Yine, 6110 sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile HUMK'nun 573 maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi değiştirilmiş ve "Hakimlerin yargılama faaliyetlerinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir." biçiminde düzenleme yapılmıştır.

Aynı şekilde, yargılama aşamasında ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 46. ve 48. maddelerinde de; sorumluluk davasının Devlet aleyhine açılabileceği ve ilgili hakime re'sen ihbar edileceği düzenlenmiştir.

6110 sayılı Yasa'nın Geçici 2. maddesinin 2. bendinde; söz konusu değişikliklerin görülmekte olan davalar, kesinleşmemiş hükümler; miktar veya değeri itibariyle temyiz veya karar düzeltme yoluna gidilemediği için kesinleşen hükümler bakımından da uygulanacağı ve davaya Devlet aleyhine devam olunacağı belirtilmiş; Yasa'nın Geçici 2. maddesinin 4. bendinde ise; Görevli mahkemede Devlet aleyhine devam olunacak davada, temyiz ve karar düzeltme incelemesinde ilk olarak Hakimler ve Savcılar Kanununun 93/A maddesinde öngörülen dava şartlarının mevcut olup olmadığına bakılacağı, düzenleme altına alınmıştır.

Açıklanan bu nedenlerle, dava dilekçesi 6110 sayılı Yasa uyarınca Hazine'ye tebliğ edilmiştir.

Hazine vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde; yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ve davanın reddedilmesi gerektiği savunuluştur.

Dava konusu, yargılama aşamasındaki eylem ve işlemlere ilişkindir. Ankara l. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2008/481 esas sayılı dava dosyasının. Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/99 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği ve halen derdest bulunduğu anlaşılmaktadır. Asıl ceza davasının yargılaması devam etmekte olup.

6110 sayılı Yasa ile değişik 2802 sayılı Yasa'nın 93/A maddesi uyarınca; ancak, asıl dava sonucunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tazminat davası açılabilir. Şu durumda, davacının istemi dinlenilebilir bulunmamaktadır. Diğer yandan, bu durum dava açıldıktan sonra yapılan Yasa değişikliğinden kaynaklanmış olup; dava açmasında, davacı kusurlu sayılamaz.

Şu halde, kesin hüküm oluşturmaması bakımından dava dilekçesinin reddine karar verilmeli; aynı gerekçelerle, yargılama giderleri ile davacı sorumlu tutulmamalıdır.

Dava, ön koşul eksikliğinden reddedildiğinden; tarafların delilleri konusunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış olup, aşağıdaki şekilde karar verilmek gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Dava dilekçesinin REDDİNE, 2-Davanın reddi nedeniyle alınması gereken 21,15-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 17,15-TL'den mahsubu ile bakiye 4,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına,” Dair oybirliği ile verilen 27.03.2012 gün ve 2011/19-17 sayılı kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın süresinde temyiz edildiğinin anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kağıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü:

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Davacı F. D. Ş.dava dilekçesinde, ihbar edilen hakim H. K.’in, 2008/481 numaralı dosyaya ait 12.06.2009 tarihli celsede savunmasını yaptığı sırada çok sayıda müdahalelerde ve yönlendirme teşebbüslerinde bulunduğunu, şahsına karşı vücut dili ile ve bir çok kez hakarete varan bir ses tonuyla "be", "lan", "sen de kim oluyorsun", "senin ne olduğun belli" tarz ve türünde hakaret ettiğini, insan haklarının ihlal edildiğini, bunların tümünü tutanak dışı bıraktığını, kamuya açık bir ortamda şeref ve haysiyetime leke sürmeye kalktığını, Adalet Bakanlığı'na ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet ve suç duyurularında bulunulduğunu iddia ederek 1 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Maliye Hazinesi vekili ise HMK'nun 46. maddesindeki koşullar oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece yukarıda başlık bölümüne alınan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilamı harcı peşin alındığından başka harç alınmasına mahal olmadığına, 6110 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 12. Maddesi ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’na eklenen 93/A-5 fıkrası ve 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13.02.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava dilekçesinde yer alan açıklamalardan; tazminat talebinin, hakimin yargılama faaliyetiyle ilgili olmadığı görülmektedir. Davacı, dava dilekçesinde.

“Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/481 esas numaralı dosyasının 12.6.2009 günü yapılan duruşmasında hakimin, şahsına hem ses tonu hem de vücut dili ile hakaretlerde bulunduğunu, bir çok kez “..be..” “..lan,” “..sen de kim oluyorsun... senin ne olduğun belli..” tarzında sözler söyleyerek şahsına hakaret ettiğini, bunların tümünü de tutanak dışı bıraktığını”, hakimin bu tutum ve davranışının, kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek manevi tazminat istemektedir.

İsteğin dayandırıldığı olayların, hakimin yürüttüğü yargılama faaliyetiyle bir ilgisi kurulamamıştır.

2802 sayılı Yasaya, 9.2.2011 tarihli 6110 sayılı Yasayla ilave edilen ve yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan davalarda da uygulanan 93/A. maddesi ve aynı Yasayla değişik, dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 573. maddesi, “hakimlerin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine tazminat davası açılabileceğini” hükme bağlamıştır.

2802 sayılı Kanunun 93/A. maddesinin (b) bendindeki “kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk sebeplerine dayanılarak da olsa hakim veya savcı aleyhine tazminat davası açılamayacağına” ilişkin hükümde yer alan “kişisel kusur ve haksız fiilin”, aynı maddenin birinci fıkrasından bağımsız ele alınamayacağı, buradaki kişisel kusurun, yargılama faaliyeti içindeki ve onunla bağlantılı kişisel kusur ve haksız fiil olduğu açık ve tartışmasızdır.

Bu hükümden yola çıkılarak yargılama faaliyetiyle ilgisi olmayan kişisel kusur ve haksız fiilden dolayı da birinci derecede Devletin sorumluluğuna gidileceği sonucuna ulaşmak hukuka aykırı olur. Şu halde, yasal düzenlemeye göre, Devletin birinci derecede sorumluluğu, hakimin yargılama faaliyeti çerçevesinde yaptığı işlemler ve verdiği kararlar nedeniyledir. Yargılama faaliyetiyle ilgisi olmayan kişisel kusur ve haksız fiilden Devlet sorumlu tutulamaz.

Yargılama faaliyetiyle ilgisi olmayan kişisel kusur ve haksız fiilin, bu faaliyetin yürütüldüğü sırada meydana gelmiş olması da Devletin sorumluluğu için yeterli değildir. Bu bakımdan, Yüksek Dairenin “ilk derece mahkemesi sıfatıyla” verdiği kararın Yasaya uygun olmadığı kanısındayım. Ne var ki dava reddedildiğine göre, karar yukarıda açıkladığım sebeplerle sonucu bakımından doğru olmuştur.

Açıklanan sebeple sonucuna iştirak etmekle birlikte sayın çoğunluğun Yüksek Dairenin gerekçesini yerinde bulan görüşüne katılamıyorum .

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/588, K. 2013/225, 13 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 27/03/2012
  5. Numarası : 2011/19-2012/17
  6. Cevap
  7. Gerekçe
  8. Hüküm
  9. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  10. Karşı Oy Yazısı
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/588
Karar No
2013/225
Tarih
13 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/589 K.2013/896
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/591 K.2013/3224
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/591 K.2013/4608
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/592 K.2013/2776
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/592 K.2013/8326
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/593 K.2013/1053

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.