İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/762 K.2013/278

İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 18

Esas2012/762Karar2013/278Tarih27 Şubat 2013Okuma6 dk · 1.184 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2012/762 E., 2013/278 K.·İtirazın Kaldırılması İcra Hakiminin Duruşma Açmadan Karar Vermesi Tahliye Taahhüdü Sebebiyle Takibe Karşı İtirazın Kaldırılması Davası

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Şubat 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.184 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 18

İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 70

İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 269/d

İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 269

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 320

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “Taahhüt nedeniyle tahliye” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 06.01.2012 gün ve 2012/3 E., 2012/19 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 18.04.2012 gün ve 2012/3253 E., 2012/6153 K. sayılı ilamı ile;

(...Uyuşmazlık, 2004 Sayılı İİK.nun 10.babında kiralanan taşınmazların tahliyesini düzenleyen 269 ve devamı maddelerine dayanılarak açılan bir davada 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun 320/1 maddesi karşısında tarafların duruşmaya davet edilmeksizin dosya üzerinden karar verilip verilmeyeceği noktasındadır. Bilindiği gibi icra mahkemeleri icra-iflas işleri için kurulmuş, kendine özgü kuralları olan özel bir yargı organıdır.

İİK.nun 18.maddesinde icra mahkemesine arz edilen hususlarda basit yargılama usulünün uygulanacağı belirtilmiş, aynı Kanunun 70.maddesinde icra mahkemesinin itirazın kaldırılması hakkındaki talep üzerine iki tarafı davet ettikten sonra 18.madde hükmüne göre karar vereceği düzenlenmiştir.

Öte yandan İİK.nun 269/d maddesinin uygulanması gereken maddeler arasında gösterdiği 70.maddesine göre, 18.maddede düzenlenen, aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder hükmü ilamsız tahliye takibinde uygulanmamalıdır. İcra mahkemesinin duruşma yapması zorunludur.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK.nun 320/1 maddesinde düzenlenen mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir hükmü yukarıda açıklanan İİK.nun ilgili maddeleri ile takip hukuku açısından yorumlanmalı ve değerlendirilmelidir. Öncelikle belirtmek gerekir ki anılan maddeye göre duruşma yapmadan karar verilebilmesi için hukuken bunun mümkün olması gerekir.

Başka bir anlatımla ancak hukukun cevaz verdiği “ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz vb gibi” veya İİK.nun 17-18 maddelerinde öngörülen şikayet davalarında olduğu gibi Kanunun duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinde hakime takdir hakkı tanıdığı hallerde dosya üzerinden karar verilebilir. Kanunun açıkça duruşma açılarak yargılama yapılmasını emrettiği durumlarda dosya üzerinden karar verilemez. Bu arada HMK.nun hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27.maddesi, T.C.

Anayasası'nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36.maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılama hakkına ilişkin 6.maddesi de dikkate alınmalıdır.

Yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve yasa koyucunun takip ettiği amaç gözetildiğinde daha özel bir kanun olan İİK.daki hükümlerin daha genel bir kanun olan HMK.u ile değiştirildiği söylenemez. Uygulamada da HMK.daki hükümlerin açıkça bir yollama yapmadıkça İİK.da uygulanmayacağı kabul edilmektedir. Bu nedenlerle yargılamanın duruşma açılmak suretiyle yapılması gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek evrak üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Karar bu nedenle bozulmalıdır...) gerekçesi ile dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, taahhüt nedeniyle tahliye isteğine ilişkindir. Davacılar vekili, kiracıları olan davalının 29.09.2011 düzenleme tarihli tahliye taahhütnamesi ile 17.10.2011 tarihinde kiracısı bulunduğu taşınmazı ihtara gerek kalmaksızın tahliye edeceğini kabul ve taahhüt ettiği halde taşınmazı halen tahliye etmediğini ileri sürerek, davalının taşınmazdan tahliyesini istemiştir.

Mahkemece, davacı alacaklıların, davalı borçlu şirket aleyhine takip yaptığı, örnek 14 nolu tahliye emri gönderdiği, takibin dayanağının 17/10/2011 tarihli tahliye taahhütnamesi olduğu, tahliye emrinin 17/11/2011 tarihinde borçlu şirkete tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin 22/11/2011 tarihli dilekçe ile tahliye taahhütnamesindeki imzaya ve yazılara itiraz ettiği, 02/01/2012 tarihinde itiraz kabul edilerek takibin durdurulduğu,

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 275. maddesi gereği tahliye emrine itiraz edilmesi halinde kiralayanın itirazın kaldırılmasını isteyebileceği ve tahliye talebinin noterlikçe resen tanzim veya tarihli imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye dayanması halinde itirazın kaldırılmasının mümkün olduğu, ancak somut olayda tahliye emrine karşı itiraz edildiğinden davacıların itirazın kaldırılmasını ve davalının tahliyesini talep etmeleri gerekirken itirazın kaldırılması talebinde bulunulmadan doğrudan tahliye davası açamayacakları;

ayrıca itiraz dilekçesiyle tahliye taahhütnamesindeki imzaya ve yazılara itiraz edildiğinden ve davacının elinde noterden yapılmış veya tarih ve imzası ikrar olunmuş bir tahliye taahhütnamesi olmadığından, davacıların davasının reddine evrak üzerinde karar verilmiştir.

Davalı vekilinin temyiz istemi üzerine hüküm, Özel Dairece yukarıya metni aynen alınan gerekçelerle bozulmuştur. Yerel Mahkemece önceki gerekçelerle direnilmiş olup, direnme kararını temyize davalı vekili getirmiştir.

İşin esasına geçilmeden önce, Yerel Mahkemece davacının tahliye istemine ilişkin davada duruşma açılmadan,davalıya tebligat yapılmadan dosya üzerinde inceleme yapılarak, davanın reddine karar verilmiş, kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Özel Dairece davanın duruşma açılmadan karara bağlanamayacağı gerekçesi ile hükmün bozulması üzerine, Yerel Mahkemece, duruşma günü belirlenerek, taraflar duruşmaya davet edilip, dinlenilerek karar verilmesi karşısında, bu kararın bozma ilamına eylemli uyma sonucunda oluşturulmuş yeni bir hüküm niteliğinde olup olmadığı,

buna göre temyiz incelemesinin Özel Dairece mi, Hukuk Genel Kurulu’nca mı yapılacağı hususu ön sorun olarak görüşülmüş olup, sonuç itibariyle mahkemece yargılama sırasındaki duruşma safhasının yerine getirilmediği, bozma sonrası 1086 sayılı HUMK'nun 439/3.maddesi uyarınca Mahkeme, tarafları duruşmaya çağırıp dinledikten sonra Yargıtay’ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar vereceğinden, taraflar yasa gereği bozmaya karşı diyecekleri sorulmak üzere duruşmaya davet edildiğinden bu durumun bozma ilamına eylemli uyma niteliğinde olmadığı ve ön sorun bulunmadığı oybirliği ile kabul edilmiştir.

İşin esasına gelince, davacı alacaklılar S.. D.., N.. K.., D.. D..-İ.. D.. tarafından, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 269.vd. maddeleri uyarınca İzmir 27.İcra Müdürlüğü'nün 2011/20569 Esaslı icra dosyası ile borçlu Tarancı Lpg vs. Şti.aleyhine 31.10.2011 tarihli takip başlatıldığı, takip talebinde K.. D..

Mahallesi Zafer Cad no: 13/B B../İzmir adresindeki taşınmazın tahliye ve boş olarak teslimini, 1.2.2008 başlangıçlı 60 ay süreli yazılı kira sözleşmesi, 17.10.2011 tarihli tahliye taahhüdüne dayalı olarak istedikleri, yazılı sözleşme ile kiralanan taşınmazın 14 örnek nolu 31.10.2011 tarihli tahliye emrinin davalı şirkete, gönderildiği, 17.11.2011 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu şirket tarafından 22.11.2011 tarihli dilekçe ile takip dayanağı tahliye taahhüdünün sahte olduğu, imza ve yazıların şirket temsilcilerine ait olmadığı iddiaları ile itiraz edildiği ve 02.01.2012 tarihinde takibin durduğu anlaşılmıştır.

Davalı hükmü, dava dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediği,usul işlemleri tamamlanmadan davanın esastan reddedildiği, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediği iddiaları ile temyiz etmiştir.

Bilindiği üzere, kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin olarak 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun(İİK) 269 ve devamı maddeleri uygulanmakta olup, aynı yasanın 269/d maddesinde bu takip yolunda kıyasen uygulanacak maddeler düzenlenmiştir. İİK'nun 70.maddesi de kıyasen uygulanacak hükümler arasında yer almaktadır.

İİK’nun 70.maddesine göre, İcra Mahkemesi, itirazın kaldırılması hakkındaki talep üzerine iki tarafı davet eder ve 18 inci madde hükmüne göre kararını verir.

İİK'nun 18.maddesinde de, İcra Mahkemesi’ne arz edilen hususlarda basit yargılama usulünün uygulanacağı belirtilmektedir. İcra Mahkemesi duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.

Öyle ise mahkemece, İİK'nun 269/d maddesi aracılığı ile 70.madde uyarınca duruşma yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamında değinildiği gibi duruşma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Açıklanan nedenlerle, Özel Daire bozma ilamında belirtilen gerekçelerle, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen bozma ilamına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 366/III. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.02.2013 gününde yapılan ikinci görüşmede oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/762, K. 2013/278, 27 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/762
Karar No
2013/278
Tarih
27 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/763 K.2013/2435
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/766 K.2013/297
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/768 K.2013/2274
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/770 K.2013/285
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/771 K.2013/2737
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/774 K.2013/7474

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.