İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2341 K.2015/1065

Taraflar arasındaki “tüketici hakem heyeti kararına itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bitlis Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 07.02.2013 gün ve 2011/339 E.-2013/47 K. sayılı…

Esas2013/2341Karar2015/1065Tarih25 Mart 2015Okuma5 dk · 1.087 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/2341 E., 2015/1065 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mart 2015
Mahkemesi
Bitlis Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Tarihi
04/07/2013
Numarası
2013/128 E-2013/159 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.087 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki “tüketici hakem heyeti kararına itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bitlis Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 07.02.2013 gün ve 2011/339 E.-2013/47 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 06.05.2013 gün ve 2013/10282 E.-2013/11425 K. sayılı ilamı ile;

(...Davacı, davalı TOKİ ile aralarında konut satışına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 3.maddesinde taşınmazın teslim süresinin 18 ay olarak kararlaştırıldığını, ancak zamanında teslim edilmediğini, geç teslim nedeniyle oluşan zararının tahsili için müracaat ettiği hakem heyetince talebinin reddedildiğini, 5 aylık geç teslimden dolayı zararının şimdilik 1000 TL olduğunu ileri sürerek hakem heyeti kararının iptalini, fazlası saklı kalmak üzere 5 ay geç teslimden dolayı 1000 TL'nın tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 6925 TL'na çıkarmıştır.

Davalı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının dava dilekçesinde sadece 5 aylık kira kaybını talep ettiği ve bu miktarında 1875 TL olduğu, ıslah ile talep sonucunun değiştirilmeyeceği gerekçesiyle 1875 TL'nın tahsiline, hakem heyeti kararının iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 3.maddesinde konutun teslim süresi 18 ay olarak kararlaştırılmış olup, 26.03.2008 tarihinde teslim edilmesi gereken konutun 10.10.2009 tarihinde teslim edildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, bilirkişi tarafından geç teslim süresine ait davacı alacağı 6925 TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.

Davacı akabinde davasını 6925 TL olarak ıslah etmiş ve ancak mahkemece, davacının dava dilekçesinde talep ettiği süreyi 5 ay ile sınırladığı, ıslah ile talep sonucunun değiştirilemeyeceği kabul edilerek 5 aylık zaman diliminin dışındaki kısma ilişkin talep reddedilmiştir. Hemen belirtmek gerekirki davacı dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutmuş bulunmaktadır.

Dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının davadaki talebini 5 ay ile sınırlamayıp sadece şimdilik 5 aya tekabül eden miktarı istediği, bu itibarla ıslah dilekçesi ile miktarı artırmasının mümkün bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan davalı tarafça davacının ıslah talebine karşı bu hususta bir itirazda vaki olmamıştır.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının davasının ıslah etmesinin mümkün olduğu kabul edilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiğinin kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, tüketici hakem heyeti kararına itiraz istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece, yukarda yazılı gerekçeyle bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararını davacı vekili temyize getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutup, 5 ay geç teslim nedeniyle uğradığı zararı talep eden davacının, ıslah yoluyla 5 ayı aşan süre nedeniyle uğranılan zararı talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır

Bu aşamada "ıslah" kavramı hakkında şu açıklamaların yapılmasında yarar vardır.

Uyuşmazlığın çıktığı tarihte yürürlükte olan mülga 1086 sayılı HUMK’nun 83. ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiş; 83. maddede davanın her iki tarafının da, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurulabileceği; 84. maddede, ıslahın tahkikata tabi olan davalarda tahkikatın bitimine kadar yapılabileceği belirtilmiş benzer hükümlere 6100 sayılı HUMK'un 176, 177/1. maddelerinde yer verilmiştir.

Bilindiği üzere, ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur.

Eş söyleyişle, ıslah, iyiniyetli tarafın davayı açtıktan veya kendisine karşı bir dava açıldıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıklarını düzeltmesine, eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabilmesine olanak sağlayan bir kurumdur (YİBK’nun 04.02.1948 gün ve E:1944/10, K 1948/3; HGK’nun 16.03.2005 gün ve E:2005/13-97, K:150 sayılı ilamları).

Öğretide ise ıslah, yukarıdaki tanıma benzer, taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesi olarak tanımlanmıştır (Baki Kuru:Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt:IV, İstanbul 2001, s.3965; Alangoya/Yıldırım/Deren Yıldırım:Medeni Usul Hukuku Esasları, İstanbul 2009, s. 266; Pekcanıtez/Atalay/Özekes:Medeni Usul Hukuku, Ankara 2009, s.361; Üstündağ:Medeni Yargılama Hukuku, Cilt:I-II, İstanbul 1997, s.549; Mahmut Bilgen:Hukuk Yargılamasında Islah, Ankara 2010, s.1'de aktarılan tanımlar ve yazarlar; Ejder Yılmaz:Medeni Yargılama Hukukunda Islah, Ankara 2010, s.49-50'de aktarılan tanımlar ve yazarlar).

Öte yandan, öğretide hukuk yargılamasının amacının adaletli karar vermek olduğu belirtildikten sonra, biçimselliğin maddi gerçeğin bir yana bırakılmasına neden olmaması ve ıslahın amacı bakımından “usul ekonomisi” ve “usuli hakkaniyet” ilkelerinden hareket edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Usuli hakkaniyet ilkesinin, biçimselliği hakka varmaya, maddi gerçeği bulmaya, onu adeta yutmasına engel olacak bir anlayış olduğu belirtilmiştir (Yılmaz:a.g.e., s.30, 74, 81).

Islahın konusunun tarafların yapmış oldukları usul işlemleri olduğu bir gerçek olduğuna göre, ıslahla düzeltilecek usul işlemlerinin neler olduğundan söz etmek gerekir. Gerek öğreti, gerekse Yargıtay davanın değiştirebileceğini ve genişletilebileceğini aynı şekilde savunmanın genişletilebileceğini ilke olarak kabul etmektedir (Kuru:a.g.e., s.4035; HGK’nun 14.3.2007 gün ve E:2007/2-99, K:141 sayılı ilamı).

Islahın amacı, yargılama sürecinde, şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmak olduğundan, hak ve alacağı bu sürecin dışında, ortadan kaldırmış olan işlemlerin, yani maddi hukuk işlemlerinin ıslah yoluyla düzeltilebilmesi elbetteki mümkün değildir. Bir başka deyişle, maddi hakkı sona erdiren maddi hukuk işlemleri, ıslahla düzeltilemez.

Feragat, kabul, sulh gibi işlemler, velev ki dava içinde yapılsın, asıl hakkı ortadan kaldırdıklarından, usul işlemi olduğu kadar (davayı etkilediği için usul işlemidir) maddi hukuk işlemi mahiyeti taşımaktadır ve bu sebeple, bu işlemlerin de ıslah yoluyla düzeltilmesi imkansızdır.

Açık bir irade beyanı ile terk edilen haklar, maddi gerçeğin şekle feda edilmesi gibi bir sonuç doğurmadığı için, ıslahın konusu olamaz (HGK’nun 14.01.1953 gün ve E:1/8, K:3;14.3.2007 gün ve E:2007/2-99, K:141 sayılı ilamları).

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5 ay geç teslim nedeniyle uğranılan 1.000,00 TL’lik zararını talep eden davacının talebini sınırlandırdığından söz edilmesi mümkün olmadığından, saklı tutulan fazlaya ilişkin talepleri arasında zarar miktarının yanında geç teslim edilen sürenin de var olduğu kabul edilmelidir.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmede bir kısım üyeler, davacının talebini 5 ay ile sınırlandırmış olduğundan ıslah ile sadece 5 aylık süreye ilişkin tazminat miktarını artırabileceği süre yönünden talebini artırmasının mümkün olmadığı bu nedenle yerel mahkeme kararının onanması gerektiğini belirtmiş iseler de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle benimsenmemiştir.

Hal böyle olunca, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda gösterilen nedenden dolayı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 25.03.2015 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/2341, K. 2015/1065, 25 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/2341
Karar No
2015/1065
Tarih
25 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2342 K.2015/1066
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/2344 K.2015/27985
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/2347 K.2015/27986
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/2353 K.2015/27987
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/2380 K.2015/27988
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/2387 K.2015/28901

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.