İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1527 K.2015/1004

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 440

Esas2013/1527Karar2015/1004Tarih11 Mart 2015Okuma5 dk · 1.008 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/1527 E., 2015/1004 K.·Manevi Tazminat Davası Kişilik Haklarına Saldırı Eleştiri Sınırları Meclis Araştırması

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Mart 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.008 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 440

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 441

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 442

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 03.03.2011 gün ve 2010/417 E., 2011/105 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12.06.2012 gün ve 2011/7955 E., 2012/10281 K. sayılı ilamı ile önce oyçokluğuyla onanmış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 17.12.2012 gün ve 2012/15641 E., 2012/19421 K sayılı ilamı ile.;

(...Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizce onanmış, davacı İ.. Ş.. vekilinin karar düzeltme istemi üzerine dosya yeniden ele alınıp incelenmiştir.

Davacı, TBMM'de yaptığı konuşmasında davalının, elinde TRT ile ilgili yolsuzluk belgeleri bulunduğu, binden fazla kişinin işten çıkarılarak akraba ve hemşehrilerini işe aldığı, yayın bedeli hakkının haksız yere kullanıldığı, TRT'nin PKK'yı aklama çabası içerisine girdiği, işverenlerin ve cemaatlerin lehine yayın yapıldığı yönünde haksız ve gerçeğe aykırı ithamları ile kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu ileri sürerek uğradığı manevi zararın davalıya ödetilmesini istemiştir.

Davalılar ise, davanın reddini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, davalının açıklamalarının eleştiri niteliğinde olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davalının konuşmasında "TRT gerçek anlamda kamu hizmeti yapacaksa önce bu genel müdürden kurtulmalıdır... TRT'nin bütçesi 1,2 milyar lira. İ.. Ş..'in sülalesinin kontrolündedir. Burası....yani bu kadar bütçe sayın genel müdürün sülalesine emanet edilmiştir. TRT tarihinde ilkler yaşanıyor. Cumhuriyet tarihinde ilk kez TRT, PKK'yı aklama çabasına girdi..." biçiminde doğruluğunu kanıtlayamadığı nitelemelerle eleştiri sınırını aşarak TRT Genel Müdürü olan davacının kişilik haklarına saldırmıştır. Somut olaya uygun düşecek miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerekir.

Açıklanan nedenlerle, yerel mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından, davacı İ.. Ş.. vekilinin karar düzeltme istemi HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli ve Dairemizin onama kararı kaldırılmalıdır...)

gerekçesiyle oyçokluğuyla bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece, davanın reddine dair verilen hüküm, Özel Dairece önce onanmış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine yukarıda başlık bölümünde yer alan gerekçe ile bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, davalının milletvekili olarak hükümet tarafından atanan ve görev yapan bürokratları eleştirmesinin hak ve ödevleri arasında bulunduğu, davacının da TRT Genel Müdürü olarak icraatlarının eleştirilmesini demokratik toplumlarda olduğu gibi hoşgörü ile karşılaması gerektiği gerekçesiyle ilk hükümde direnilmesine karar verilmiştir.

Direnme hükmünü, davacı vekili temyiz etmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulunun önüne gelen uyuşmazlık; davalının, 08.07.2010 tarihinde T.B.M.M.’de yaptığı konuşma ve 14.07.2010 tarihli basın açıklaması ile davacının kişilik haklarına saldırıda bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için “Meclis araştırması” kavramı üzerinde durulması gerekmektedir.

Meclis araştırması, "Meclisin, belli bir konuda bilgi edinmek için, milletvekillerinden oluşturduğu bir komisyon tarafından yapılan incelemedir". Anayasa çerçevesinde, her konuda karar almaya yetkili olan TBMM, herhangi bir konuda hükümet ya da başka kaynaklardan bilgi edinmek yerine, bu bilgiler bizzat ve yerinde edinme yoluna da gidebilir. Bunu, parlamentoların işlevleri gereği doğal hakkı olarak kabul etmek gerekir. Burada, "belli bir konuda" ifadesiyle, meclis araştırmasının kişilere yönelik değil; nesnel olaylara, kurumlara ya da makamlara ilişkin olabileceği vurgulanmıştır. Meclis araştırması kurumuna Anayasada bu amaçla yer verilmiştir (Ana. m. 98).

Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğüne göre, meclis araştırması, hükümet, siyasi parti grupları veya en az yirmi milletvekili tarafından Meclis Başkanlığına verilecek bir önerge ile istenebilir. Meclis araştırmasının açılıp açılmamasına Meclis Genel Kurulu karar verir. Meclis, meclis araştırması açılmasına karar verdiği takdirde, bu araştırmayı yürütecek olan bir komisyon oluşturur.

Meclis Araştırma Komisyonu, kamu kurum ve kuruluşlarından bilgi alır, inceleme yapar, gerek görürse uzmanların bilgisine de başvurabilir. Devlet sırları ile ticari sırlar meclis araştırmasının kapsamı dışında kalır (İç Tüz. m.105).

Meclis Araştırma Komisyonu inceleme faaliyetlerini bitirdiğinde, bunu bir rapor halinde Meclise sunar. Bu rapor hakkında Genel Kurulda genel görüşme açılır (İç Tüz.m. 104). Ancak, görüşme sonunda herhangi bir karar alınması ve siyasi veya cezai ya da hukuki sorumluluk söz konusu değildir. Fakat, araştırmada elde edilen veri ya da bulgulara dayanarak, hükümet ya da bir bakan hakkında gensoru önergesi verilebilir veya meclis soruşturması açılabilir ya da kusurlu görülen kamu görevlileri için yetkili mercilere suç duyurusunda bulunulabilir. Raporda kanuna ya da hukuka aykırılık yönünde iddia ya da tespitler varsa bu yetkili makamlar için bir ihbar niteliğine dönüşebilir. Bunlar, Meclis araştırması sonrası elde edilen verilere göre işletilebilecek olan ayrı mekanizmalardır.

Meclis araştırması, sadece Meclise belli konularda bizzat inceleme yaparak bilgi edinme ve aydınlanma imkanı sağlar. Kuşkusuz, bu bilgiler TBMM'yi yeni bir kanun yapmaya ya da mevcut kanunlarda değişikliğe doğru da yönlendirebilir. Yayımlanarak o konuda kamuoyu da bilgilendirilebilir. (Tanör, Bülent/ Yüzbaşıoglu, Necmi: 1982 Anayasasına Göre Türk Anayasa Hukuku, Beta, 11. Baskı - Mart 2012, İstanbul, s.310).

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalının, 08.07.2010 tarihinde T.B.M.M.’de yaptığı konuşma ve 14.07.2010 tarihli basın açıklaması ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu ileri sürülmektedir. Davalı ise dava konusu konuşma ve basın açıklamasının, TRT hakkında meclis araştırması yapılması için meclisi bilgilendirmek amacıyla yapıldığını belirtmektedir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının konuşması ve basın açıklaması bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı, kamu kurumu olan TRT hakkında meclis araştırması yapılmasını sağlamak için Meclisi bilgilendirmek amacıyla yapıldığı ve eleştiri sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır.

Görüşmeler sırasında bir kısım üyeler dava konusu yazıda ve basın açıklamasında kullanılan ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğundan bahisle Yerel Mahkeme direnme kararının bozulması yönünde görüş beyan etmiş iseler de, bu görüş yukarıda belirtilen nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

Bu durumda yerel mahkemece; dava konusu konuşma ve basın açıklamasının TRT'nin işlem ve faaliyetlerine dair milletvekili olarak kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla, eleştiri sınırları içerisinde kalan açıklamalardan ibaret olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

O halde, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.03.2015 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/1527, K. 2015/1004, 11 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/1527
Karar No
2015/1004
Tarih
11 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/1528 K.2015/27877
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1529 K.2015/884
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1533 K.2015/1099
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/1537 K.2015/2408
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1539 K.2015/1007
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/1541 K.2015/23115

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.