İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/201 K.2014/58

Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 25.05.2010 gün ve 2009/185 E., 2010/249 K. Sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi…

Esas2013/201Karar2014/58Tarih5 Şubat 2014Okuma5 dk · 927 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/201 E., 2014/58 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Şubat 2014
Mahkemesi
İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
05/11/2012
Numarası
2012/187-2012/234
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

927 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 25.05.2010 gün ve 2009/185 E., 2010/249 K. Sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 12.10.2011 gün ve 2011/743-12448 sayılı ilamı ile önce onanmış; davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine, bu istem kabul edilerek 28.05.2012 gün ve 2012/3678-8961 sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili davalılara akaryakıt satıldığını alacaklarını mahkeme kararı ile 02.08.2006 tarihinde 32.762 TL olarak tahsil ettiklerini oysa tahsil tarihi itibarıyla akaryakıt fiyatlarında meydana gelen artıştan dolayı zarara uğradıklarını ileri sürerek 500.000 TL'nin fazlaya dair hakları saklı kalarak tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı Tekfen vekili alacağın zamanaşımına uğradığını, munzam zarar isteminin de kanıtlanması gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.

Davalı Emlak Bankası vekili talebin zamanaşımına uğradığını ve munzam zararın da koşullarının oluşmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece akaryakıt satış tarihinin 30.01.1999 olduğu ve davanın açıldığı tarih itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyizi üzerine yapılan inceleme sonucu Dairemizce 12.10.2011 tarih 743-12448 sayılı kararı ile onanmasına dair verilen karara yönelik davacı vekilinin kararın düzeltilmesi istemi üzerine yeniden yapılan incelemede;

Davanın hukuki yorumu tarafların ileri sürdükleri beyanlar doğrultusunda mahkemeye aittir. Davacının dava dilekçesi ve sonradan ibraz edilen cevaplar ve diğer dilekçeler dikkate alındığında davanın BK'nun 105.maddesi kapsamında yer alan munzam zarara yönelik bulunduğu anlaşılmaktadır.

Munzam zarar asıl temel ilişkiden bağımsızdır. Bu durumda temel ilişkideki zamanaşımına ilişkin tarihler dikkate alınamaz.

Bu durumda mahkemece munzam zarara ilişkin zamanaşımı dikkate alınıp eğer talep zamanaşımına uğramamış ise işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken temel ilişki dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yerinde görülmemiştir.

Yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken, Dairemizin 12.10.2011 sayılı 743-12448 sayılı karar ile onandığı anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Daire'ce önce onanmış, daha sonra davacı vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilerek, yukarıya belirtilen gerekçelerle bozulmuştur. Yerel mahkemece “davacının sözleşmenin 5.maddesine göre alacak talebinde bulunduğu” gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.

Direnme kararını, davacı vekili temyize getirmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki nedene göre (sözleşmeye aykırılık çerçevesinde mi yoksa munzam zarar kapsamında mı) çözümleneceği, noktasında toplanmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, munzam zarar mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 105. maddesinde düzenlenmiştir.

Anılan yasa maddesine göre alacaklının duçar olduğu zarar, geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini isbat etmedikçe bu zararı dahi tazmin ile mükelleftir.

Munzam zarar sorumluluğu kusura dayanan temerrüdün hukuki bir sonucudur ve borçlunun zararının faizi aşan bölümüdür.

Öte yandan, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 76.maddesi uyarınca, olayları ortaya koymak tarafların, uygulanacak kanun hükmünü bulmak, diğer bir anlatımla olayların hukuki sebebini tayin etmek, kanunları kendiliğinden (re’sen) uygulamakla görevli olan hakimin görevidir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.33; 04.06.1958 gün ve E:15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının Gerekçesi).

Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı taraf, 20.05.1997 tarihli “kalorifer yakıtı temini sözleşmesi” kapsamında davalıların hukuki sorumluluğu altında bulunan konutların yakıt ihtiyacını gidermesine karşın, bedelinin ödenmemesi üzerine İstanbul 13.İcra Müdürlüğü'nün 2001/4065 sayılı dosyası üzerinden asıl alacak ve bunun temerrüt faizinin tahsili istemiyle giriştiği icra takibine vaki itiraz üzerine, İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (önce E:2001/1947, K:2004/3781;

sonra E:2006/36, K:2006/87) dosyasında itirazın iptali davasını açtığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemece asıl alacağın avans faiziyle birlikte tahsili amacıyla itirazın kısmen iptaline karar verildiği, bunun üzerine davalıların asıl alacak ve faizini icra dosyasına 02.08.2006 tarihinde ödedikleri anlaşılmaktadır.

Davacı taraf eldeki dava ile, davalılara akaryakıt satıldığını, alacaklarını mahkeme kararı ile 02.08.2006 tarihinde 32.762 TL olarak tahsil ettiklerini, oysa satılan akaryakıt dolayısıyla düzenlenen fatura bedellerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle aradan geçen süre içerisinde tahsil tarihi itibarıyla akaryakıt fiyatlarında meydana gelen artıştan dolayı zarara uğradığını ileri sürerek, 500.000 TL'nin fazlaya dair hakları saklı kalarak tahsilini istemiştir. Davalı vekillerinin ayrı ayrı verdikleri cevaplarında, somut olayda munzam zararın da yasal şartlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istedikleri görülmüştür.

Yukarıda vurgulandığı üzere, olayları ortaya koymak tarafların, uygulanacak kanun hükmünü bulmak, diğer bir anlatımla olayların hukuki sebebini tayin etmek, kanunları kendiliğinden (re’sen) uygulamakla görevli olan hakimin görevi olduğundan, dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamından, eldeki davanın mülga 818 sayılı BK'nun 105.maddesinde yer alan munzam zarara yönelik bulunduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda, mahkemece munzam zarara ilişkin zamanaşımı dikkate alınıp, zamanaşımı süresi geçip geçmediğini değerlendirmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, temel ilişki dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yerinde değildir.

Hukuk Genel Kurulu'nda yapılan görüşmede bir kısım üyeler, eldeki dava ile istenen alacağın, sözleşmenin 5.maddesine dayalı olduğunu, munzam zarara yönelik olmadığını belirterek, zamanaşımı süresi taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenmesi gerektiğini, bu bakımdan zamanaşımı süresinin incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiğini belirtmiş iseler de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle kabul edilmemiştir.

Hal böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma ilamında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 Sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı Kanun'un 440.maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.02.2014 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/201, K. 2014/58, 5 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/201
Karar No
2014/58
Tarih
5 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/202 K.2014/5993
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/205 K.2014/2358
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/205 K.2014/56
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/206 K.2014/2026
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/206 K.2014/2605
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/206 K.2014/93

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.