İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1962 K.2015/1172

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 187

Esas2013/1962Karar2015/1172Tarih8 Nisan 2015Okuma6 dk · 1.260 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/1962 E., 2015/1172 K.·Hizmet Tespiti Fiili Çalışma Zorunlu Dava Arkadaşlığı Dava Arkadaşlarının Davaya Dahil Edilmesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Nisan 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.260 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 187

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 59

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “hizmet tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mengen Asliye Hukuk (İş) Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.03.2010 gün ve 2008/24 E.-2010/35 K sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10.Hukuk Dairesi'nin 19.12.2011 gün ve 2010/10030 E.-20121/18559 K. Sayılı ilamı ile;

(...Husumet konusu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 187.maddesinde yer alan ilk itirazdan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.

Eldeki gibi sigortalı hizmetlerin saptanmasına yönelik davalarda elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumundaki davalı Kurum tarafından yerine getirilebilmesi için, her ne kadar hukukumuzda buna dair bir hüküm bulunmamakta ise de. Kurumun işverenle birlikte zorunlu dava arkadaşı ve yasal hasım konumunda olduğu doktrin ve Yargıtay tarafından kabul edilmiş bir ilkedir.

Hal böyle olunca; her ne kadar usul hukukunda açılan bir davanın devamı sırasında üçüncü bir kişiye dahili dava yoluyla husumetin yöneltilmesi kural olarak mümkün değilse de; yargılama aşamasında, davacının harcını ödemek suretiyle; davalılar SGK Başkanlığı ve Fahri Muhasebe Bürosu- F..Ö..’e yönelik hizmet tespiti istemi, bu davalılar hakkında ayrıca dava açılmış ve bu davayla birleştirilmiş ayrı bir dava gibi kabul edilir.

Usul ekonomisi açısından Dairemizin yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Hal böyle olunca; istem hakkında işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Kabüle göre de; aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücreti taktiri isabetsizdir. Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, davacının davalı işverene ait iş yerinde 28.07.2003-04.08.2005 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir

Davacı, davalı Ö. S. ve Aracılık Hizmetleri unvanlı işyerinde 28.07.2003 ile 04.08.2005 tarihleri arasında çalıştığını, işe girdiği ilk günden itibaren çeşitli bahanelerle sigortasının yapılmadığını, yoğun ısrarı üzerine işiyle alakası olmayan F. Muhasebe Bürosundan sigortalı gösterildiğini belirterek, Ö.Sigorta ve Aracılık Hizmetleri iş yerinde 28.07.2003-04.08.2005 tarihleri arasında çalışmalarının tespiti ve sigortalılık başlangıç tarihinin 28.07.2003 tarihi olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı G. Ö. ve dahili davalı F. Ö.vekili; Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarının her ne şekilde olursa olsun davada tarafların değiştirilemeyeceği ve dahili dava kurumu olmadığı yönünde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Dahili davalı SGK vekili: davacının işveren dahili davalı F..Ö.. adına tescilli iş yerinde 24.12.2004 ila 03.08.2005 devresinde 221 gün, davalı G.Ö. adına işlem gören A.. O.. Sigorta acentesindeki işyerinde ise 04.08.2005 ile 30.11.2009 günleri arasında 481 gün sigortalı gösterildiğini, sigortalı işe giriş bildirgelerinin bizzat davacı tarafından imzalandığının çıplak gözle dahi anlaşıldığını, kesin kanıt niteliğinde olan ve yazılı olan belgelere karşı yazılı belge ile aksinin ispatının mümkün olmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.

Yerel mahkemece; usul hukukumuzda davaya yeni davalı dahil edilmesinin sınırlı hallerde mümkün olduğu, davacı hizmetini ilk önce Ö.Sigorta ve Aracılık Hizmetlerine yönelik olarak talep etmesine rağmen tespiti gereken zaman aralığında dahili davalı Fahri Muhasebe bürosunda çalıştığını beyan ettiğini, hem dahili davalı F. Muhasebe bürosu hem de dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu bakımından açılan davanın usulden reddi, davalı Ö.Sigorta ve Aracılık Hizmetleri bakımından ise davacının tespit talebinin kendisine yönelik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece, yukarıda açıklanan nedenlerle karar bozulmuştur. Yerel mahkemece ilk karardaki gerekçeler tekrar edilerek önceki kararda direnilmiştir.

Direnme hükmü, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunun önüne gelen uyuşmazlık; tamamlama harcı yatırılarak davaya dahil edilen Sosyal Güvenlik Kurumu ve F. Ö. hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Öncelikle belirtilmelidir ki bir davanın birden fazla kişi tarafından veya birden fazla kişi aleyhine açılabilmesi için aynı tarafta yer alanlar arasında hukuksal bir bağlantının bulunması gerekir. Hukukumuzda bu bağlantı karşılığını dava arkadaşlığı kurumunda bulmakta; zorunlu ve ihtiyari dava arkadaşlığı olmak üzere iki ana başlık altında; zorunlu dava arkadaşlığı da yine kendi içinde maddi ve şekli olmak üzere ikili ayrımla düzenlenmektedir.

Dava konusu olan hak, birden fazla kişi arasında ortak olup da bu hukuki ilişki hakkında mahkemece bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hallerde dava arkadaşlığının maddi bakımdan mecburi olduğunun kabulü gerekir.

Diğer bir ifadeyle, bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte veya birden fazla kişiye karşı kullanılmasının, zorunlu olduğu hallerde, bu hak dava konusu edildiği zaman o hakla ilgili birden fazla kişi zorunlu dava arkadaşı durumundadır. Dava arkadaşlığının hangi hallerde mecburi olduğu maddi hukuka göre belirlenir. Zorunlu dava arkadaşlığında; dava arkadaşları arasındaki ilişki çok sıkı olduğundan, davada birlikte hareket etmek durumundadırlar.

Mahkeme ise, dava sonunda zorunlu dava arkadaşlarının hepsi hakkında aynı ve tek bir karar verecektir. Zorunlu dava arkadaşlığında dava konusu olan hak tektir ve dava arkadaşı sayısı kadar müddeabih bulunmamaktadır.

Bazı hallerde ise, birden fazla kişiye karşı birlikte dava açılmasında maddi bir zorunluluk olmadığı halde, kanun; gerçeğin daha iyi ortaya çıkmasını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin doğru sonuca bağlanmasını sağlamak için, birden fazla kişiye karşı dava açılmasını usulen zorunlu kılmıştır ki, bu durumda şekli bakımdan mecburi dava arkadaşlığı söz konusudur. Böyle bir davada, dava arkadaşları hakkında tek bir karar verilmesi veya dava arkadaşlarının hep birlikte ve aynı şekilde hareket etme zorunluluğunun varlığından söz edilemez.

Açıklanan bu mecburi dava arkadaşlığı halleri dışında ise dava arkadaşlığı ihtiyaridir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun “Mecburi Dava Arkadaşlığı” başlıklı 59.maddesine göre; “(1) Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hallerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır.”

Hükmü bulunmaktadır.

Şu durumda; maddede açıkça sayılan, dava konusu hak ve borcun ortak olması, birden fazla kişinin ortak bir işlem (örneğin sözleşme) ile borç altına girmiş olması, davanın birden fazla kişi hakkında aynı (veya benzer) sebepten doğmuş olması, hallerinde birden çok kimsenin birlikte dava açması olanaklı olduğu gibi, birlikte aleyhlerine de dava açılabilir.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacının fiilen çalışmadığı halde çalışmış gibi gösterilerek gerçeğe aykırı yapılan bildirimlerin iptali edilerek çalışmaların fiilen yapıldığını iddia ettiği Ö. Sigoracılık ve Aracılık Hizmeleri iş yerinde geçtiğinin tespiti istemine ilişkin dava sonucunda verilecek kararın, davaya dahil edilmesi istenilen Sosyal Güvenlik Kurumu ve F. Ö.’in hak alanını ilgilendirdiği kuşkudan uzaktır.

Bu nedenle dava, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile birlikte, F. Ö.’e de yöneltilmelidir. Sosyal Güvenlik Hukukunun özelliğinden kaynaklanan ve davanın F.Ö. ile SGK’ya birlikte yöneltilmesini zorunlu kılan bu gereklilik karşısında, davalı Gönül Özdemir ile davaya dahil edilmesi istenilen Sosyal Güvenlik Kurumu ve F. Ö. arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunun kabulü gerekir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.07.2012 gün ve 2012/10-296 E. 2012/438 K. sayılı kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir. Bir davanın, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunanların tümü hakkında açılmadığı durumlarda, dava dışında kalan diğer zorunlu dava arkadaşlarının davaya dahil edilmesi usul hukuku bakımından, zorunludur. Sonuç itibariyle; yerel mahkemece işin esasına girilerek bir sonuca varılmak gerekirken; aksine düşünce ile F. Muhasebe bürosu ve Sosyal Güvenlik Kurumu bakımından açılan davanın usulden reddine dair önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 08.04.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/1962, K. 2015/1172, 8 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/1962
Karar No
2015/1172
Tarih
8 Nisan 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1976 K.2015/1184
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1977 K.2015/1230
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1980 K.2015/1296
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1986 K.2015/1171
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1987 K.2015/1246
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1990 K.2015/1294

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.