İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/116 K.2013/1454

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 434

Esas2013/116Karar2013/1454Tarih9 Ekim 2013Okuma6 dk · 1.120 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/116 E., 2013/1454 K.·Kasko Sigortasından Cayma Sebebi Oluşturucak Bilgilerin Saklanması Kasko Sigorta Poliçesinin Baştan İptali Sigortalının Ödediği Primleri Geri Alması Temyiz Posta Giderlerinin Tamamlanmaması Temyiz İsteminden Vazgeçmiş Sayılma

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Ekim 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.120 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 434

TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 1290

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 38.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 21.10.2009 gün ve 2006/432 E.-2009/566 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin 04.07.2011 gün ve 2011/6235 E-2011/7043 K. sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, 10.05.2006 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu hasarlandığını, başvuruya rağmen davalı sigorta şirketince poliçenin iptal edildiğinden bahisle ödeme yapılmadığını, oysa, müvekkiline sözleşmenin feshine ilişkin herhangi bir tebligat yapılmadığını belirterek, 8.710.76 TL hasar bedeli ve araç mahrumiyeti zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, sigortalı aracın 11.09.2004 tarihinde geçirdiği kaza sonucu hurdaya ayrıldığını, daha sonra çıkma parçalarla ve gelişi güzel bir şekilde onarılarak hiç hurdaya ayrılmamış gibi yüksek bedel üzerinden müvekkili şirkete sigortalandığını, davacının kasıtlı olarak gerçeğe aykırı ve eksik beyanda bulunduğunu, 19.12.2005 tarihli ikinci kazanın ihbarı üzerine durumun anlaşıldığını ve poliçenin başlangıçtan beri iptal edildiğini, tazminat miktarının fâhiş olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, sigortalının gerçeğe uygun beyanda bulunmadığı, aracın daha önce pert total işleme tabi tutulduğunu öğrenen davalının akdi iptal hakkını kullanmasının TTK.’nun 1290. ve Kasko Sigortası Genel Şartları’nın C.2.2.maddesine uygun bulunduğu, iptal edilen poliçe primini itirazı kayıt ileri sürmeden alan davacının iptale rıza gösterdiği anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, kasko sigortası sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki çekişme, poliçenin iptal edilip edilmediği ve meydana gelen rizikodan davalı sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

TTK.’nun 1290.maddesi uyarınca, sigorta ettiren kimse, sigortacının sözleşme yapılırken gerçek durumu bildiği takdirde sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır koşullarda yapmasını gerektirecek bütün hususları sigortacıya bildirmek zorundadır. Bu yükümlülüğü yerine getirmemiş olması her ne kadar sigortacıya gerçeği öğrendiği tarihten itibaren bir ay içerisinde sigortalının kastı varsa akitten cayma hakkı verirse de, sigortalının kastı yoksa, yani ihlal kusura dayanıyorsa bu hak rizikonun gerçekleşmesinden sonra kullanılamaz, sigortacının orantılı tazminat ödemesi gerekir.

Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın C.2.2.maddesinde, gerçeğe aykırı bildirimin sigorta ettirenin kastına dayalı olması halinde, riziko gerçekleşmiş olsa bile sigortacının sözleşmeden cayabileceği hüküm altına alınmıştır.

Aynı genel şartların C.6.maddesinde de, tarafların birbirlerine yaptıkları bildirimlerin noter eliyle veya taahhütlü mektupla yapılacağı, sigortacının bildirimlerini sigorta ettirenin ve sigortalının poliçede gösterilen adresine veya adres değişmiş ise son bildirilen adresine yapacağı, imza karşılığı ile elden verilen mektup veya telgrafla yapılan bildirimlerin de taahhütlü mektup hükmünde olduğu düzenlenmiştir.

Somut olayda davalı vekili, sigortalı aracın dava dışı Doğan Güneş’in mülkiyetinde iken İsviçre Sigorta A.Ş. nezdinde kasko sigortalı olduğu dönemde 11.09.2004 tarihinde geçirdiği bir kaza sonucu hurdaya ayrıldığını, çıkma parçalarla ve gelişi güzel tamir ettirilerek, kasıtlı, gerçeğe aykırı ve eksik beyanla, hiç hurdaya ayrılmamış gibi yüksek bedel üzerinden 28.06.2005 tarihinde müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, davaya konu rizikodan önce de 19.12.2005 tarihinde park halindeyken hasarlandığı ihbarı üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde bu duruma muttali olunarak ödeme yapılmadığını, poliçenin başlangıçtan beri iptal edildiğini, feshin, acente tarafından sigortalıya telefon edilerek bildirildiğini, yazılı bildirim yapılmadığını savunmuştur.

Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan genel şartların hükümleri çerçevesinde, sözlü yapıldığı iddia edilen tek taraflı poliçe iptalinin geçersiz olduğu, davalı sigortacının primleri iade etmesinin ve davacının da bu pimleri almasının poliçenin usulsüz iptaline geçerlilik kazandırmayacağı, rizikonun poliçe yürürlükteyken meydana geldiği dikkate alınarak, işin esası incelenip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmesi yönünde verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi sonrasında yerel mahkemece temyiz posta giderinin verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığından bahisle davacının temyiz isteminden vazgeçmiş sayılması yönünde ek karar verilmiş ve hükmü temyize davacı vekili getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulunda işin esasının görüşülmesinden önce; davacı vekilinin direnme hükmünü temyiz aşamasında temyiz posta giderini yatırması için verilen 7 günlük kesin süre içerisinde eksikliği tamamlamaması nedeniyle Yerel Mahkemece verilen "temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılma" yönündeki ek kararın yerinde olup olmadığı hususu ön sorun olarak incelenmiştir.

Konuya ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nın 434.maddesinin 3.fıkrasında; “Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Bu kararın da temyiz edilmesi halinde 432 nci maddenin son fıkrası hükmü kıyasen uygulanır” hükmü yer almaktadır.

Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 434/3.maddesi çerçevesinde hakim kararı ile eksik harç ve giderlerin tamamlanması istemiyle bir muhtıra düzenlenmeli ve bu muhtırada; yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli, buna yönelik olarak da ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır.

Aynı ilke, Hukuk Genel Kurulu’nun 26.06.1968 gün ve 1968/9-483 E.-476 K.; 01.10.1969 gün ve 1969/2-417 E.-719 K.; 19.02.1997 gün ve 1996/2-897 E.-1997/86 K.; 13.04.2005 gün ve 2005/12-237 E.-248 K.; 30.11.2005 gün ve 2005/5-634 E.-680 K.; 09.05.2007 gün ve 2007/12-178 E.-249 K.; 22.07.2009 gün ve 2009/18-348 E.-398 K., 16.06.2010 gün ve 2010/19-286 E.,-330 K. sayılı ilamlarında da benimsenmiştir.

Somut olayda yerel mahkemece çıkartılan muhtıra metni aynen; "Mahkememizden verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı kararı 02.08.2012 tarihinde temyiz etmiş bulunmaktasınız. Ancak dosyanın Yargıtay’a gidiş-dönüş ve tebliğ giderlerinin eklenmediği anlaşılmıştır. 50,00 TL temyiz posta giderinin iş bu muhtıranın adınıza tebliğ tarihinden itibaren yedi günlük kesin süre içinde mahkeme veznesine yatırılması, aksi halde temyiz isteminden vazgeçme sayılacağına karar verileceği ihtar olunur. imza, Hakim," şeklindedir.

Davacı tarafa temyiz posta giderinin tamamlaması için verilen kesin sürenin yukarıda açıklanan yasa hükmüne uygun olması ve davacı tarafından da süresinde temyiz posta giderinin yatırılmaması nedeniyle yerel mahkemenin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılma yönünde karar vermesinde isabetsizlik bulunmadığından, aynı hususa işaret eden 05.10.2012 tarihli ek karar, usul ve yasaya uygun olup onanması gereklidir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun bulunan ek kararın onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile davacının temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin 05.10.2012 tarihli ek kararın yukarıda açıklanan gerekçelerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440/III.maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 09.10.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/116, K. 2013/1454, 9 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/116
Karar No
2013/1454
Tarih
9 Ekim 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/117 K.2013/17011
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/117 K.2013/18025
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/118 K.2013/17005
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/118 K.2013/18693
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/119 K.2013/16379
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/119 K.2013/1459

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.