İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1315 K.2014/972

Taraflar arasındaki “kooperatif üyeliğinin tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda.

Esas2013/1315Karar2014/972Tarih26 Kasım 2014Okuma6 dk · 1.236 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/1315 E., 2014/972 K.·Esas No : 2013/23-1315

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Kasım 2014
Karar no
2014/972
Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
28/02/2013
Numarası
2013/16-2013/68
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.236 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki “kooperatif üyeliğinin tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda.

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen 09.02.2012 gün ve 2009/671 E., 2012/41 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 23.Hukuk Dairesi’nin 05.07.2012 gün ve 2012/2995 E., 2012/4661 K. sayılı ilamı ile önce onanmış daha sonra davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 13.12.2012 gün ve 2012/5429 E., 2012/7349 K. sayılı ilamı ile;(…Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı olan müvekkilinin ortaklığının davalı G..

K..'a, Gökhan'dan da davalı H.. Z..'a devredilmiş gibi işlem görerek müvekkilinin ortaklığının iptal edildiğini, müvekkilinin hisse devir tarihinde yurt dışında olduğunu, hissesini devir etmediğini, devir belgesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, şeklen gözüken devrin geçersiz olduğunu ileri sürerek, davalı Gökhan ve Halit'in davalı kooperatifteki üyeliklerinin iptali ile müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Gökhan ve diğer davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacıya ait hissenin davacı tarafından usulüne uygun genel vekaletname ile yetkilendirilen kardeşi Y.. A..gil'ce davacı tarafından hisse devri konusunda talimatlandırılmaksızın davalı G.. K..'a devredildiği, vekilin asilin zararına olacak şekilde hareket ettiğini davalıların bildiği hususunda delil bulunmadığı, Yasalarımızda vekilin özel yetkilendirmeyi gerektiren işlemleri arasında kooperatif ortaklığının devrinin bulunmadığı, bu durum karşısında davacının vekili marifetiyle davalı G.. K..'a yaptığı üyelik devrinin geçerli olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 05.07.2012 tarih ve 2995 E, 4661 K sayılı ilamıyla onanmıştır.

Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespiti ve davacının hissesinin devrine ilişkin kararların iptali istemlerine ilişkindir.

Davacının kooperatif üyeliğinin devri ile ilgili kooperatife verdiği 03.09.2008 tarihli dilekçenin, davacı kardeşi Y.. A..gil tarafından imzalandığı, imzanın davacıya vekaleten atıldığına dair bir şerh olmadığı, davacı ismi altına atıldığı; davalılardan kooperatifin ise bu dilekçeye dayalı olarak 03.09.2008 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacının üyeliğinin davalılardan G.. K..’a devrine karar verdiği sabittir.

Dosya içerisindeki 06.07.2007 tarihli vekaletname incelendiğinde, taşınmaz devri konusunda davacı tarafından vekile yetki verilmediği anlaşıldığından, davacının kooperatif hissesinin devrine ilişkin 03.09.2008 tarihli işlemler ve davalı kooperatif yönetim kurulu kararı ile davalılardan G.. K..’ın diğer davalı H.. Z..’a hisse devrine ilişkin, 21.10.2008 tarihli işlemler ve H.. Z..’ın hisseyi devralmasına ilişkin 30.10.2008 tarihli yönetim kurulu kararı geçersizdir.

Bu durumda, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddine kararı verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu gerekçeler ile bozulması gerekirken, onandığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.07.2012 tarih ve2012/2995 E, 2012/4661 K sayılı onama ilamı kaldırılarak, mahkeme kararının yukarıdaki gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir…)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Asıl ve birleşen dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemenin, asıl ve birleşen davanın reddine dair verdiği karar; Özel Daire'ce önce onanmış, daha sonra davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur. Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiştir.

Direnme kararını, davacı vekili temyiz etmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; 06.07.2007 tarihli vekaletname uyarınca kooperatif hissesinin devredilmesinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın daha iyi anlaşılabilmesi ve daha isabetli çözüme ulaşılabilmesi için öncelikle, vekâlet sözleşmesine ilişkin genel açıklamalar yapılmasında fayda görülmüştür.

Borç ilişkisini kuran en önemli kaynak sözleşmedir. Her sözleşme, taraflar arasında bir hukuki ilişki meydana getirir, bu ilişkiye “sözleşmeye dayalı=akdi ilişki” denir.

Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan “Vekâlet Sözleşmesi”, üyeliğin devri tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)’nun 386/1 maddesinde,“Vekâlet, bir akittir ki, onunla vekil, mukavele dairesinde kendisine tahmil olunan işin idaresini veya takabbül eylediği hizmetin ifasını iltizam eyler.” şeklinde tanımlanmıştır.

Vekil, vekâlet sözleşmesi gereği başkası adına işler yapmakla yetkilendirilmiş olan kişidir. Vekil bu açıdan bakıldığında, bir avukat, doktor, bankacı, mimar, bir taşınmazı vekâleten satın alan veya satan kimse vb. olabilmektedir.

Bu tanımlamadan vekâlet sözleşmesinin unsurları: vekilin, bir iş görme borcunu üstlenmesi; iş görme borcunun, başkasının menfaatine yapılması; iş görme borcunun, müvekkilin iradesine uygun olarak yerine getirilmesi; vekilin, edim sonucunu değil, edim fiilini üstlenmesi; vekilin, iş görme borcunu yerine getirirken bağımsız hareket etmesi; ücret (ki bu unsur zorunlu değildir) biçiminde sıralanabilir.

Vekâlet sözleşmesi kural olarak BK’nun 11. maddesinin, 1. fıkrası hükmü gereğince hiçbir şekle bağlı değildir. Yazılı olabileceği gibi, sözlü de yapılabilir. Hatta BK’nun 6. maddesi hükmü uyarınca vekâlet örtülü olarak (zımnen) verilebileceği gibi zımni kabulle de oluşabilir.

Vekâlet Sözleşmesi, bir iş görme sözleşmesi olduğundan tipik edim bir işin görülmesi veya bir hizmetin yerine getirilmesidir. Vekâlet Sözleşmesi eksik iki tarafa borç yükleyen bir akittir. Çünkü vekil, bir edimi ifa borcu altına girmekte ve fakat müvekkil ancak bazı durumların varlığı halinde borç altına girmektedir (BK. m.386/3).

Kural olarak vekâlet sözleşmesinin kapsamı, Borçlar Hukukumuzun genel hükümlerine ve genel ilkelere bağlı olarak tarafların rızalarına göre belirlenir. Ancak, şahsa sıkı sıkıya bağlı hakların vekâlet sözleşmesinin konusunu oluşturması hukuken olanaklı değildir. Sözleşme özgürlüğü ilkesi gereği bu emredici kural dışında kalan her konuda vekâlet sözleşmesi yapılabilir. Eğer, tarafların iradeleri sözleşmenin kapsamının belirlenmesi konusunda yol gösterici değil ise veya sözleşmede bu hususa değinilmemiş ise BK.m.388/1’in düzenlemesine göre sözleşmenin kapsamı sözleşmenin ilişkin olduğu (taalluk eylediği) işin niteliğine göre belirlenecektir.

Vekile verilen yetki hukuk düzeninin elverdiği ölçüde tüm hukukî işlemleri yapmak yetkisi veriyor ise genel temsil yetkisinden, belirli bir veya birkaç hukukî işlemle sınırlı kalmak üzere yetki verilmişse özel temsil yetkisinden söz edilir.

Temsil yetkisi bir süre ile sınırlı olarak verilmişse yani belirli bir süre içinde kullanılması ve bu sürenin bitimi ile yetkinin de son bulması isteniyor ise süreli temsil yetkisi mevcuttur. Oysa bir süre sınırı konulmaksızın da temsil yetkisi verilebilir. İşte bu biçimde verilen temsil yetkisinin bir süre ile sınırlandırılmaksızın her zaman kullanılabilmesi imkânı vekile tanınmış ise süresiz temsil yetkisinden söz edilir.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:

Davacı, davalı kooperatifin üyesi olup, vekalet verdiği Y.. A..gil, 03.09.2008 tarihli dilekçe ile davacının üyeliğini davalı G.. K..’a devretmiş, bu dilekçeye dayalı olarak 03.09.2008 tarihli yönetim kurulu kararı ile G.. K..’ın üyeliğinin kabulüne karar verilmiştir. Daha sonra G.. K.. da 21.10.2008 tarihli dilekçe ile devraldığı hisseyi diğer davalı H.. Z..’a devretmiş ve bu dilekçeye dayalı olarak 30.10.2008 tarihli yönetim kurulu kararı ile H.. Z..’ın üyeliğinin kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içerisindeki Konya 8. Noterliği’nin 06/07/2007 tarih 15914 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki vekaletnamesi ile davacı tarafından Y.. A..gil'e taşınmaz mal satın alması, bankalarda işlem yapması, motorlu taşıt satın alması ve satması konularında yetki verilmiş bulunmaktadır. Adı geçen vekaletnamede vekilin yapacağı hukuki işlemler sayılmak suretiyle sınırlandırılmış olup, bu haliyle vekile özel temsil yetkisi verildiği anlaşılmaktadır. Vekaletname ile kooperatif üyeliğinin devri konusunda yetki verilmemiş olduğundan bu durumda, vekilin kooperatif üyeliğinin devrine ilişkin yetkisi bulunduğundan söz edilmesi mümkün değildir.

Hal böyle olunca, vekilin kooperatif hissesinin devrine ilişkin 03.09.2008 tarihli işlemleri ve 03.09.2008 tarihli kooperatif yönetim kurulu kararı ile G.. K..’ın H.. Z..’a hisse devrine ilişkin 21.10.2008 tarihli işlemleri ve 30.10.2008 tarihli yönetim kurulu kararı geçersiz olduğundan, yerel mahkemece Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 26.11.2014 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/1315, K. 2014/972, 26 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/1315
Karar No
2014/972
Tarih
26 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/1318 K.2014/20122
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/1319 K.2014/20123
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1319 K.2014/927
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/1320 K.2014/20708
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/1321 K.2014/20630
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1321 K.2014/939

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.