İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/872 K.2013/431

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 275

Esas2012/872Karar2013/431Tarih3 Nisan 2013Okuma4 dk · 861 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2012/872 E., 2013/431 K.·Kredi Sözleşmesindeki İmzanın İkrarı Menfi Tespit Davası İmza Tatbikatında Yöntem Bilirkişi Raporunun Değerlendirilmesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

861 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 275

İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 72

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 266

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;Gaziantep 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 27.12.2010 gün ve E:2010/55, K:2010/617 sayılı kararın incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22.11.2011 gün ve 5352 - 14436 sayılı ilamı ile;

(... Dava, davalı banka tarafından davacı hakkında Gaziantep 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/6275 sayılı icra dosyasında yapılan ilamsız takipte borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde takibe konu Genel Kredi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesinde müvekkilinin imzasının olmadığını, buna rağmen müvekkili hakkında icra takibi yapıldığını iddia etmiş ve borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davanın yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu, davacının lehine kefil olduğu borçlu için ipotek de verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava konusu uyuşmazlığa konu 01.11.2005 tarihli sözleşmede davacının imzasının bulunmadığı anlaşıldığından davacının, davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu, 01.11.2005 tarihli sözleşmede davalı Ö.. Y.. isminin karşısında bir imza bulunduğu ve davacının sözleşmede müteselsil kefil olarak gözüktüğü anlaşılmaktadır. Davacı, dava dilekçesindeki beyanı ile kredi sözleşmesindeki imzayı inkar etmiştir. Bu durumda yapılacak iş kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sözleşmede davacının imzasının bulunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...)

gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava; davalı banka tarafından davacı hakkında Gaziantep 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/6275 sayılı icra dosyasında yapılan ilamsız takipte borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, dava konusu sözleşmede davacının imzası bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiştir.

Davalı banka vekilinin temyizi üzerine, karar Özel Daire'ce yukarıda yazılı nedenlerle bozulmuş; yerel mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hükmü temyize davalı vekili getirmektedir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; kredi sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gerekip gerekmediği, noktasında toplanmaktadır.

1086 sayılı (mülga) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK.)'nun 275. maddesi; “Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.” hükmünü içermektedir.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 'Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller' başlığı altında düzenlenen 266/(1) maddesi de az yukarıda belirtilen 1086 sayılı HUMK'nun 275. maddesine paralel bir düzenlemeyi içermektedir.

Görüldüğü üzere, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur.

Vurgulanan bu ilke hem öğretide, hem de Yargıtay uygulamasında benimsenip, kökleşmiştir (Kuru/Arslan/Yılmaz:Medeni Usul Hukuku, 16.Bası, Ankara 2005, Sahife:502 vd.; Pekcanıtez/Atalay/Özekes: Medeni Usul Hukuku, 12.Bası, Ankara 2011, Sahife:517 vd.; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.03.2008 gün ve E:2008/11-262, K:2008/260; 28.03.2007 gün ve E:2007/11-154, K:2007/168; 07.03.2007 gün ve E:2007/11-94, 2007/113; 14.05.2008 gün ve E:2008/11-392, K:2008/377; 27.06.2012 gün ve E:2012/7-293, K:2012/418 sayılı ilamları).

Somut olaya gelince; davacı, uyuşmazlığa konu 01.11.2005 tarihli kredi sözleşmesindeki isminin karşısında bulunan imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.

Uyuşmazlığa konu sözleşmede, müteselsil kefil sıfatıyla yer alan davacının isminin karşısında bulunan imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken bir konu olmadığı gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren, bu nedenle de bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunlu bir durumdur.

Nitekim, dosyada bulunan 29.09.2009 tarihli bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da, kredi sözleşmesindeki imza ile ipotekle ilgili resmi senetteki davacıya ait imzanın birbirine benzemediği belirtilerek, kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olup olmamasına göre seçenekli görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; uyuşmazlığa konu kredi sözleşmesinde davacının isminin karşısında bulunan imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

Hukuk Genel Kurulu'nda yapılan görüşmeler sırasında bir kısım üyeler, davacının isminin karşısındaki imzanın kendisine ait olmayıp üstteki kişiye ait olduğunu kabul etmek gerektiğinden, bu konuda imza incelemesi yapılmasına gerek olmadığı ileri sürülmüş iseler de, bu görüş, yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmemiştir.

Hal böyle olunca; mahkemece, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, eksik araştırma ve hatalı kabulle önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı G.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma ilamında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 1086 sayılı HUMK'nun 440/1.maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.04.2013 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğuyla karar verildi

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/872, K. 2013/431, 3 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/872
Karar No
2013/431
Tarih
3 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/873 K.2013/11363
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/873 K.2013/8980
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/873 K.2013/433
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/874 K.2013/8981
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/874 K.2013/7373
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/874 K.2013/4981

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.