KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2013/2169 E., 2015/1463 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2.İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 24.09.2013
- Numarası
- 2013/407 E-2013/668 K.
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki “haczedilemezlik şikayeti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Anadolu 2.İcra Hukuk Mahkemesince (Kartal 2.İcra Hukuk Mahkemesi) davanın reddine dair verilen 13.09.2012 gün ve 2012/385 E.-2012/574 K. sayılı kararın incelenmesi davacı-borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 26.02.2013 gün ve 2012/30504 E.- 2013/6143 K. sayılı ilamı ile ;
(...Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira, zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunulmasına engeller.
Somut olayda, taşınmaz kaydına 09.09.2008 tarihinde haciz uygulanmış olduğu ve taşınmaz üzerinde haciz tarihinden daha önce Yapı Ve Kredi Bankası A.ş. lehine 26.04.2007 tarihli ipoteğin mevcut olduğu görülmektedir.
İcra Mahkemesince kredi borcunun ödenip ödenmediği hususunda Yapı Ve Kredi Bankası A.Ş'ne yazılan müzekkereye' anılan banka tarafından verilen 29.06.2012 tarihli cevapta, borçlunun 25.04.2007 tarihinde kullanmış olduğu konut kredisini 18.02.2009 tarihinde ödemek suretiyle kredi borcunu kapattığının bildirildiği görülmüştür. Banka cevabından taşınmaz üzerindeki ipoteğin konut kredisi nedeniyle tesis edilmiş olduğu anlamı çıkmaktadır.
Bu durumda mahkemece, adı geçen bankadan ipoteğin tesis nedeninin ve ipoteğin teminatın oluşturduğu kredinin niteliğinin ayrıntılı olarak sorulup oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN
Davacı-borçlu vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/2169, K. 2015/1463, 29 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama