İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2151 K.2015/1019

Taraflar arasındaki “meskeniyet şikayeti” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 25.12.2012 gün ve 2012/642 E.-2012/1120 K. sayılı kararın incelenmesi davalı alacaklı vekili tarafından…

Esas2013/2151Karar2015/1019Tarih13 Mart 2015Okuma6 dk · 1.194 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/2151 E., 2015/1019 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mart 2015
Mahkemesi
Ankara 4.İcra Hukuk Mahkemesi
Tarihi
10.09.2013
Numarası
2013/472 E-2013/751 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.194 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Taraflar arasındaki “meskeniyet şikayeti” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 25.12.2012 gün ve 2012/642 E.-2012/1120 K. sayılı kararın incelenmesi davalı alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 25.03.2013 gün ve 2013/2695 E.-2013/11086 K. sayılı ilamı ile;

(...İİK.nun 82/1.maddenin 12.bendi uyarınca borçlunun haline münasip evi haczedilemez. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; meskeniyet nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için haczin dayanağını teşkil eden borcun haczedilmezlik iddiasına konu edilen evin bedelinden doğmamış olması koşul olarak düzenlenmiştir. Borcun bu eşya yani evin bedelinden doğması halinde bu madde uygulanmaz ve bu sebepten haczedilmezlik şikayeti ileri sürülemez.

Somut olayda alacaklı tarafından icra takibine dayanak yapılan Ankara 1.Aile Mahkemesi'nin 2009/1030 E., 2012/562 K. sayılı ilamının incelenmesinde; takip konusu borcun alacaklının şikayete konu Ankara Keçiören de bulunan 31769 ada 3 parsel, 9 no'lu taşınmazdaki katılma payı alacağına ilişkin olduğu, dolayısıyla borcun şikayete konu taşınmazın bedelinden doğduğu görülmüştür. Bu durumda İİK.nun 82/2.maddesi uyarınca borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması mümkün değildir.

O halde mahkemece borçlunun şikayetinin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Talep, meskeniyet nedeniyle haczedilmezlik şikayetine ilişkindir.

Şikayette bulunan-borçlu vekili, borçlu adına kayıtlı bağımsız bölüm üzerine konulan haczin taşınmazın borçlunun haline münasip evi olması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu, bağımsız bölümün kirada olmasının meskeniyet iddiasında bulunmaya engel olmadığını belirterek, haciz işleminin iptalini talep etmiştir.

Karşı taraf-alacaklı vekili, borçlunun babasından kalma başka bir taşınmazda oturması nedeniyle haciz konulan taşınmazın haline münasip evi olmadığını ayrıca takibe konu borç; haciz konulan taşınmaza tarafların evlilik birliğinin devamı sırasında yaptığı katkıdan kaynaklanan katkı payı alacağına ilişkin olduğundan da meskeniyet iddiasında bulunulamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, takip dayanağı ilam uyarınca borcun haciz konulan taşınmazın alımına yapılan katkı payı alacağına ilişkin olduğu, haczedilen ev takip alacaklısının katkılarıyla alınmış olsa da, borcun mahcuz evin satış bedelinden doğduğunun söylenemeyeceği ayrıca müştekinin babasından mirasen kalan hisseli evinin bulunmasının da şikayete konu ev hakkında meskeniyet şikayeti ileri sürmesine engel teşkil etmeyeceği, bilirkişi raporu uyarınca müştekinin haline münasip taşınmazı 60.000 TL'ye alabileceğinin belirlendiği gerekçeleriyle şikayetin reddine, haczedilen bağımsız bölümün satış giderleri hariç 60.000 TL'den aşağı olmayacak şekilde satılarak,

60.000 TL'nin müştekiye haline uygun ev alması için verilmesine, artan kısmın takip alacaklısına ödenmesine dair verilen karar davalı alacaklı vekilinin temyizi üzerine Özel Daire tarafından yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, Mahkemece “İİK 82. madde metninde eşyanın bedelinden bahsedilmiş olup bedelin eşyanın satış fiyatı olduğu ve eşyayı edinen kişinin satıcıya ödemesi gereken meblağı ifade ettiği, bu anlatımla madde metninde eşyayı ya da somut olayda evi satan kişinin alması gereken parayı tanımladığı;

takip alacağının boşanan eşin katılma payı alacağı olduğu ve evlilik birliği içerisinde hacizli taşınmazın alınmasına diğer eş/borçlu ile birlikte verdiği katkıyı ifade ettiği; maddede yazılı evin bedelinden doğan bir borç olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, ev alınırken diğer eşe verilen altın ya da nakit paranın bu madde çerçevesinde eşyanın bedeli olarak kabulünün olanaklı olmadığı” gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık; katkı payı alacağının borcun hacze konu taşınmazın bedelinden doğmuş olup olmadığı, buna göre borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunup bulunamayacağı noktalarında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)’nun “Haczi caiz olmıyan mallar ve haklar” başlıklı 82. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “borcun bu eşya bedelinden doğmaması” halinin açıklığa kavuşturulmasında zorunluluk bulunmaktadır.

İİK’nun 82.maddesi birinci fıkrasının onikinci bendinde “borçlunun haline münasip evinin” haczolunamayacağını belirtmekle birlikte, anılan maddenin ikinci fıkrasında “…2, 3, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bendlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline munhasırdır.” düzenlemesine yer vermektedir.

Buna göre, borçlunun bu bentlerde sayılan bir malının haczedilemeyeceğini ileri sürebilmesi için borcun bu eşya bedelinden doğmaması gerekmektedir.

Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı takip nedeniyle şikayetçinin mülkiyetindeki taşınmaz üzerine haciz konulmuş olup, takip dayanağı ilamın incelenmesinde; dava konusu taşınmazın 18.02.1997 tarihinde satın alınarak davalı (borçlu) koca adına kayıt ve tescil edildiği, tarafların boşanmalarına dair kararın 04.11.2010 tarihinde kesinleştiği, evin alındığı tarih itibarı ile mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu ancak bir eşin diğerinin edindiği mala yaptığı katkıyı isteyebilmesinin mümkün olduğu,

davacının evlilik süresince çalıştığı anlaşıldığından evin alımına katkısının olduğunun kabulünün gerektiği, gelirler oranlandığında ve tasarruf edilebilecek miktarlar hesaplandığında davacının bu taşınmazın alımına %71.44 oranında katkı yaptığı ve alacak hakkının bulunduğu gerekçesiyle davacı (alacaklının) katkı payı alacağı davasına ilişkin talebinin kabulüne, 60.724 TL’nin davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.

Takip dayanağı ilam içeriğindeki alacak evlilik birliği içerisinde taşınmazın alımına yapılan katkıdan doğmaktadır. İİK’nun 82.maddesinin ikinci fıkrasının amacına uygun yorumlanması ile ve hakkaniyet ilkesi gereği, katkı payı alacağının eşyanın bedelinden doğduğu, buna göre alacaklısına karşı alımına katkı yaptığı taşınmaz için “borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline münhasır” olması nedeniyle meskeniyet şikayetinde bulunulamayacağı kabul edilmiştir.

O halde, katkı payından kaynaklanan borcun bu eşya yani alımına katkı yapılan evin bedelinden doğması halinde İİK’nun 82.maddesi birinci fıkrasının onikinci bendine dayalı borçlunun haline münasip evinin” haczedilemeyeceği; diğer bir ifade ile meskeniyet şikayetinin kabulü mümkün değildir.

Ne var ki, takip konusu alacağın 18.02.1997 tarihinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun yürürlük tarihinden önce, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu tarihte satın alınmış taşınmaza yapılan katkı payı alacağına ilişkin olduğu hususu açık olmakla birlikte bozma ilamında çelişki oluşturacak şekilde takip konusu alacağın katılma payı alacağı olarak ifade edilmesi ve yine Mahkemece şikayetin reddine karar verilmiş olmasına rağmen bozma ilamının sonuç kısmının “…mahkemece borçlunun şikayetinin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir…” şeklinde yazımı isabetsiz olup, bozma ilamındaki maddi hataya dayalı bu ibarelerin düzeltilmesi gerekmiştir.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında bir kısım üyeler tarafından, borçlunun haczedilen malları alacaklıdan satın almış; yani alacak bu malların satış bedelinden doğmuş ise borçlunun satıcıya (alacaklıya) karşı o malların haczedilemeyeceğini ileri süremeyeceği, katkı payı alacağının taşınmazın satış bedelinden doğmuş bir borç olarak kabulünün mümkün olmadığı, takip taraflarının satış işleminin alıcı ve satıcısı konumunda olmadıkları belirtilerek direnme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiş ise de yukarıda açıklanan nedenlerle ve borcun katkı payına ilişkin olması karşısında hakkaniyet ilkesi gözetilmek suretiyle bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

O halde mahkemece, borcun eşya bedelinden doğmuş olması nedeniyle meskeniyet şikayetinin tümden reddi ile borçlunun haline münasip mesken ihtiyacının karşılanması için gereken 60.000 TL'den aşağı olmamak üzere satılması ve anılan miktarın borçluya verilmesi kaydı ile satışın yapılmasına karar verilmelidir.

Direnme kararı, açıklanan bu değişik gerekçeyle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, bozma ilemı metninden “katılma payı alacağı” ibaresinin çıkarılarak yerine “katkı payı” ibaresinin yazılmasına ve yine bozma ilamındaki “O halde mahkemece borçlunun şikayetinin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.” ibaresi de çıkarılarak yerine “O halde mahkemece borçlunun şikayetinin reddi gerekirken,

yazılı gerekçe ile karar verilmesi isabetsizdir.” cümlesinin yazılmasına ve direnme kararının yukarıda gösterilen değişik nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanun'un 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 13.03.2015 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Alacaklının alacağının katkı payı alacağı olması ve dava konusu taşınmazın satış bedelinden kaynaklanmaması nedeniyle borçlu, malın haczedilemeyeceğini ileri sürerek meskeniyet iddiasında bulunabilir. Bu nedenle aksi yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/2151, K. 2015/1019, 13 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Muhalefet Şerhi
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/2151
Karar No
2015/1019
Tarih
13 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/2156 K.2015/27963
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/2161 K.2015/27964
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/2163 K.2015/28892
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/2167 K.2015/23053
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/2168 K.2015/27965
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/2172 K.2015/28893

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.