İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/716 K.2013/68

Hukuk Genel Kurulu 2012/12-716 E. , 2013/68 K.

Esas2012/716Karar2013/68Tarih16 Ocak 2013Okuma6 dk · 1.160 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/716
Karar No
2013/68
Karar tarihi
16 Ocak 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.160 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2012/12-716 E. , 2013/68 K.

İCRA MEMURU İŞLEMİNİ ŞİKÂYET

USULÜNE UYGUN TEBLİGAT

İCRA VE İFLAS KANUNU (2004) Madde 16

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “şikâyet" isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine, dair verilen 23.03.2011 gün ve 2011/277 E., 2011/273 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 20.12.2011 gün ve 2011/10170 E., 2011/29941 K. sayılı ilamı ile,

(...İİK'nun 89/4. maddesinde "Üçüncü şahıs haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddenin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder" hükmü yer almaktadır.

Somut olayda kendisine 1. haciz ihbarnamesi tebliğ edilen T… borçlunun şube nezdindeki yatırım hesabındaki para ve fondan oluşan kıymetlere bankanın rehin hapis ve takas hakkından sonra hüküm ifade etmek üzere haczin işlendiği bildirilerek süresi içinde cevap vermiştir. Banka cevabı yerleşik Dairenin uygulamalarına göre 89/1 haciz ihbarına itiraz niteliğindedir.

Bu durumda alacaklının verilen cevabın gerçeğe aykırılığı iddiası varsa yukarıda yazılı olduğu üzere İİK'nun 89/4. maddesi uyarınca işlem yapması gerekir. 89/1'e verdiği cevapla banka sorumluluğunu yerine getirdiğinden bunun dışında bankanın banka sırrına giren hususları bildirmesi bu takip yönünden işin sonuçlanması için gerekli ve zorunlu değildir.

İcra müdürlüğünce "rehin hapis, takas, mahsup hakkının doğumunu sağlayan kredi sözleşmesinin ve diğer sözleşme ve evrakların dosyaya gönderilmesi, haciz yazısının bankaya tebliği tarihinde bankadaki riskinin ne kadar olduğu, risk mevcutsa riskten ötürü icra takibi yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise dosya numaralarının bildirilmesi" yönünde muhtıra gönderilmesinin yasal bir dayanağı bulunmamaktadır.

Mahkemece müdürlük işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

İstek, icra memuru işlemini şikâyete ilişkindir.

Şikayetçi vekili, İstanbul 8 İcra Müdürlüğü’nün 2010/22104 Esas sayılı dosyasında müvekkili bankaya tebliğ edilen İİK 89/1 haciz ihbarnamesi ile dosya borçlusu E. İ.Ö.’nun hesaplarına haciz işlenmesinin istendiğini, müvekkili banka tarafından yasal süresi içinde yanıt verilerek borçlunun bankaya borç ve risklerinin bulunduğundan borçlu ile imzalanan sözleşmelerin ilgili maddeleri nedeniyle tüm hesapları hak ve alacakları üzerinde rehin, takas mahsup haklarından sonra gelmek üzere borçlunun hesabındaki mevcut kıymetlere ve hesabı üzerine haczin işlendiği bildirilerek rehin hakları ve diğer nedenlerle itiraz edildiğini,

haciz ihbarnamesine itiraz edildiğinden, kesinleşmeyen haciz ihbarnamesinden sonra muhtıra gönderilemeyeceğini, kaldı ki muhtıra ile istenilen bilgilerin müşteri sırrına girdiğini 5441 sayılı Bankalar Kanununun 73. maddesi gereğince İcra Müdürlüğü’ne verilemeyeceğini, Bu nedenle İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/22104 Esas sayılı dosyasından müvekkili bankaya tebliğ edilen muhtıralar ile dosya borçlusunun müvekkili banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi ile konu ile ilgili diğer tüm sözleşme ve evrakların ayrıca, borçlunun müvekkili bankaya olan riskinin ne kadar olup olmadığının, icra takibi yapılıp yapılmadığının,

yapıldıysa dosya numarasının dosyaya gönderilmesinin talep edildiğini, bu istemin hukuka aykırı olup iptali gerektiğini, ileri sürerek İstanbul 8 İcra Müdürlüğü’nün 2010/22104 Esas sayılı dosyasında müvekkili Bankaya tebliğ edilen 13.01.2011 tarihli ve bila tarihli muhtıraların iptali ile İcra Memurunun bu yöndeki kararının kaldırılmasını istemiştir.

Mahkemece, İİK.nun 89 maddesi referans alındığında icra dairelerinin kamu adına tahsilat yaparken ve cebri icra etkinliklerine girişirken bu kanunun kendilerine vermiş olduğu yetkide Bankacılık Kanunun 73.maddesi kapsamında kalan ilgililerin muaf tutulduğuna ya da istisna kılındığında dair herhangi bir buyurucu emir olmadığı gibi aksine,

cebri icra etkinlikleri kapsamında borçlu ile ilişkide bulunan 3.kişilere İİK.nun 89 maddesi bağlamında yazılacak müzekkere ile bu ilişkilerin sorgulanması ,sorgulanan ilişkiler bağlamında 3.kişi ile borçlu arasında borçlu yararına etki ve sonuç doğuracak sözleşmelere bu sözleşmelere uygun hak edişlerin varsa belirlenerek alacaklıyı doyurmak maksadı ile icra dosyasına gönderilmesini temine yöneldiği, bu nedenle İİK.nun 89 maddesine işlerlik sağlamak amacına matuf müdürlük kararında herhangi bir yasasızlık ve isabetsizlik saptanmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.

Şikayetçi tarafça temyiz edilen karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.

Yerel Mahkeme; önceki gerekçelerle, ilk kararında direnmiş; direnme kararını şikayetçi taraf temyiz etmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca işin esasının görüşülmesine geçilmeden önce; bozma sonrasında yapılan yargılamada şikayetçi vekilinin bozma ilamına uyulmasına karar verilmesini istemesi karşısında, yerel mahkemenin direnme kararı verip veremeyeceği ön sorun olarak incelenip, tartışılmıştır.

Bu noktada, uyuşmazlığın çözümü bakımından, şikâyeti düzenleyen İcra İflas Kanunu hükümlerine ve şikâyetin taraflarına da değinmekte yarar vardır.

2004 sayılı İİK. nun 16. maddesine göre. “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü gibi şikâyetteki amaç, hatalı olan icra işlemlerinin düzeltilmesi olduğundan burada bilinen anlamda bir dava bulunmamaktadır.

Şikâyet; icra ve iflas hukukuna özgü bir yasa yoludur. Dolayısıyla şikâyette davalı ve davacı değil şikâyet eden ve şikâyet olunan bulunur. Buna rağmen uygulamada şikâyet eden yerine davacı, şikâyet olunan yerine davalı denilmektedir. Sadece alacaklı ve borçlu değil hukuki yararı olan herkes şikâyet yoluna başvurabilir.

Şikâyetin pasif tarafını, işlemle ilgisi olan kişiler oluşturacağı, şikâyetin İcra ve İflas Daireleri’nin işlemlerinin Tetkik Merciinde hukuka uygunluğunun incelenmesini ifade etmesi nedeni ile İcra ve İflas Dairesinin (memurunun) şikâyetin pasif tarafını teşkil etmeyeceği, ancak Tetkik Merciinin işlemlerin hukuka uygunluğunun incelenmesi sırasında memurdan açıklama isteyebileceği, bu nedenle İcra ve İflas memurunun şikâyetin pasif tarafını teşkil etmediği doktrinde de kabul edilmektedir.

(Hakan Pekcanıtez, İcra ve İflas Hukuku’nda Şikâyet, Ankara 1986, s. 109).

17.07.2003 T. ve 4949 sayılı Kanunun 4 ncü maddesiyle yeniden düzenlenen İcra ve İflas Kanunu'nun 18/III maddesine göre, " Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:

Yerel mahkeme, İİK. nun. 16 maddesine göre takdir hakkını duruşma açma yönünde kullanmıştır. Bu durumda bozma ilamı ve bozma sonrası duruşma gününü bildiren davetiyenin şikayetten etkilenen alacaklı ve takip borçlusuna usulüne uygun olarak tebliğ edilip, taraf teşkili sağlanmalıdır.

Az yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, mahkemenin, bozmadan sonra takip borçlusu ve alacaklısına usulüne uygun olarak tebligat yapılmadan ve şikayetçinin bozma kararına uyulmasına karar verilmesi yönündeki beyanına rağmen direnme kararı verilmesi usule uygun görülmemiştir.

Hal böyle olunca; yerel mahkemece, icra müdürlüğü işleminin ilgilisi olan takip alacaklısı ve takip borçlusuna, duruşma gününün, şikayet dilekçesinin ve bozma ilamının usulüne uygun olarak tebliğ edilip, duruşmaya geldiklerinde bozma kararına karşı beyanları alındıktan sonra, bozma kararına uyulup uyulmaması hususunda bir karar verilmesi gerekirken, eksiklik giderilmeden direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle, yerel mahkemenin direnme kararı usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre şikayetçinin, işin esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 366/III. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 16.01.2013 oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/716, K. 2013/68, 16 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İcra Memuru İşlemini Şikâyet
  4. Usulüne Uygun Tebligat
  5. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/716
Karar No
2013/68
Tarih
16 Ocak 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/717 K.2013/2702
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/718 K.2013/2
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/718 K.2013/1784
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/719 K.2013/1089
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/720 K.2013/1789
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/721 K.2013/1509

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.