İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2215 K.2015/1487

Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Anadolu 7. İş (kapatılan Kartal 3. İş) Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 03.12.2012 gün 2012/360 E.-2012/1085 K. sayılı kararın incelenmesi davalı…

Esas2013/2215Karar2015/1487Tarih5 Haziran 2015Okuma7 dk · 1.430 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/2215 E., 2015/1487 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Haziran 2015
Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7.İş Mahkemesi
Tarihi
11/07/2013
Numarası
2013/370 E-2013/491 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.430 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Anadolu 7. İş (kapatılan Kartal 3. İş) Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 03.12.2012 gün 2012/360 E.-2012/1085 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 26.03.2013 gün ve 2013/2058 E.-2013/5677 K. sayılı ilamı ile;

(...Dava, davacıların eş, baba ve oğulları olan sigortalı İ....geçirdiği iş kazası nedeniyle eş, anne babası ile çocuklarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dava dışı sigortalı İ.... davalı şirkete ait iş yerinde bekçi olarak çalışmakta iken, 08.08.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle ezilme suretiyle oluşan meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının % 38.2 olduğu açıktır.

818 Sayılı Borçlar Kanununun 47. maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara maruz kalan kişiye aittir. Yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemezler. Hal böyle olunca doğrudan doğruya cismani zarara maruz kalan yalnızca maddi sağlık bütünlüğü ihlal edilen kişimidir. Zarar kavramına (B.K.

46 ve 47) ruhsal bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin girdiği bu maddelerde sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil, ruhsal ve sinirsel bütünlüğünde korunduğu doktrinde ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir.

Öyleyse, bir kişinin cismani zarara uğraması sonucunda, onun (ana, baba, karı, koca ve çocuklar gibi) çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır şekilde bozulmuşsa, onların da manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmelidir. Nitekim, kaza sonucu ağır yaralanan ve 2 kez ameliyata rağmen iyileşmeyen çocuklarının durumu sebebiyle ruhsal bütünlüğü bozulan anne ve babanın (H.G.K.

26.4.1995 gün ve 1995/11-122, 1995/430) ve haksız eylem sonucu ağır yaralanan ve iktidarsız kalan kocanın karısının manevi tazminat isteyebileceklerine (H.G.K. 23.9.1987 gün ve 1987/9-183 1987/655) ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları aynı esaslara dayanmaktadır.

Somut olaya gelince; yukarıda açıklanan ilkeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları ışığında, iş kazası nedeniyle sağlık bütünlüğü bozulan sigortalının eş, anne ve baba ile çocuklarının manevi tazminat talep etme haklarının bulunduğu düşünülse dahi, olayın özelliğine, yaralanmanın niteliğine, meslekte kazanma gücündeki kayıp oranına ve özellikle ağır bedensel zarar oluşmaması nedenleriyle davacı eş, anne ve baba ile çocuklar lehine yansıma yolu ile manevi tazminat verilemeyeceğinin anlaşılmasına göre davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine karar vermek gerekirken, manevi tazminat takdir edilmesi doğru değildir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava; davacıların eş, baba ve oğulları olan sigortalının geçirdiği iş kazası nedeniyle eş, anne, baba ile çocuklarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, müvekkillerinden M.. A.. ve Ş.. A..'ın oğlu, C.. A..'ın eşi, Ş.. C.. ve M.. A..'ın babaları olan dava dışı İ... davalı işverenin işçisi olarak çalışmakta iken, 08.08.2004 tarihinde üzerine demir kapı düşmesi şeklinde oluşan iş kazası sonucu ayağından ve belinden sakatlanarak % 38,2 oranında malul kaldığını, bu kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın %70 oranında kusurlu bulunduğunu, müvekkillerinin kaza nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüklerinin bozulduğunu ileri sürerek, her bir müvekkili için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000.00 TL manevi tazminat alacağın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, talep hakkının sadece beden bütünlüğü ihlal edilen kişiye ait bulunduğunu, olaydan sonra sekiz yıla yakın bir zamanın geçtiğini, istenen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, kusur ve tazminat bilirkişi raporları ile dava konusu iş kazası nedeniyle davacıların duyduğu elem ve acı da dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile sigortalının anne ve babası için ayrı ayrı 12.000.00 TL,, eşi ve iki çocuğu için ayrı ayrı 17.000,00 TL olmak üzere toplam 75.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuştur.

Mahkemece, önceki kararındaki gerekçelerle direnilmiş, direnme kararını davalı vekili temyize getirmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, dava konusu olay nedeni ile davacı eş, anne ve baba ile çocuklar lehine yansıma yolu ile manevi tazminat verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Manevi tazminat, manevi zararın giderim biçimidir. Herkese karşı korunan kişilik hakkının kapsamına giren değerlerden birinin ihmali halinde doğan mutlak bir haktır (HATEMİ, Hüseyin: Sözleşme Dışı Sorumluluk, C II, sh 102, İstanbul 1993). Temelinde, karşı tarafın haksız eylemi yatmaktadır. Zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen bir eksilmedir. Tazminat bu eksilmeyi giderir (EREN, Fikret: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, C I, B. 6, İstanbul 1998 (Kısaltılmış Genel), sh. 772). Tazminatın hareket noktası, “manevi zarar ve gerçekleşmesi” koşuludur (KILIÇOĞLU, Mehmet: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na Uyarlı Tazminat Hukuku, 4. Baskı, sh. 1171, Bilge Yayınevi, Ankara Nisan 2014).

Manevi tazminat ediminin tesbiti ve takdirinde yargıcın önemli bir takdir yetkisi vardır. Bu bağlamda her şeyden önce ihlalin türü, ağırlığı, zararın yoğunluğu ve süresi, kusurun ağırlığı önem taşır. Maddi tazminatın takdirine ilişkin kriterler ve indirim sebepleri manevi tazminatta da dikkate alınır (KILIÇOĞLU, Mehmet: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na Uyarlı Tazminat Hukuku, 4. Baskı, sh. 1191, Bilge Yayınevi, Ankara Nisan 2014).

Öte yandan, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)’nun 47. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun takdirde etkili olabileceği, 22.06.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, taktir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda taktir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Zarar görenin kişisel kusuru zarar verenden ağır veya ona denk olsa dahi manevi tazminatta indirim yapılarak hükmedilir (EREN, Fikret: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, C I, B. 6, İstanbul 1998 (Kısaltılmış Genel), sh. 789).

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58/II. maddesine göre, ağır bedensel zarar veya ölüm hallerinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir paranın ödenmesine karar verilebilir. Yansıma zararı ise, hukuka aykırı eylemden zarar gören kişinin dışında bir başkasının zarar görmesidir. İlliyet bağı ve hukuka aykırılık koşullarının gerçekleşmesi, özel bir koruma normunun ihlali gerekir.

Cismani zarar kavramına, "ruhi bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı", "ruhi ve asabi sağlık bütünlüğü" gibi hallerin de girdiği kabul edildiğine göre; eğer bir kimsenin cismani zarara maruz kalması sonucunda, onun ana, baba, eşi, çocukları gibi çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle hukuken korunan ruhi ve asabi sağlık bütünlüğü ağır bir şekilde haleldar olmuşsa onlar da manevi tazminat talep edebilirler.

Çünkü bu durumda olanların zararları ile haksız eylem arasında uygun illiyet bağı vardır ve zararlarının niteliği itibariyle onların da ihlal edilen normun (818 sayılı BK. m.47) koruma amacı içinde bulunduklarının ve hukuka aykırılık bağının gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Başka bir anlatımla, böyle hallerde, yansıma yoluyla değil, doğrudan doğruya zarara maruz kalma söz konusudur.

Nitekim İsviçre Federal Mahkemesi (BGE 112 II 222 vd; Jdt 1986 I 456) failin yol açtığı kaza sonucu karısının sakatlanmasında aile hayatı bozulan kocanın, bu durum sebebiyle manevi tazminat talebini haklı görmüştür (Prof. Dr. M. Kemal Oğuzman- Doç. Dr. M. Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1995, Sh: 645, Dipnot 26).

Nitekim aynı husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.03.2014 gün ve 2013/21-2219 Esas 2014/411 Karar sayılı kararında da açıkça ifade edilmiştir.

Hakimin manevi zarar adı ile ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Bu açıklamaların ışığı altında somut uyuşmazlığa dönüldüğünde; davalının işyerinde meydana gelen iş kazası nedeniyle ayağından ve belinden sakatlanarak % 38 oranında malul kalan sigortalının anne ve babası, eşi ile çocukları olan davacıların olayın özelliğine, yaralanmanın niteliğine, meslekte kazanma gücündeki kayıp oranına ve özellikle ağır bedensel zarar oluşmaması durumu dikkate alındığında ruhi ve asabi sağlık bütünlüklerinin ağır bir şekilde ihlal edilmediği, bu nedenle davacılar lehine yansıma yolu ile manevi tazminat verilemeyeceği kabul edilmelidir.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında bir kısım üyelerce davacılar lehine yansıma yolu ile manevi tazminat kararı verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de yukarıda açıklanan nedenlerle çoğunluk tarafından bu görüş benimsenmemiştir.

O halde Hukuk Genel Kurulunca benimsenen Özel Daire bozma ilamında belirtilen açıklamalar dikkate alınarak yerel mahkemece davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine karar vermek gerekirken, manevi tazminat takdir edilmesi doğru olmamış, direnme kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesime, 05.06.2015 günü yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/2215, K. 2015/1487, 5 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/2215
Karar No
2015/1487
Tarih
5 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2274 K.2015/1486
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2303 K.2015/1497
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2317 K.2015/1509
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2333 K.2015/1496
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2338 K.2015/1499
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2346 K.2015/1503

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.