İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/719 K.2013/208

Hukuk Genel Kurulu 2012/8-719 E. , 2013/208 K. ZİLYETLİĞE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASINDA, DAVA DEĞERİNİN VE DAVA DEĞERİNE GÖRE GÖREVLİ MAHKEMENİN BELİRLENMESİ

Esas2012/719Karar2013/208Tarih6 Şubat 2013Okuma6 dk · 1.230 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/719
Karar No
2013/208
Karar tarihi
6 Şubat 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.230 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2012/8-719 E. , 2013/208 K. ZİLYETLİĞE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASINDA, DAVA DEĞERİNİN VE DAVA DEĞERİNE GÖRE GÖREVLİ MAHKEMENİN BELİRLENMESİ

KADASTRO KANUNU (3402) Madde 14

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “Tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Keban Sulh Hukuk Mahkemesi’nce görevsizlik nedeniyle davanın reddine dair verilen 31.05.2011 gün ve, 16-37 sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8.Hukuk Dairesi’nin 08.05.2012 gün ve, 2011/7827 E., 2012/3993 K. sayılı ilamı ile;

(...Davacı, kadastro çalışmalarında, davalılar adına tespit ve tescil edilen dava konusu 125 ada 29 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle adına tescilini talep etmiştir.

Davacı asıl 15.05.2009 tarihli keşif zaptının ikinci sayfasındaki kapsamlı beyanında; dava konusu taşınmazın kadastro sırasında yanlışlıkla 125 ada 29 nolu mera parseli içerisine alındığını, sınırlarını gösterdiği bu yerin öncesinden babası ile amcasına ait iken babasının ölümüyle bir kısmının kendisine kaldığını, amcasının ölümüyle onun payının amca kızı Cemile’ye intikal ettiğini, Cemile’nin bu köydeki dava konusu yer ve diğer yerlerini halen sağ olan kendi resmi nikahlı eşi Nuri’a, 1985 yılında haricen düzenlenen senetle sattığını,

eşinin satın aldığı yeri kendisine verdiğini dolayısıyla eklemeli zilyetliğin 60-70 yıldan beri kendilerinde olduğunu açıklayarak iptal ve tescil istemiştir. Davacı Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.06.2009 günlü ilk oturumundaki imzalı beyanıyla aynı açıklamalarda bulunmuş, talebinin 129 ada 29 nolu mera parselinin tamamına ait olmayıp keşifte göstereceği bir kısım yere ait olduğunu dava dilekçesindeki yanlışlığı bu şekilde düzelttiğini açıklamıştır.

02.07.2009 günlü 2 nolu oturumda da aynı doğrultuda beyanda bulunmuştur.

Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın tamamının mera vasfında olduğunu, davanın reddini savunmuştur.

Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, 125 ada 29 nolu parselin mera parseli olduğunu, ancak, davacının talep ettiği ve keşif sırasında gösterdiği kısmın davacı ve eşine ait bulunduğunu, yanlışlıkla mera parseli içerisine alındığını, takdirin mahkemeye ait olduğunu açıklamıştır.

Keban Asliye Hukuk Mahkemesince 30.07.2009 tarihinde keşfi yapılan ve keşif krokisinde belirlenen dava konusu yerin değerinin 1529,24 TL olması nedeniyle dava değeri itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 575 TL avukatlık parasının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dairenin 13.04.2010 tarih 2009/6407 Esas, 2010/1781 Karar sayılı ilamıyla; yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hasren yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Bozma kararı taraflara tebliğ edilmiştir. Karar düzeltme talep edilmemiştir. Keban Asliye Hukuk Mahkemesi 29.07.2010 tarihli oturumda; bozma kararına uyulmasına, buna göre davanın görevsizlik sebebiyle reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Keban Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesince 1000 TL’lik avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Hazineye verilmesine karar verilmiştir. Bu karar kesinleşmekle ve süresi içerisinde talep edilmekle dosya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

Sulh Hukuk Mahkemesi 31.05.2011 günlü ilk oturumda: Dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu 125 ada 29 nolu parsel mera niteliğiyle 251.313.33 m2 olarak, 2006 yılında, Hazine adına tescil edildiği görülmüştür. Komşu parsellere ilişkin kadastro tutanakları ve çap kayıtları getirilmiştir. Mahallinde davanın ilk defa açıldığı Asliye Hukuk Mahkemesince 15.07.2009 tarihinde keşif yapılmıştır. Komşu köyden yerel bilirkişi ile davacı tanıkları dinlenmişlerdir.

Bu kişiler ana parsel ve davacının kullanımında olan bölümle ilgili açıklamalı beyanlarda bulunmuşlardır. Ziraatçi bilirkişi ana parsel ve dava konusu yerle ilgili olarak raporunu dosyaya sunmuştur. Keşifte görevlendirilen fen ehlinin 17.07.2009 tarihli ve 1/5000 ölçekli kroki ve raporu dosyadadır. Krokide A harfiyle özgülenen kırmızı renkli kalemle taralı 3824.06 m2’lik yerin dava konusu olduğu belirlenmiştir.

Aynı krokide B harfiyle özgülenen kısım ise 125 ada 29 nolu mera parseli olarak gösterilmiştir. Davacının keşif zaptındaki ve oturumlardaki kapsamlı beyanları yukarıda açıklanmıştır. Tüm bu durumlar tarafların ve mahkemenin bilgisi dahilindedir.

Uyuşmazlık temyize konu kararda açıklandığı üzere 125 ada 29 nolu mera parselinin tamamına mı yönelik olduğu ya da davanın ilk açıldığı Asliye Hukuk mahkemesince 15.07.2009 tarihinde yapılan keşifte sınırlandırılan ve bu keşifte görevlendirilen fen bilirkişinin 17.07.2009 tarihli ölçekli krokisinde A harfiyle saptanan yere mi ilişkin olduğunda toplanmaktadır.

Gerçekten davacı dava dilekçesinde talebini 125 ada 29 nolu parselin tümüne yönelik olarak belirtmiş ise de, gerek keşif zaptında ve gerekse Asliye Hukuk Mahkemesinin 1 ve 2 nolu oturumlarında çok net olarak talebini sınırlamış ve sınırlandırdığı talebini yapılan keşifte sınırlarını, zemini ve bölümü göstererek özgülemiştir. Özgülenen yerde keşif yapılmış kroki ve raporlar alınmıştır.

“Çoğun içinde az da vardır” Kuralı gereğince davacının ilk talebi 125 ada 29 nolu parselin tamamına yönelik olduğu kabul edilse dahi 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki norm kuralı (suluda 40,. Kuruda 60) toplamda 100 dönümü geçemeyeceğinden bu talebin her halükarda 125 ada 29 parselin tamamına ilişkin olamayacağı kuşkusuzdur. Öte yandan zaten davacı taleplerini hakim huzurunda sınırlandırmıştır.

Bu durumda, yasa yolundan geçerek kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı gereğince davaya Sulh Hukuk Mahkemesince bakılacağı açıktır. Öyle ise mevcut deliller yeterli görülürse taktir edilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hukuki ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde mera olarak tescil edilen 29 parsel nolu taşınmazı uzun yıllar ekip diktiğini ileri sürüp, taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesi'nce keşfen saptanan dava konusu edilen taşınmazın değeri gözetilerek mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş ve kararın kesinleşmesi üzerine dosya Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gelmiştir.

Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından da davanın 29 nolu parselin tamamına yönelik açıldığı ve değeri itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olacağı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.

Davacı tarafın temyizi üzerine hüküm yukarıya başlık bölümüne alınan gerekçe ile bozulmuş; Yerel Mahkemece önceki gerekçe ile direnilmiştir.

Direnme kararını temyize davacı getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, davanın 29 nolu parselin tamamına mı, yoksa keşifte davacının yer gösterimi üzerine fen bilirkişisi krokisinde (A) ile gösterilen kısmına mı yönelik olduğu; buna göre değeri itibariyle davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde mi, Sulh Hukuk Mahkemesinde mi bakılacağı, dolayısıyle Sulh Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesinin doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davacı yan, mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde 29 nolu parselin tamamının tapusunun iptali ile adına tescilini istemişse de, 25.06.2009 günlü ilk oturumda davacı, dava dilekçesini yazdırırken yaşlı olması nedeniyle dikkat etmediğini, 29 nolu mera parselinin tamamını değil, 60-70 yıldır kullandığı bölümü dava ettiğini bildirmiş ve keşifte dava konusu ettiği bölümü göstermiştir.

Fen bilirkişisi tarafından davacının yer gösterimi üzerine dava konusu edilen kısmın 29 nolu parselin A=3824,06 m2 olduğu saptanmıştır.

Öyle ise, dava konusu edilen bölümün 29 nolu parselin tamamına yönelik olmadığının kabulü gerekir.

Dava konusu edilen 3824,06 m2 lik kısmın değerinin 1529,24 TL olduğu belirlendiğine göre, değer itibariyle davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. O halde, Mahkemece davaya bakılarak, deliller değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir.

Açıklanan nedenlerle, Özel Daire bozma ilamında belirtilen gerekçelerle, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen bozma ilamına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı Kanun'un 440.maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/719, K. 2013/208, 6 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/719
Karar No
2013/208
Tarih
6 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/720 K.2013/6441
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/720 K.2013/1952
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/720 K.2013/3362
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/720 K.2013/266
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/721 K.2013/2150
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/721 K.2013/290

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.