İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1288 K.2014/909

Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 09.11.2010 gün ve 2007/53 E.-2010/818 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Y.. A.. vekili…

Esas2013/1288Karar2014/909Tarih12 Kasım 2014Okuma7 dk · 1.351 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/1288 E., 2014/909 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2014
Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
20/03/2013
Numarası
2012/791 E-2013/136 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.351 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 09.11.2010 gün ve 2007/53 E.-2010/818 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Y.. A.. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin 13.03.2012 gün ve 2011/2773 E.-2012/1917 K. sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, müvekkili kooperatifin davalı Ş.. D.. ve arkadaşları tarafından kurulduğunu, arsa sahibi Yakup Ekşi ile düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, ortakların verdikleri aidatlarla inşaata başlandığını, Ş..

D..'nin, arsa sahibinden, sözleşmeden doğan haklarını devretmesi için muvafakatname aldığını, arsanın bir kısmını kooperatife devrederken bir kısmını önce uhdesinde bıraktığını, daha sonra kooperatif ile sözleşme yaptığını, buna göre arsa sahibinin alacağı daireler dışında kalan bağımsız bölümlerin müteahhit kooperatife ve hissesi oranında Ş..

D..’ye ait olmasının kararlaştırıldığını, yönetim kurulunca yetkilendirilen Şenol’un kat irtifakını kooperatif yerine kendi adına kurdurduğunu ve bir kısım akrabaları ile davalının da aralarında bulunduğu üçüncü kişilerle anlaşarak,

kooperatiften mal kaçırmak ve haksız kazanç sağlamak amacıyla toplam 55 daireyi genel kurul kararı olmadan muvazaalı olarak sattığını, dava konusu daireyi satın alan davalının kooperatife tek kuruş ödemediğini, kooperatife üye de olmadığını, davalının tapu kayıtlarına güvenerek bu daireyi satın aldığının söyleneyemeyeceğini, bağımsız bölümlerin kooperatif ortağı adına tahsisli olduğunu, tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek,

İstanbul, Kartal, 2.Bölge Samandıra köyü, Müderris sırtında bulunan 11 pafta, 1485 parsel sayılı taşınmaz üzerinde C Blokta bulunan 24 nolu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili kooperatif adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Ş.. D.., kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan haklarını kooperatife devrettiğini ancak tapuda işlem yapılmadığını, kat irtifakı kurulması sırasında hissesi nisbetinde bağımsız bölümleri kendi adına kaydettirdiğini, dava konusu taşınmazın esasen kooperatife ait olduğunu davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Diğer davalı Y.. A.. vekili, müvekkilinin davalı Ş.. D..'den dava konusu bağımsız bölümü satın aldığını ve iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunu, muvazaanın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu , ek rapor ve tüm dosya kapsamına göre, davalının taşınmazı satın alırken ödediği bedelin, dairenin değerinin çok altında olması nedeniyle tapu kaydından kuşkulanması gerektiği, satış bedelinin düşük olmasının tek başına muvazaaya delalet etmeyeceği ancak obektif kanıt niteliğinde olduğu, davalı kooperatifin tabelasının inşaat yerinde görülecek bir yerde mevcut olduğu, inşaatın bir kooperatif inşaatı olması nedeniyle tapu kaydının davalı Ş..

D..'ye ne şekilde geçtiğini davalının araştırmak zorunda olduğu, bu şekilde kendisine düşen özen görevini davalının yapmadığı ve iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle dava konusu E blok 2. Kat, 7 nolu dairenin davalı Y.. A.. adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Tasfiye Halinde Demirli Demirkent Konut Yapı Kooperatifi adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

Kararı, davalı Y.. A.. temyiz etmiştir.

Dava, borcun devralınması nedeniyle kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Taşınmazların aynına ilişkin davaların taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerektiği 6100 sayılı HMK’nun 12.maddesinde hüküm altına alınmıştır. Taşınmazın aynına ilişkin davaların taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılması hakkındaki bu yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin olup kesindir. Bu nedenle, mahkeme yetkili olup olmadığını kendiliğinden gözetmek zorundadır.

Somut olayda, davacının tescilini istediği taşınmazın İstanbul, Kartal ilçesi sınırları içerisinde bulunduğu ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’ndan kaynaklanmadığından, bu kanunun 17.maddesinin uygulama alanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davayı görmeye Kartal mahkemeleri yetkilidir. Mahkemece, yetkili olmadığı gözetilmeksizin davaya devamla işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne dair verilen hüküm, Özel Daire'ce yetki yönünden bozulmuş; Yerel Mahkemece, Kartal ilçesinin Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetki alanında olduğu gerekçesi ile ilk hükümde direnilmesine karar verilmiştir.

Direnme hükmünü, davalı Y.. A.. vekili temyiz etmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu'nun önüne gelen uyuşmazlık; eldeki tapu iptali ve tescil davasında Kadıköy Mahkemelerinin mi yoksa Kartal Mahkemelerinin mi yetkili olduğu noktasında toplanmaktadır.

Bu noktada, öncelikle hukukumuzda mahkemeler ve görevleri konusunda genel ve kısa bir açıklamanın yapılmasında yarar görülmüştür.

İlk derece (hüküm-bidayet) mahkemeleri, genel ve özel mahkemeler olarak ikiye ayrılır. Bakacakları davalar belirli kişi ve iş gruplarına göre sınırlandırılmayan, Kanun tersini öngörmedikçe Medeni Usul Hukuku alanındaki her türlü işe bakan mahkemelere genel mahkemeler denir. Hukukumuzda genel mahkemeler sulh ve asliye hukuk mahkemeleridir.

Buna karşılık, belirli kişiler arasında çıkan veya belirli türdeki uyuşmazlıkları çözmek üzere özel kanunlarla kurulan mahkemelere özel mahkemeler denir. Örneğin iş mahkemeleri, bu anlamda özel mahkemelerdir. Özel bir mahkemede görüleceğine ilişkin özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava, genel mahkemelerde görülür. İstisnai nitelikteki özel mahkemelerin hangi tür davalara bakacakları, özel kanunlarınca belirlenir.

Nitekim, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce asliye ticaret mahkemeleri, bulundukları yerdeki asliye hukuk mahkemesinin daireleri durumunda idiler ve yukarıdaki ayırım çerçevesinde özel değil, genel mahkemeler arasında yer almaktaydılar. Ancak 6102 sayılı TTK'nun 5/3.maddesi gereği asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüşmüş olup, bu durumda mahkemeler arasındaki uyuşmazlığa, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

Öte yandan 6102 sayılı TTK'nun geçici 9/1.maddesinde bu Kanunun göreve ilişkin hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda uygulanmayacağı düzenlendiğinden, eldeki davada mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 5.maddesinin uygulanması gerekmektedir.

Mülga 6762 sayılı TTK'nun 5.maddesi gereğince; ayrı bir (veya daha fazla) ticaret mahkemesi bulunan yerlerde, asliye hukuk ve ticaret mahkemeleri arasında görev değil, işbölümü ilişkisi mevcuttur. Esasen, bir yerdeki birden fazla asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki de bir iş bölümü ilişkisidir; ancak buradaki işbölümü ilişkisi, gerçekte bir iç ilişki niteliğindedir. Aynı şekilde, bir yerdeki birden fazla ticaret mahkemelerinin ve birden fazla sulh hukuk mahkemelerinin kendi aralarındaki ilişki de, gerçekte iç ilişki niteliği taşıyan bir işbölümü ilişkisidir.

Ancak, bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme; örneğin birden çok asliye hukuk mahkemesi arasındaki işbölümü ilişkisi (iç ilişki) ile, o yerdeki asliye hukuk ve ticaret mahkemeleri arasındaki işbölümü ilişkisi arasında iki önemli fark bulunmaktadır.

Birinci fark; ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki işbölümü, kaynağını kanundan almaktadır. Şöyle ki: Mülga 6762 sayılı TTK’nun 4.maddesinde ticari davalar sayılmış. 5.maddenin 1.fıkrasında aksine hüküm bulunmadıkça, müddeabbihe göre ticari davaların sulh veya asliye hukuk mahkemelerince de görüleceği açıklanmış.

2.fıkrada, ayrı ticaret mahkemesi bulunan yerlerde, asliye hukuk mahkemesinin görevinde olan ve 4.madde uyarınca ticari sayılan davalara ticaret mahkemesince bakılacağı belirtilmiş. 3.fıkrada ise, kural olarak iş sahası (işbölümü) itirazının taraflarca ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebileceği öngörülmüştür.

Kanunun düzenlediği bu işbölümüne göre, bir yerdeki ticaret mahkemesi kanunda belirtilmiş olan ticari davalara; asliye hukuk mahkemesi ise kanunda belirtilen diğer hukuk davalarına bakacaktır.

İkinci fark şudur: Birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan bir yerdeki asliye hukuk mahkemelerinden birinde görülmekte olan bir davada, tarafların, o davanın, aynı yerdeki başka bir asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği yönünde işbölümü itirazında bulunması mümkün olmadığı halde; o yerdeki asliye hukuk ve ticaret mahkemeleri yönünden böylesi bir işbölümü itirazının -örneğin, asliye hukuk mahkemesinde açılmış bir davayla ilgili olarak, oradaki ticaret mahkemesinin görevli bulunduğunun veya bunun tersinin- ileri sürülmesi mümkündür.

Açıkça görüleceği üzere, buraya kadar yapılan genel açıklamalar, aynı yargı çevresinde hem asliyle hukuk ve hem de asliye ticaret mahkemelerinin birlikte bulunduğu hallere ilişkin ve bu hallerle sınırlıdır.

Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;

Görülmekte olan dava Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben yazılan bir dava dilekçesiyle açılmış ve Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmeye başlanmıştır. Davalılar işbölümü itirazında bulunmamışlardır.

Öte yandan, İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin (Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin) yetki alanının Kartal ilçesini de kapsadığı konusunda da uyuşmazlık bulunmamaktadır. Buna göre İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi (Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi) ile Kartal Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki yetki değil iş bölümü ilişkisi olup, taraflarca işbölümü itirazı da yapılmadığından davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.

Hal böyle olunca Yerel Mahkemenin, Kartal ilçesinin İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi (Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi)'nin yetki alanında olduğuna ilişkin direnme kararı usul ve yasaya uygundur.

Ne var ki, Özel Daire'ce işin esasına yönelik diğer temyiz itirazları incelenmemiş olup, dosyanın temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daire'sine gönderilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkemenin yetkiye ilişkin direnmesi yerinde olduğundan, işin esasına yönelik davalı Y.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 23.HUKUK DAİRESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 12.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/1288, K. 2014/909, 12 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/1288
Karar No
2014/909
Tarih
12 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/1289 K.2014/12498
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1291 K.2014/865
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1292 K.2014/867
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/1293 K.2014/12160
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1295 K.2014/866
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1297 K.2014/908

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.