İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1248 K.2014/1

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince;

Esas2013/1248Karar2014/1Tarih15 Ocak 2014Okuma6 dk · 1.135 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/1248 E., 2014/1 K.

Karar tarihi
15 Ocak 2014
Mahkemesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece
Tarihi
22/01/2013
Numarası
2012/7-2013/4
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.135 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince;

“DAVA: Dava dilekçesinde, davacının yasadışı örgüt üyesi olduğu iddiası ile 1996 yılında gözaltına alındığı ve 05/06/1996 tarihinde tutuklandığı.

Adana Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından hakkında beraat kararı verildiği ve kesinleştiği; halen hukuk doktorası yaptığı; bir arkadaşının haber vermesi üzerine, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/91 esas sayılı (bozmadan sonra 2009/275 esas sayılı) dava dosyasında düzenlenen iddianame ile duruşma tutanaklarında: "Terör örgütü üyesi H..

M.." olarak adının geçtiği; iddianameyi düzenleyen Cumhuriyet Savcısı ile duruşma tutanaklarında yer alan Cumhuriyet Savcısı ve hakimlerin bu işlemleriyle kişilik haklarına saldırıda bulundukları ve görevlerini kötüye kullandıkları ileri sürülerek;20.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi ve dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi talep olunmuştur.

CEVAP

Cevap dilekçesinde, ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği ve davanın dinlenilemeyeceği; esası bakımından da, sorumluluk koşullarının oluşmadığı savunulmuştur.

GEREKÇE

Dava, hâkimin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak manevi tazminat istemine ilişkindir. "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair" 6110 sayılı Yasa 14/02/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. 6110 sayılı Yasa'nın 12. maddesi ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'na 93/A maddesi eklenmiştir. Maddedeki düzenlemeye göre:

Hâkim ve savcıların bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar nedeniyle:

a)Ancak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir.

b)Kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk sebeplerine dayanılarak da olsa hakim veya savcı aleyhine tazminat davası açılamaz.

Devlet aleyhine açılacak tazminat davası ancak dava konusu işlem, faaliyet veya kararın dayanağı olan;

a)Soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın veya kamu davası açılmış ise kovuşturma sonucunda verilen hükmün,

b)Dava sonunda verilen hükmün, kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılabilir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın veya hükmün kesinleşmesinden önce, hakim veya savcının söz konusu işlem, faaliyet veya kararıyla ilgili olarak görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanmaktan mahkumiyeti halinde ise tazminat davası bu hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde açılabilir.

Dava konusu, ceza soruşturması ve kovuşturması sırasında yapılan işlemlere ilişkin olup; Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/275-2012/159 sayılı dosyasının, halen temyiz incelemesinde bulunduğu ve derdest olduğu anlaşılmaktadır.

6110 sayılı Yasa ile değişik 2802 sayılı Yasa'nın 93/A maddesi uyarınca; ancak, asıl dava sonucunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tazminat davası açılabilir. Şu durumda, davacının istemi dinlenilebilir bulunmamakta olup; dava şartı oluşmadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmelidir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-Dava şartı yokluğundan dava dilekçesinin reddine,

2-Davanın reddi nedeniyle alınması gereken 24,30.-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 297,00.-TL'den düşümü ile kalan 272,70-TL'nin istek halinde davacıya iadesine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir olunan 2.640,00-TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,”

Dair oybirliği ile verilen 22.01.2012 gün ve 2012/7-2013/4 sayılı kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın süresinde temyiz edildiğinin anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kâğıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü:

Davacı vekili 6100 sayılı HMK’nun 46. maddesine dayanarak devlet aleyhine tazminat davası açmıştır. Davanın niteliği gereği temyiz incelemesinin duruşmasız olarak yapılmasına oy çokluğu ile karar verildikten sonra evrak üzerinde temyiz nedenlerinin görüşülmesine geçilmiştir.

Mahkemece yukarıda başlık bölümüne alınan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/275 E.-2012/159 K. sayılı dosyasında sanık ya da şüpheli olarak yer almadığı halde gerek iddianame gerekse de kararda adının yasa dışı örgüt üyesi olarak geçtiğini, iddianameyi düzenleyen Cumhuriyet Savcısı ile duruşma tutanaklarında yer alan Cumhuriyet Savcıları ve Hâkimlerin bu işlemleriyle kişilik haklarına saldırıda bulunduklarını, aynı zamanda görevlerini kötüye kullandıklarını ileri sürerek, Devlet aleyhine açtığı davada manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Hâkimin yargısal faaliyeti nedeniyle devlet aleyhine dava açılmasının sebepleri 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde gösterilmiştir. Düzenlemeye göre;

i. Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması,

ii. Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması,

iii. Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması,

iv. Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması,

v. Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması,

vi. Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması,

hallerinden birisinin bulunması durumunda, hakimin yargısal faaliyeti nedeniyle Devlet aleyhine tazminat davası açılabilmektedir.

Benzer hükümler 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda da yer almıştı(m. 573).

2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda yargısal faaliyetten dolayı açılacak davalar için ise belli şartlar öngörülmüştür. Bu şartlardan birisi de tazminata konu davanın kesinleşmesi şartıdır. Gerçekten, 6110 Sayılı Kanun ile 2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’na eklenen 93/A maddesi uyarınca, hâkim ve savcıların bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar nedeniyle, Devlet aleyhine açılacak tazminat davası ancak dava konusu işlem, faaliyet veya kararın dayanağı olan; kamu davası sonucunda verilen hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılabilir.

Eldeki olayda, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında davacının adının terör örgütü üyesi olarak geçmesinin tazminat davasına konu edilmesi ve anılan davanın derdest olması nedeniyle, sözü geçen 2802 Sayılı Kanun’un 93/A maddesindeki dava şartının gerçekleşmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, madde metninden de anlaşılacağı üzere 93/A maddesi davanın tarafları için düzenlenmiş bir hükümdür. Davacı Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/275 esas sayılı dosyasında mağdur, müdahil ; sanık ya da şüpheli olarak yer almadığı gibi başka şekilde tanık gibi bir sıfatla da dinlenmemiştir. Bu nedenle davacı yönünden kararın kesinleşme şartı aranmamalıdır.

Görüşmeler sırasında bir kısım üyeler tarafından; Dava konusunu oluşturan işlemlere ilişkin Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/275-2012/159 sayılı dosyasının, halen temyiz incelemesinde bulunduğu ve derdest olduğu ancak, söz konusu dava sonucunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tazminat davası açılabileceği, bu nedenle Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından hükmün onanması gerektiği savunulmuş ise de 2802 Sayılı Kanunun 93/A maddesi düzenlemesi karşısında bu düşünce Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.

Açıklanan bu nedenlerle, ceza davasında taraf olmayan davacı yönünden dava şartının oluşmuş bulunduğu nazara alınarak, işin esasının incelenmesi gerekirken, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın; yukarıda açıklanan nedenle 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine,

6110 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 12. Maddesi ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’na eklenen 93/A-5 maddesi ve 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440.maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15.01.2014 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/1248, K. 2014/1, 15 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Cevap
  4. Gerekçe
  5. Hüküm
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/1248
Karar No
2014/1
Tarih
15 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/1249 K.2014/179
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/1250 K.2014/2024
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/1250 K.2014/1607
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/1252 K.2014/953
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/1252 K.2014/2025
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/1253 K.2014/153

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.