İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/143 K.2013/1483

Hukuk Genel Kurulu 2013/6-143 E. , 2013/1483 K.

Esas2013/143Karar2013/1483Tarih23 Ekim 2013Okuma11 dk · 2.229 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/143
Karar No
2013/1483
Karar tarihi
23 Ekim 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.229 kelime·11 dk okuma·17 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2013/6-143 E. , 2013/1483 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Nazilli Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 03/05/2011

NUMARASI

2010/1591 E-2011/809 K.

Taraflar arasındaki “ortaklığın giderilmesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Nazilli Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.02.2009 gün ve 2006/174 E.- 2009/248 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Y. Y.vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 21.09.2010 gün ve 2010/8270-9581 sayılı ilamı ile; (...Uyuşmazlık on adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece bir adet taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilirken diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüyle taşınmazların satılarak ortaklıklarının giderilmesine karar verilmiş hüküm davalılardan Y. Y. tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili dava konusu ettiği taşınmazların satılarak ortaklıklarının giderilmesini istemiş, bir kısım davalılar ise dava konusu taşınmazların taraflar arasında rıza-i taksimle paylaşıldığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava konusu taşınmazlar tapuda tarafların miras bırakanı F. Y. adına kayıtlıdır. Mahkemece satışına karar verilen taşınmazlardan altı adedinde miras bırakan F.

Y.tek başına malikken üç adet taşınmazda ise üçüncü kişilerle paylı olarak maliktir. Tarafların miras bırakanı F. Y.'ın ölümünden sonra 02.04.2007 tarihinde F.Y.'ın tüm mirasçıları bir araya gelerek rıza-i taksim ve sulh anlaşması düzenlemişler ve kendilerine intikal eden taşınmazları paylaşmışlardır.

Dava konusu taşınmazlar taraflar arasında elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan mirasçılar arasında düzenlenen rıza-i taksim sözleşmesi geçerli olup tapuda infazının sağlanması taraflara aittir. Bu nedenle mahkemece açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDENLER

Davacılar vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, on adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, müvekkilleri ve davalıların muris F. Y.’ın mirasçıları olduğunu, muristen kalma N.E. Köyü ... .. parsel, .. ada, .. ve .. parsel, .. ada, ... ve .. parsel, Ş.. Köyü .. ada, .. parsel, B.. Köyü ..ve ... parseller ile N.. Y. . ada, . parsellerde kayıtlı taşınmazların aynen taksimi mümkün olmaz ise satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Bazı davalılar, dava konusu taşınmazların taraflar arasında rıza-i taksimle paylaşıldığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Yerel Mahkeme; “Davanın kısmen kabulüne” karar vermiştir.

Davalılardan Y. Y.’ın temyizi üzerine Özel Daire; dava konusu edilen taşınmazların, murisin ölümünden sonra mirasçıları arasında 02.04.2007 tarihli rıza-i taksim ve sulh anlaşması düzenlediğinden davanın tümden reddi gerektiğine işaretle karar bozulmuştur.

Yerel Mahkeme; bozma ilamında geçen taksim sözleşmesinin incelenmesinde Ş.. K. . ada .. parselin taksim dışı bırakıldığı gerekçesi ile bahsedilen parsel yönünden direnme kararı verilmiş, diğer parseller yönünden bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü davacılar vekili temyize getirmektedir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; Muris F.Y. mirasçıları arasında 02.04.2007 tarihinde düzenlenen rıza-i taksim ve sulh anlaşması başlıklı belgenin dava konusu edilen Şimşelli Köyü, 119 ada, 18 parsel sayılı taşınmazı da kapsayıp kapsamadığı; buradan varılacak sonuca göre bu parsel yönünden ne şekilde karar verilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.

1-Dava konusu edilen Ş. K. .. ada, .. parsel yönünden;

Muris F.Y. mirasçılarının 02.04.2007 tarihinde “Rızai Taksim ve Sulh Sözleşmesi” başlıklı belgeyi düzenledikleri dosyada bulunan belgeden açıkça anlaşılmaktadır. Esasen bu husus Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında ihtilaf konusu da değildir. Anılan belgenin 1.maddesinde taraflar, “Paylaşılması ve anlaşılması mümkün olmayan N. Ş.K. . ada, 18 parselde kayıtlı 7.097.06 m2 miktarlı kestanelik yönünden ortaklığında giderilmesi davası devam edecek, satış parası mirasçılar arasında miras paylarına göre paylaşılacaktır.” hükmüne yer verilmiş olup, bu hüküm ile tarafların 18 nolu parseli paylaşım dışı bıraktıkları açıkça anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, mahkemenin dava konusu parsel hakkında taksim sözleşmesi gereğince ret kararı vermeyip esastan karar vermesine ilişkin direnme kararı yerindedir.

Ne var ki, Özel Dairece işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmemiştir. Bu hususlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Dairesine gönderilmelidir.

2-Ret kararı verilen diğer parsellere ilişkin temyize gelince;

Yerel mahkemece, Özel Daire’nin bozma ilamına uyularak, diğer parseller yönünden muris Fadime Yıldırım mirasçıları arasında taksim sözleşmesi bulunması nedeniyle ret kararı verilmiş, bozma ilamı doğrultusunda yeni bir hüküm kurulmuştur. Mahkemenin yeni hükmü davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece verilen yeni hükme karşı temyiz itirazlarını inceleme görevi Hukuk Genel Kuruluna ait olmayıp, Özel Dairece yerine getirilmesi gerekmektedir.

Yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Dairesine gönderilmelidir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle DİRENME KARARI UYGUN OLUP, 18 nolu parsel yönünden işin esasına yönelik temyiz itirazları ile, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer parseller yönünden, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 6.HUKUK DAİRESİNE gönderilmesine, 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440.maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

MAHKEMESİ

Nazilli Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 03/05/2011

NUMARASI

2010/1591 E-2011/809 K.

Taraflar arasındaki “ortaklığın giderilmesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Nazilli Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.02.2009 gün ve 2006/174 E.- 2009/248 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Y. Y.vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 21.09.2010 gün ve 2010/8270-9581 sayılı ilamı ile; (...Uyuşmazlık on adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece bir adet taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilirken diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüyle taşınmazların satılarak ortaklıklarının giderilmesine karar verilmiş hüküm davalılardan Y. Y. tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili dava konusu ettiği taşınmazların satılarak ortaklıklarının giderilmesini istemiş, bir kısım davalılar ise dava konusu taşınmazların taraflar arasında rıza-i taksimle paylaşıldığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava konusu taşınmazlar tapuda tarafların miras bırakanı F. Y. adına kayıtlıdır. Mahkemece satışına karar verilen taşınmazlardan altı adedinde miras bırakan F.

Y.tek başına malikken üç adet taşınmazda ise üçüncü kişilerle paylı olarak maliktir. Tarafların miras bırakanı F. Y.'ın ölümünden sonra 02.04.2007 tarihinde F.Y.'ın tüm mirasçıları bir araya gelerek rıza-i taksim ve sulh anlaşması düzenlemişler ve kendilerine intikal eden taşınmazları paylaşmışlardır.

Dava konusu taşınmazlar taraflar arasında elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan mirasçılar arasında düzenlenen rıza-i taksim sözleşmesi geçerli olup tapuda infazının sağlanması taraflara aittir. Bu nedenle mahkemece açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDENLER

Davacılar vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, on adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, müvekkilleri ve davalıların muris F. Y.’ın mirasçıları olduğunu, muristen kalma N.E. Köyü ... .. parsel, .. ada, .. ve .. parsel, .. ada, ... ve .. parsel, Ş.. Köyü .. ada, .. parsel, B.. Köyü ..ve ... parseller ile N.. Y. . ada, . parsellerde kayıtlı taşınmazların aynen taksimi mümkün olmaz ise satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Bazı davalılar, dava konusu taşınmazların taraflar arasında rıza-i taksimle paylaşıldığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Yerel Mahkeme; “Davanın kısmen kabulüne” karar vermiştir.

Davalılardan Y. Y.’ın temyizi üzerine Özel Daire; dava konusu edilen taşınmazların, murisin ölümünden sonra mirasçıları arasında 02.04.2007 tarihli rıza-i taksim ve sulh anlaşması düzenlediğinden davanın tümden reddi gerektiğine işaretle karar bozulmuştur.

Yerel Mahkeme; bozma ilamında geçen taksim sözleşmesinin incelenmesinde Ş.. K. . ada .. parselin taksim dışı bırakıldığı gerekçesi ile bahsedilen parsel yönünden direnme kararı verilmiş, diğer parseller yönünden bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü davacılar vekili temyize getirmektedir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; Muris F.Y. mirasçıları arasında 02.04.2007 tarihinde düzenlenen rıza-i taksim ve sulh anlaşması başlıklı belgenin dava konusu edilen Şimşelli Köyü, 119 ada, 18 parsel sayılı taşınmazı da kapsayıp kapsamadığı; buradan varılacak sonuca göre bu parsel yönünden ne şekilde karar verilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.

1-Dava konusu edilen Ş. K. .. ada, .. parsel yönünden;

Muris F.Y. mirasçılarının 02.04.2007 tarihinde “Rızai Taksim ve Sulh Sözleşmesi” başlıklı belgeyi düzenledikleri dosyada bulunan belgeden açıkça anlaşılmaktadır. Esasen bu husus Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında ihtilaf konusu da değildir. Anılan belgenin 1.maddesinde taraflar, “Paylaşılması ve anlaşılması mümkün olmayan N. Ş.K. . ada, 18 parselde kayıtlı 7.097.06 m2 miktarlı kestanelik yönünden ortaklığında giderilmesi davası devam edecek, satış parası mirasçılar arasında miras paylarına göre paylaşılacaktır.” hükmüne yer verilmiş olup, bu hüküm ile tarafların 18 nolu parseli paylaşım dışı bıraktıkları açıkça anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, mahkemenin dava konusu parsel hakkında taksim sözleşmesi gereğince ret kararı vermeyip esastan karar vermesine ilişkin direnme kararı yerindedir.

Ne var ki, Özel Dairece işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmemiştir. Bu hususlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Dairesine gönderilmelidir.

2-Ret kararı verilen diğer parsellere ilişkin temyize gelince;

Yerel mahkemece, Özel Daire’nin bozma ilamına uyularak, diğer parseller yönünden muris Fadime Yıldırım mirasçıları arasında taksim sözleşmesi bulunması nedeniyle ret kararı verilmiş, bozma ilamı doğrultusunda yeni bir hüküm kurulmuştur. Mahkemenin yeni hükmü davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece verilen yeni hükme karşı temyiz itirazlarını inceleme görevi Hukuk Genel Kuruluna ait olmayıp, Özel Dairece yerine getirilmesi gerekmektedir.

Yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Dairesine gönderilmelidir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle DİRENME KARARI UYGUN OLUP, 18 nolu parsel yönünden işin esasına yönelik temyiz itirazları ile, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer parseller yönünden, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 6.HUKUK DAİRESİNE gönderilmesine, 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440.maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

MAHKEMESİ

Nazilli Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 03/05/2011

NUMARASI

2010/1591 E-2011/809 K.

Taraflar arasındaki “ortaklığın giderilmesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Nazilli Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.02.2009 gün ve 2006/174 E.- 2009/248 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Y. Y.vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 21.09.2010 gün ve 2010/8270-9581 sayılı ilamı ile; (...Uyuşmazlık on adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece bir adet taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilirken diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüyle taşınmazların satılarak ortaklıklarının giderilmesine karar verilmiş hüküm davalılardan Y. Y. tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili dava konusu ettiği taşınmazların satılarak ortaklıklarının giderilmesini istemiş, bir kısım davalılar ise dava konusu taşınmazların taraflar arasında rıza-i taksimle paylaşıldığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava konusu taşınmazlar tapuda tarafların miras bırakanı F. Y. adına kayıtlıdır. Mahkemece satışına karar verilen taşınmazlardan altı adedinde miras bırakan F.

Y.tek başına malikken üç adet taşınmazda ise üçüncü kişilerle paylı olarak maliktir. Tarafların miras bırakanı F. Y.'ın ölümünden sonra 02.04.2007 tarihinde F.Y.'ın tüm mirasçıları bir araya gelerek rıza-i taksim ve sulh anlaşması düzenlemişler ve kendilerine intikal eden taşınmazları paylaşmışlardır.

Dava konusu taşınmazlar taraflar arasında elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan mirasçılar arasında düzenlenen rıza-i taksim sözleşmesi geçerli olup tapuda infazının sağlanması taraflara aittir. Bu nedenle mahkemece açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDENLER

Davacılar vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, on adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, müvekkilleri ve davalıların muris F. Y.’ın mirasçıları olduğunu, muristen kalma N.E. Köyü ... .. parsel, .. ada, .. ve .. parsel, .. ada, ... ve .. parsel, Ş.. Köyü .. ada, .. parsel, B.. Köyü ..ve ... parseller ile N.. Y. . ada, . parsellerde kayıtlı taşınmazların aynen taksimi mümkün olmaz ise satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Bazı davalılar, dava konusu taşınmazların taraflar arasında rıza-i taksimle paylaşıldığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Yerel Mahkeme; “Davanın kısmen kabulüne” karar vermiştir.

Davalılardan Y. Y.’ın temyizi üzerine Özel Daire; dava konusu edilen taşınmazların, murisin ölümünden sonra mirasçıları arasında 02.04.2007 tarihli rıza-i taksim ve sulh anlaşması düzenlediğinden davanın tümden reddi gerektiğine işaretle karar bozulmuştur.

Yerel Mahkeme; bozma ilamında geçen taksim sözleşmesinin incelenmesinde Ş.. K. . ada .. parselin taksim dışı bırakıldığı gerekçesi ile bahsedilen parsel yönünden direnme kararı verilmiş, diğer parseller yönünden bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü davacılar vekili temyize getirmektedir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; Muris F.Y. mirasçıları arasında 02.04.2007 tarihinde düzenlenen rıza-i taksim ve sulh anlaşması başlıklı belgenin dava konusu edilen Şimşelli Köyü, 119 ada, 18 parsel sayılı taşınmazı da kapsayıp kapsamadığı; buradan varılacak sonuca göre bu parsel yönünden ne şekilde karar verilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.

1-Dava konusu edilen Ş. K. .. ada, .. parsel yönünden;

Muris F.Y. mirasçılarının 02.04.2007 tarihinde “Rızai Taksim ve Sulh Sözleşmesi” başlıklı belgeyi düzenledikleri dosyada bulunan belgeden açıkça anlaşılmaktadır. Esasen bu husus Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında ihtilaf konusu da değildir. Anılan belgenin 1.maddesinde taraflar, “Paylaşılması ve anlaşılması mümkün olmayan N. Ş.K. . ada, 18 parselde kayıtlı 7.097.06 m2 miktarlı kestanelik yönünden ortaklığında giderilmesi davası devam edecek, satış parası mirasçılar arasında miras paylarına göre paylaşılacaktır.” hükmüne yer verilmiş olup, bu hüküm ile tarafların 18 nolu parseli paylaşım dışı bıraktıkları açıkça anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, mahkemenin dava konusu parsel hakkında taksim sözleşmesi gereğince ret kararı vermeyip esastan karar vermesine ilişkin direnme kararı yerindedir.

Ne var ki, Özel Dairece işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmemiştir. Bu hususlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Dairesine gönderilmelidir.

2-Ret kararı verilen diğer parsellere ilişkin temyize gelince;

Yerel mahkemece, Özel Daire’nin bozma ilamına uyularak, diğer parseller yönünden muris Fadime Yıldırım mirasçıları arasında taksim sözleşmesi bulunması nedeniyle ret kararı verilmiş, bozma ilamı doğrultusunda yeni bir hüküm kurulmuştur. Mahkemenin yeni hükmü davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece verilen yeni hükme karşı temyiz itirazlarını inceleme görevi Hukuk Genel Kuruluna ait olmayıp, Özel Dairece yerine getirilmesi gerekmektedir.

Yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Dairesine gönderilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle DİRENME KARARI UYGUN OLUP, 18 nolu parsel yönünden işin esasına yönelik temyiz itirazları ile, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer parseller yönünden, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 6.HUKUK DAİRESİNE gönderilmesine, 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440.maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/143, K. 2013/1483, 23 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 03/05/2011
  5. Numarası
  6. Temyiz Edenler
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç
  9. Mahkemesi
  10. Tarihi : 03/05/2011
  11. Numarası
  12. Temyiz Edenler
  13. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  14. Sonuç
  15. Mahkemesi
  16. Tarihi : 03/05/2011
  17. Numarası
  18. Temyiz Edenler
  19. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/143
Karar No
2013/1483
Tarih
23 Ekim 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2013/145 K.2013/151
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/146 K.2013/18017
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2013/146 K.2013/152
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/147 K.2013/17387
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2013/147 K.2013/153
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/148 K.2013/22274

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.