İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2010 K.2015/1455

TÜRK TİCARET KANUNU (6102) Madde 25

Esas2013/2010Karar2015/1455Tarih27 Mayıs 2015Okuma5 dk · 1.071 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/2010 E., 2015/1455 K.·Ayıplı Mal Satımından Kaynaklanan Zararın Tahsili İstemi Süresinden Sonra Verilen Cevap Dilekçesi İlk İtirazlar Esasa İlişkin Cevapların Verilmesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mayıs 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.071 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

TÜRK TİCARET KANUNU (6102) Madde 25

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 187

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 195

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 202

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 198

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 23.12.2011 gün ve 2007/776 E.-2011/657 K. sayılı karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 11.07.2012 gün ve 2012/4939 E.- 2012/11608 K. sayılı kararı ile;

(...Davacı vekili, taraflar arasında distribütörlük sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin davalıdan 2004-2005 yıllarında satın aldığı malları Kazakistan ve Romanya'da pazarladığını, satıma konu plastik boru ve profillerin renk, yüzey, sertlik, kalınlık ve başka ürünlerle kaynak etme bakımından problemli çıktığını, ayıplı mallar nedeni ile yanlar arasında Romanya'daki problemin çözümüne yönelik olarak protokol yapıldığını ancak Kazakistan ile ilgili olarak çözüm olmadığını, ayıp ihbarının yazılı ve sözlü olarak davalıya defalarca yapıldığını,

davalıdan satın alınan ürünlerin Kazakistan standartlarına uygun olmadığına dair Kazakistan Standartları Enstitüsünden belge alındığını, 24.05.2005, 01.06.2005 tarihli yazılar ile durumun davalı yana bildirildiğini, davalı tarafından 03.06.2005 tarihli cevabi yazıda bir kısım üründe problem olduğunun kabul edildiğini, müvekkilinin ayıp ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini, en son davalıya 29.03.2007 tarihli ihtarname keşide edildiğini, müvekkilinin ayıplı mallardan dolayı zarara uğradığını ileri sürerek,

davalının ayıplı mal teslim etmesi nedeniyle uğranılan 543.502,75 Dolar karşılığı 637.691,00 TL nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili şirketin ikâmetgahı Karşıyaka'da olup davanın yetkisiz mahkemede açıldığını belirterek davanın usulden reddine karar verilmesini istemiş, 27.11.2007 tarihli dilekçesinde, taraflar arasındaki en son mal sevkıyatının 03.08.2005 tarihinde gerçekleştiğini, müvekkiline usulüne uygun süresinde yapılmış ayıp ihbarının bulunmadığını, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, satıma konu malların ayıplı olmadığını, müvekkiline ayıptan dolayı herhangi bir mal tesliminin yapılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının alıcı, davalının satıcı olduğu, davalının ürettiği ürünlerin davacı tarafından Kazakistan'daki firmalara satımı ile ilgili olarak yanlar arasında anlaşma olduğu, malların ayıplı olduğuna ilişkin davacı tarafından süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, ancak davacının satın aldığı mallara ilişkin son fatura 03.08.2005 tarihli olup kural olarak bu tarihte malın davacıya gönderildiğinin kabulü gerektiği, davanın ise TTK'nun 25/3. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davalı cevap süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmamıştır. Zamanaşımı def'i ilk itirazlardan olmadığından cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunluluğu yoktur. Ancak cevap süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımı def'inin değerlendirilebilmesi için karşı tarafın savunmanın genişletildiği yolunda itirazda bulunmamış olması gerekir. Somut olayda davalının cevap süresinden sonra yaptığı zamanaşımı itirazına davacı karşı çıktığından zamanaşımı savunması dinlenmez. Mahkemece bu yön gözetilerek işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddinde isabet görülmemiştir...)

gerekçesi ile oyçokluğuyla bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, ayıplı mal satımından kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili davalıdan satın aldığı ve ayıplı çıkan plastik ürünlerinden dolayı uğradığı 637.691,-TL zararın tahsiline karar verilmesini istemiş; davalı vekili dava dilekçesini 13.11.2007 günü tebellüğ ettikten sonra, 20.11.2007 havale tarihli dilekçesiyle müvekkili şirketin merkezinin Karşıyaka ilçesi olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuş ve 27.11.2007 havale tarihli dilekçesinde de davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, malların ayıplı olmadığını ve ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin iade edilmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece vazgeçme nedeniyle 17.04.2008 günlü oturumda yetki itirazının reddine karar verildikten sonra; davalı yanın zamanaşımı savunmasının süresinde olduğu, satın alınan mallara ilişkin son faturanın 03.08.2005 günü düzenlendiği fakat davanın yasal altı aylık süreden (TTK.m.25/3) sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz itirazı üzerine Özel Dairece yukarıda gösterilen gerekçe ile bozulmuş ve mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararını davacı vekili temyiz etmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, yetki itirazı çözümlenmeden ileri sürülen zamanaşımı savunmasının, süresinde sayılıp sayılmayacağı; diğer bir deyişle savunmanın genişletilmesi yasağına tâbi olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.

Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun (HUMK.) 187 inci maddesinin (2) sayılı bendine göre yetki itirazı ilk itirazlardan olup, aynı Yasa’nın 195 inci ve 202 inci maddeleri uyarınca cevap süresi içinde ve hem esasa ilişkin savunma sebepleri ile ve hem de diğer ilk itirazlarla birlikte ileri sürülmelidir.

Somut olayda dava dilekçesi davalıya 13.11.2007 günü tebliğ edilmiş ve yazılı yargılama usulüne tâbi olan bu dava için on günlük cevap ve ilk itiraz bildirme süresi bu tarihte başlamıştır. Davalı vekili yasal süresi içinde verdiği 20.11.2007 günlü dilekçesi ile sadece yetki itirazında bulunmuş ve esasa yönelik bir savunma bildirmemiştir. On günlük cevap süresinin dolmasından sonra verdiği 27.11.2007 günlü dilekçesinde ise davanın süresinde olmadığına, usulüne uygun bir ayıp ihbarında bulunulmadığına ve davacının ayıptan kaynaklanan bir zararı varsa bunu ispatlaması gerektiğine dair savunmalarını ileri sürmüştür. Davacı vekili bu dilekçenin yasal cevap süresinden sonra verildiğini beyan etmiştir.

Bilahare davalı vekili yetki itirazından vazgeçmiştir.

Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler bir arada değerlendirildiğinde davalının esasa ilişkin savunmalarını ilk itirazları ile birlikte ve yasal süresi içinde yapmadığı sabittir. Usul kanunlarımızda yetkiye yönelik itirazının giderilmesinden ve yetkili mahkemenin belirlenmesinden sonra esasa ilişkin savunma sebeplerinin bildirilebileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Davacının da süresinden sonra verilen cevap dilekçesine muvafakat etmediği düşünüldüğünde, davalının davanın süresinde açılmadığına ilişkin bir savunmasının süresi içinde ve usulüne uygun biçimde mahkeme önüne getirilmediği tartışmasızdır.

Bu durumda mahkemece davalının esasa ilişkin cevaplarını süresi içinde vermemiş olması nedeniyle davayı inkâr ettiğinin kabulü ile esasa girilerek bir karar vermek gerekirken, davanın süresinde açılmadığı yönündeki savunma esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında bir kısım üyeler yetki itirazının öncelikle incelenmesi ve yetki itirazının reddedildiğinin davalıya tebliğ edilmesi gerektiğini, mahkemenin yetkili olduğunun netleşmesinden sonra HUMK’nın 198 inci maddesinin son cümlesinin kıyasen uygulanması suretiyle davalıya esasa ilişkin cevaplarını sunabilmesi için üç günlük bir süre verilebileceğini ve somut olayda bu gerekliliğin yerine getirilmediğini; bu haliyle davalı yanca verilen 27.11.2007 günlü dilekçedeki savunma sebeplerine dayanılarak karar verilmesi yasaya uygun olduğundan, bu haliyle yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünü ileri sürmüşlerse de bu görüş yukarıda açıklanan gerekçelerle çoğunluk tarafından benimsenmemiştir.

Açıklanan nedenlerle Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen gerekçelerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 27.05.2015 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/2010, K. 2015/1455, 27 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/2010
Karar No
2015/1455
Tarih
27 Mayıs 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2035 K.2015/1345
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2076 K.2015/1318
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2083 K.2015/1307
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2087 K.2015/1330
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2094 K.2015/1327
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2096 K.2015/1304

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.