İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1595 K.2014/1076

Taraflar arasındaki “tahliye” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eskişehir 3.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 22.12.2011 gün ve 2011/1788 E.-2011/1830 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,…

Esas2013/1595Karar2014/1076Tarih24 Aralık 2014Okuma3 dk · 684 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/1595 E., 2014/1076 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Aralık 2014
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

684 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “tahliye” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eskişehir 3.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 22.12.2011 gün ve 2011/1788 E.-2011/1830 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 29.03.2012 gün ve 2012/1790 E., 2012/4994 K. sayılı ilamı ile;

(...Dava, BK.262.maddesine göre açılan feshi ihbar nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş olup, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının arsa niteliğindeki kiralananda yaklaşık on yıldan fazla bir zamandan beri kiracı olduğunu, BK. 262 ve devamı maddeleri gereğince süresinde feshi ihbarda bulunduklarını belirterek davalının taşınmazdan tahliyesini istemiştir. Davalı ise, tahliye isteme süresi ve prosedürüne uyulmadığından bahisle, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının kira sözleşmesinin başlangıç tarihini tespit edemediğini, bu durumda kira sözleşmesinin başlangıcının belli olmadığı, ihtarnamenin geçerli sayılamayacağı, davanın süresinde açılıp açılmadığının tesbitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Borçlar Kanununa tabi süresiz sözleşmelerde feshi ihbar süresi bu kanunun 262.maddesi hükmüne göre belirlenir. Anılan madde hükmü gereğince süresiz sözleşmelerde 6 (altı) aylık dönem için 3 (üç) ay önceden kiracıya feshi ihbar tebliğ ettirilmesi ve o dönem sonunda tahliye davası açılması gerekir. Altı aylık dönemin birinde tebliğ ettirilen feshi ihbar ancak bu dönem sonunda dava açma hakkı verir. Bu feshi ihbar sonraki dönem için kullanılamaz. Borçlar Kanununun kapsamına giren yerlerin tahliyesi için feshi ihbar yeterli olup, başka bir sebep aramaya gerek yoktur.

Olayımıza gelince; taraflar arasında sözlü kira sözleşmesi olduğuna ilişkin uyuşmazlık yoktur. Kiralanan taşınmazın keşifte belirlenen hakim vasfına göre üstü örtülü nitelikte olmadığı ve kömür satış faaliyeti için kullanıldığı tespit edildiğinden Borçlar Kanunu'nun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Taraflardan her biri B.K. 262.maddesindeki sürelerden yararlanarak ihbar suretiyle sözleşmeyi feshedebilir. BK.

262.maddesine göre davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacı, kira sözleşmesinin başlangıç tarihini ve süresini kanıtlamakla yükümlüdür.

Mahkemece bu hususun davacı ve davalıdan sorularak tesbiti,davacının bildirdiği tarihlere davalının karşı çıkması halinde bu konudaki uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri bütün deliller toplanarak çözüme kavuşturulmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, mülga 818 sayılı BK.262.maddesine göre açılan feshi ihbar nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalının arsa niteliğindeki kiralananda yaklaşık on yıldan fazla bir zamandan beri kiracı olduğunu, BK. 262 ve devamı maddeleri gereğince süresinde feshi ihbarda bulunduklarını belirterek davalının taşınmazdan tahliyesini istemiştir.

Davalı, tahliye isteme süresi ve prosedürüne uyulmadığından bahisle, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, “davacının kira sözleşmesinin başlangıç tarihini tespit edemediğini, bu durumda kira sözleşmesinin başlangıcının belli olmadığı, ihtarnamenin geçerli sayılamayacağı, davanın süresinde açılıp açılmadığının tesbitinin mümkün olmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından temyizi üzerine; Özel Dairece, metni yukarıda aynen yazılı gerekçeler ile karar bozulmuştur.

Mahkemece, önceki gerekçeler genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararını, davacı vekili temyize getirmektedir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; kira sözleşmesinin başlangıcının ve süresinin kanıtlanması için mahkemece yapılan araştırmanın yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Somut olayda, taraflar arasında sözlü kira sözleşmesi olduğuna ilişkin uyuşmazlık yoktur. Kiralanan taşınmazın keşifte belirlenen hakim vasfına göre üstü örtülü nitelikte olmadığı ve kömür satış faaliyeti için kullanıldığı tespit edildiğinden Borçlar Kanunu'nun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 262.maddesindeki sürelerden yararlanarak ihbar suretiyle sözleşmeyi feshedebilir.

BK.nun 262.maddesine göre davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacı, kira sözleşmesinin başlangıç tarihini ve süresini kanıtlamakla yükümlüdür.

Eldeki davada, mahkemece davacı vekiline, 16.08.2011, 22.11.2011 ve 22.12.2011 tarihli duruşmalarda imkan ve kesin süre verilmiş ancak, davacı vekili, kira sözleşmesinin başlangıcını kanıtlayamadıklarını ve bu konuda herhangi bir delil sunamayacaklarını bildirmiştir.

Hal böyle olunca, yerel mahkemenin yazılı şekilde karar vermesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, usul ve yasaya uygun direnme kararının onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan gerekçeyle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan direnme kararının ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.12.2014 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/1595, K. 2014/1076, 24 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/1595
Karar No
2014/1076
Tarih
24 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/1652 K.2014/22210
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/1660 K.2014/22206
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/1720 K.2014/22291
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/1765 K.2014/22109
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/1766 K.2014/22117
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/1770 K.2014/12458

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.