İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/795 K.2013/304

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 166

Esas2012/795Karar2013/304Tarih6 Mart 2013Okuma5 dk · 983 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2012/795 E., 2013/304 K.·Boşanma Tam Kusurlu Eşin Dava Açması Boşanma Davalarında Vekalet Ücretinin Tahmili

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mart 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

983 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 166

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Düzce Aile Mahkeme’since davanın kabulüne dair verilen 21.10.2010 gün ve 2009/458 E., 2010/725 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesi’nin 22.12.2011 gün ve 1236/23137 E., K. sayılı ilamı ile; (...1-Toplanan delillerden; davacının birlik görevlerini yerine getirmediği, eşini ailesi ile yaşamaya zorladığı, boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanununun 166.maddesi hükmünü tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamamak ve değerlendirmemek gerekmektedir. Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer. Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır.

Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonrada mademki birlik artık sarsılmış diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir.

Öyle ise Türk Medeni Kanununun 166.maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz.

Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.(TMK.md.166/2)

Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda açıklanan nedenle isteğin reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.

2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;

a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

b-Davacının birlik görevlerini yerine getirmemesi ve eşini kendi anne babasıyla oturtması tek başına davalının kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilemez. Davacıdan kaynaklanan davalının kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi bir olayın da varlığı kanıtlanamamıştır. O halde davalının manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken, kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

c-Davacının boşanma davası kabul edildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına değil de davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru görülmemiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, boşanma istemine ilişkindir.

Davacı koca vekili dava dilekçesinde, tarafların 08.04.2007 tarihinde evlendiklerini, bu evliliklerinden müşterek çocuklarının bulunmadığını, tarafların müstakil bir dairede iki ay beraber yaşadıklarını, evlendikleri günün hemen ertesinde tartışmaların başladığını ve ayrılıncaya kadar da devam ettiğini, davalının hiç bir şey söylemeden müşterek haneden ayrıldığını, bu davranışıyla evlilik birliğinin üzerine yüklediği birlikte yaşama yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalının davacının birlikte yaşama girişimlerine cevap vermediğini, davacı ile konuşmadığını, tarafların bu süre zarfında yüz yüze görüşmediklerini,

davalının şu an İstanbul’da çalışmakta olduğunu ve ayrı bir düzen kurarak birleşme gibi bir niyeti olmadığını ortaya koyduğunu, eşlerin tekrar bir araya gelme imkanının bulunmadığını beyan ederek, tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kadın vekili, davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, tüm kusurun davacıda olduğunu, davacı iddiasının aksine tarafların evlendiklerinde müstakil bir hanede oturmadıklarını, davacının ailesi ile birlikte aynı bahçe içinde altlı üstlü oturduklarını, ayrı bir mutfağı bulunmadığını, sadece akşamları yukarı yatmaya çıktıklarını, müvekkilinin evi terk etmediğini, davacının müvekkilini vakit geçirme bahanesi ile babasının evine içeri dahi girmeksizin bıraktığını, müvekkilinin sürekli davacı ile görüşmek istediğini ancak davalının görüşmediğini,

kendisini alması için birçok kez aradığını ancak davacının olumsuz tavır takınarak istemediğini söylediğini, davacı annesinin de bir daha gelme dediğini, psikolojik desteğe ihtiyacı olduğu için İstanbul’da ailesinin yanında yaşamaya başladığını, müvekkilinin bu olaylardan sonra manevi çöküntü yaşadığını ve çeşitli hastanelerde tedavi gördüğünü beyan ederek, tarafların boşanmalarına, 50.000,00 TL manevi tazminat ile 20.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Mahkemece, evlilik birliğinin sarsılmasında kusurun davacı kocada olduğu, davalı kadına atfedilecek bir kusurun bulunmadığı, davacı kocanın davranışları ve yaşanan olaylar nedeniyle davalı kadının psikolojik rahatsızlık geçirdiği ve kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle boşanma davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına ve davalı lehine 10.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, vekâlet ücretinin ise davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davacı vekili getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı kocadan kaynaklanan davalı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi bir olayın bulunup bulunmadığı, burada varılacak sonuca göre, davalı kadının manevi tazminat isteminin kabulünün gerekip gerekmediği hususu ile boşanma davası kabul edildiği için vekâlet ücretinin davacı koca yararına mı, yoksa davacı kocanın tam kusurlu olup davada haksız olması ve davalı kadının talebi doğrultusunda boşanma davasının kabul edilmesi nedeniyle vekalet ücretinin davalı kadın yararına mı verilmesi gerektiği noktalarında toplanmaktadır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı kanunun 440/III maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.03.2013 gününde yapılan ikinci görüşmede vekalet ücretine yönelik bozma yönünden oybirliği, manevi tazminata ilişkin bozma nedeni yönünden ise oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/795, K. 2013/304, 6 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/795
Karar No
2013/304
Tarih
6 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/796 K.2013/7194
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/796 K.2013/317
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/798 K.2013/3513
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/800 K.2013/322
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/801 K.2013/9906
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/802 K.2013/347

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.