İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2210 K.2015/2325

Taraflar arasındaki “şikayet” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziantep 3. İcra Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 27.12.2011 gün ve 2011/204 Esas 2011/779 Karar sayılı kararın incelenmesi davalı-alacaklı vekili ile davalı-ihale…

Esas2013/2210Karar2015/2325Tarih21 Ekim 2015Okuma6 dk · 1.165 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/2210 E., 2015/2325 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ekim 2015
Mahkemesi
İcra Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.165 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki “şikayet” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziantep 3. İcra Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 27.12.2011 gün ve 2011/204 Esas 2011/779 Karar sayılı kararın incelenmesi davalı-alacaklı vekili ile davalı-ihale alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 11.10.2012 gün ve 2012/10113 Esas 2012/29105 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş ise de davalı alacaklı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 11.02.2013 gün ve 2012/32822 Esas 2013/3517 Karar sayılı ilamı ile;

(…Şikayetçi, icra mahkemesine başvurusunda takip borçlusu ile isim benzerliği bulunduğunu bu nedenle murisi ...'a ait olan 4425 ada 35 parselde kayıtlı taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilip satışının gerçekleştiğini belirterek 21.03.2011 tarihli icra müdürlüğü işleminin iptali ile haczin kaldırılmasını istemiştir.

Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekir .

İİK.nun 134/1. maddesi gereğince taşınmazın mülkiyeti, ihalenin kesinleşmesi koşulu ile ihale tarihinde alıcıya geçer.

İhaleye konu taşınmaz kaydına icra müdürlüğünce haciz konulduğu 26.09.2008 tarihinde borçlu adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşıldığından, icra memurunun haciz işleminde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Gaziantep 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30.06.2010 dava tarihli 14.10.2010 karar tarihli 2010/367 Esas , 2010/475 Karar sayılı tapu kaydı düzeltim davasına ilişkin ilamı gereğince, taşınmazın malikhane kısmında Mehmet oğlu ... olarak yer alan kaydın baba adının Mahli oğlu ... olarak tashihen tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, kararın 01.11.2010 tarihinde kesinleştiği ve söz konusu davanın haciz ve de ihale tarihi olan 15.04.2010 tarihi itibariyle açılmadığı tespit edilmiştir.

İcra müdürü haciz işlemini yaparken bir başka anlatımla haciz tarihinde, taşınmazın borçlu adına kayıtlı olması zorunlu ve yeterlidir. Haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz için 3.kişinin açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının haciz tarihindeki mülkiyet durumuna etkisi olmaz. Kaldı ki somut olayda taşınmaza ilişkin tapu kaydı düzeltim davasında karar ihaleden sonra verilmiş olup ihale ile haciz kalkmış olmakla artık haczin kaldırılması isteminin konusu da yoktur. Buna göre haczin kaldırılması istemi ancak 3.kişinin genel mahkemede açacağı davada tartışılabilir.

O halde mahkemece şikayetçinin isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekirken onanmasına karar verildiği anlaşıldığından alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir....)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı-alacaklı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Talep, icra memurunun işlemine yönelik şikayet istemine ilişkindir.

Talepte bulunan şikayetçi; Gaziantep 2. İcra Müdürlüğünün 2008/15019 E.sayılı takip dosyasında ihale yolu ile satışı yapılan 4425 ada 35 nolu parsel de kayıtlı taşınmazın murisi ... adına kayıtlı olduğu halde taşınmazın borçlu ...'a ait olduğundan bahisle haciz edilip satıldığını ileri sürerek mülkiyeti murisi adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı alacaklı, taşınmazın 15.04.2010 tarihinde yapılan açık artırma ile satılarak, ihalenin kesinleştiğini, taşınmazın borçluya ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş; davalı ihale alıcısı vekili, taşınmazın müvekkili tarafından açık artırma ile satın alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş; davalı borçlu ise davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece; dava konusu taşınmazın tesciline esas kadastro tespit tutanaklarının tanzim tarihi itibari ile taşınmazın takip borçlusu ...'a ait olamayacağı, davacı tarafça dosyaya tapu kaydının düzeltilmesine ilişkin ilam hükmüne konu davada, davalılar taraf değil ise de iş bu kesin hüküm kesin delil olarak değerlendirildiğinde ilam hükmüne göre taşınmazın davacının murisi Mahli oğlu ...'a ait olduğu, iş bu hususun yine davacı tarafın dosyaya sunduğu ilamlar ile de teyit edildiği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün davalı alacaklı ve davalı ihale alacaklısı vekillerince temyizi üzerine Özel Dairece önce hükmün onanmasına karar verilmiş; davalı alacaklı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine hüküm Özel Dairece, yukarıda belirtilen gerekçelerle bozulmuş, mahkemece; önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; haciz tarihinde, hacze konu taşınmazın borçlu adına kayıtlı olmasının zorunlu ve yeterli olup olmadığı ile tapu kaydı düzeltim davası neticesinde verilen kararın mülkiyetin el değiştirmesine mi, yoksa tapuda kayıtlı şahsın kimlik bilgilerinin tespiti ve düzeltilmesine mi yönelik olduğu ile varılacak sonuca göre hacze konu taşınmaz hakkında verilen tapu kaydının düzeltilmesine ilişkin kararın haciz tarihindeki mülkiyet durumuna etkisinin olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.

Öncelikle konunun çözüme kavuşturulması bakımından dava konusu kavramlar ve yasal dayanakları üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır.

Bilindiği üzere; taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme taleplerinin kaynağını oluşturur. Bu tür taleplerde kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.

Tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesine veya tespitine ilişkin taleplerdeki amaç, kayıt malikinin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kaydı ile uyumlu hale getirilmesi olduğundan bu tür işlerde verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmez. Kararın haksız veya hatalı görülmesi halinde ileri sürülen delillere göre yeniden düzeltme talebinde bulunulabilmesi, hükmün değiştirilebilmesi mümkündür.

Öte yandan; 4721 sayılı TMK.nun 705/1. maddesi (eski 633 m.) “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapılabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır” hükmünü içermektedir.

İcra İflas Kanununun 134/1. maddesinde ise; ‘’icra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.’’ denilmektedir.

Yukarıda belirtilen açıklamalar karşısında somut olay irdelendiğinde.

Gaziantep 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/367 E-2010/475 K. sayılı ilamının tapuda isim düzeltilmesine ilişkin olduğu, tapuda kayıtlı olan şahsın kimlik bilgilerinin tespitine ve düzeltilmesine ilişkin verilen hükmün, mülkiyetin el değiştirmesi sonucunu doğuran tapu iptali ve tescil hükmü niteliğinde olmadığı, haciz konulan taşınmazda ismi geçen şahsın kimliğinin belirlenmesine ilişkin olduğu, gerek haciz tarihinde ve gerekse de haciz tarihinden sonra mülkiyetin el değiştirmesi sonucunu doğurmadığı, haciz tarihinde de taşınmazın davacıların murisi adına kayıtlı ve tescilli olduğu,

haciz tarihinde taşınmazın şekli olarak borçlu adına kayıtlı olduğu ancak maddi olarak ise muris adına kayıtlı olduğu; ayrıca murisin mirasçıları tarafından açılan ihalenin feshi davasının da kabul ile sonuçlanıp kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Öyle ise; tapu kaydı düzeltim davası neticesinde verilen kararın mülkiyetin el değiştirmesine yönelik olmayıp tapuda kayıtlı şahsın kimlik bilgilerinin tespiti ve düzeltilmesine yönelik olduğu ve hacze konu taşınmaz hakkında verilen tapu kaydının düzeltilmesine ilişkin kararın haciz tarihindeki mülkiyet durumuna etkisinin olmadığı tartışmasızdır.

Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler esnasında bir kısım üyelerce; her davanın açıldığı tarihteki koşullara tabi olduğu, haciz tarihinde mülkiyetin esas alınması gerekeceği, mülkiyetin el değiştirdiği, mahkeme kararının Özel Daire bozma kararı doğrultusunda bozulması gerektiği görüşü dile getirilmiş ise de bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

Bu durumda, hacze konu taşınmaz hakkında verilen tapu kaydının düzeltilmesine ilişkin kararın haciz tarihindeki mülkiyet durumuna etkisinin olmadığı, bu nedenle icra müdürlüğünce borçluya ait olduğu kabulü ile yapılan haciz işlemi usul ve yasa hükümlerine aykırılık teşkil ettiğine işaret eden direnme kararı usul ve yasaya uygundur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı-alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.10.2015 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/2210, K. 2015/2325, 21 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/2210
Karar No
2015/2325
Tarih
21 Ekim 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2275 K.2015/2328
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2294 K.2015/2330
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2353 K.2015/2333
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/2378 K.2015/44044
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2396 K.2015/2331
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/2414 K.2015/44046

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.