KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2013/1697 E., 2015/790 K.·Konut Kredisi Nedeniyle Haksız Yere Ödenen Ücretin İadesi İstemi Hukuki Dinlenilme Hakkı Bankanın Haksız Yere Ücret Aldığı İddiası Ve Bu Ücretin İadesi İstemi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2015
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 320
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 27
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 297
1982 ANAYASASI (2709) Madde 36
"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “istirdat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya (1.) Tüketici Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.10.2012 gün ve 2012/291 Esas, 2012/480 Karar sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 19.03.2013 gün ve 2013/5345 Esas, 2013/6980 Karar sayılı ilamı ile;
(...Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, kendisinden farklı isimler altında haksız yere ücret alındığını belirterek, 2.666,34 TL bedelin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, HMK'nın 320.maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Savunma hakkı Anayasanın 36.maddesinde güvence altına alındığı gibi, karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK’nun 27.maddesi hükmüne göre de, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, başka bir anlatımla, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı verilmeden hüküm kurulamaz.
HMK'nın 320/1.maddesinde "mahkeme mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği" belirtilmişse de bunun ancak ön inceleme aşamasında ve "mümkün olan hallerde" olduğu belirtilmek suretiyle yasanın uygulama alanı dar bir çerçeve ile belirlenmiştir.
HMK'nın 27.maddesinde belirtildiği üzere davanın taraflarının, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakları mevcut olup, bu hak çerçevesinde tarafların açıklama ve ispat hakkını kullanabilmeleri gerekmektedir.
Hukuki dinlenilme hakkının usul hukukundaki bir diğer yansıması ise, HMK madde 297/ 1-c bendinde yer almış olup buna göre, mahkemelerin gerekçeli kararlarında, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi ile sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin belirtilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Hal böyle olunca, tarafların hukuki dinlenilme hakkı bağlamında ilk derece mahkemesince duruşma yapılması kural olup, mahkemece tarafların iddia ve savunmalarının toplanarak duruşma açılması ve tarafların açıklamaları dinlenildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dosya üzerinde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN
Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/1697, K. 2015/790, 28 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama