KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2013/1905 E., 2014/140 K.·Esas No : 2013/4-1905
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2014
- Karar no
- 2014/140
- Mahkemesi
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece
- Tarihi
- 11/06/2013
- Numarası
- 2012/96-2013/44
Karar Metni
859 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince; “DAVA: Dava dilekçesinde, davacı hakkında karışmadığı bir hırsızlık olayı nedeniyle aynı kimlik bilgilerini taşıyan gerçek sanık yerine üç kez gıyabi tutuklama kararı verildiği; her seferinde ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığı; işlemlerin bariz hataya dayalı olduğu; suç işlemediği halde birden fazla kez gözaltına alındığı ve özgürlüğünün kısıtlandığı ileri sürülerek, 30.000,00-TL manevi tazminata hükmolunması talep ve dava olunmuştur.
CEVAP
Cevap dilekçesinde, dava şartlarının oluşmadığı ve sorumluluk koşullarının bulunmadığı savunulmuştur.
GEREKÇE
Dava, hâkimlerin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak manevi tazminat istemine ilişkindir.
Hâkimlerin yargısal faaliyetleri nedeniyle sorumlulukları, HMK'nun 46-49. maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Yasa'da da gösterilen sorumluluk nedenleri, örnek niteliğinde olmayıp; sınırlı ve sayılı durumları ifade etmektedir.
Somut olayda, sorumluluğa dayanak yapılan olgu; suç kovuşturması sırasında gereken özenin gösterilmemesi; bu anlamda olmak üzere, davacı hakkında birden fazla kez gıyabi tutuklama kararı verilmesi ve özgürlüğünün kısıtlanmış olmasıdır.
Ceza dosyası içeriğinden; dava dışı sanık hakkında iddianame düzenlenilerek kamu davası açıldığı; ancak, dosyaya davacının nüfus kayıt bilgilerinin gönderildiği; nüfus kayıtlarına göre dava konusu kararların verildiği ve davacının özgürlüğünün kısıtlandığı; yanlışlığın yargılama sırasında tespit edildiği ve beraat kararı verilerek asıl sanık hakkında gereğinin yapılması için Cumhuriyet Savcılığı'na yazılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Tazminat istemi, yasa yolları düzenlenmiş bulunan yargısal işlem ve kararlara ilişkindir. Hatalı olduğu ileri sürülen yargısal işlemlerde, özel amaç ile davranıldığı yönünde bir delil bulunmamaktadır. Sınırlı ve sayılı hukuki sorumluluk nedenlerinden hiç birisi mevcut değildir. Şu durumda, davanın reddine karar verilmesi gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasının takdir edilerek hüküm altına alınması gerekir. Bu konuda, para cezasında yeniden değerleme oranında yapılması gereken arttırım miktarı ile dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular göz önünde tutulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/1905, K. 2014/140, 26 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama