İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2360 K.2015/1508

Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 11.11.2010 gün ve 2009/763 E.-2010/797 K. sayılı kararın incelenmesi davalılardan M.. G.. vekili tarafından…

Esas2013/2360Karar2015/1508Tarih5 Haziran 2015Okuma5 dk · 927 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/2360 E., 2015/1508 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Haziran 2015
Mahkemesi
Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
07.05.2013
Numarası
2012/456 E-2013/291 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

927 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 11.11.2010 gün ve 2009/763 E.-2010/797 K. sayılı kararın incelenmesi davalılardan M.. G.. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08.05.2012 gün ve 2011/2386 E.-2012/7266 K. sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, müvekkilinin oğulları M..... davalı şirketin eski hisse sahipleri olduğunu, şirketin hisselerini devretmeden önce Ziraat Bankası .....

Şubesinden şirket adına kredi çektiklerini, davacının da söz konusu krediye kefil olduğunu ve teminat olarak şahsına ait gayrimenkulü gösterdiğini, bu krediden başka şirket işlerinde kullanılmak üzere aynı bankadan bireysel kredi kullandığını, şirket hisselerinin davalıya devri için 11.11.2008 tarihinde protokol imzalandığını, imzalanan protokole göre davacının kefil olduğu ve şirket işleri için kullandığı kredilerin davalı M..

G.. tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının hiçbir ödeme yapmaması üzerine icra korkusu ile davacının kredi borçlarını ödediğini iddia ederek 10.000 TL’nin T.C.

Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uyguladığı faiz oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 01.6.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 79.673,00 TL’nin her ödeme miktarı için tespit edilen ödeme tarihinden itibaren T.C.Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uyguladığı faiz oranı ile tahsilini talep etmiştir.

Davalı M.. G.. vekili, davanın asliye hukuk mahkemesinde açılması gerektiğini, hisse devrinin hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin şahsi sorumluluğunun olmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın hisse devrinden sonra bir süre daha kurs ücretlerini tahsil ettiğini ve şirketten alacağının kalmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamından, davacının aldığı kredilerin şirket işlerinde kullanıldığı yönünde bir uyuşmazlık olmadığı, 11.11.2008 tarihli protokolün taraflar arasında hisse devrinden sonra şirket borçlarının nasıl ödeneceğini düzenlediği, anılan sözleşmede davacı adına kullanılan 47.942,44 TL ve 11.612,33 TL krediyi davalı M.. G..’in ödeyeceği, bu durumda davalı M..

G..’in üçüncü kişinin fiilini taahhüt sözleşmesi ve doğrudan geri ödeme taahhüdü karşısında bankaya yapılan ödemeleri davacıya ödeme yükümlülüğü altında olduğu, davalı şirketin 11.11.2008 tarihli sözleşmenin tarafı olmamasına rağmen kullanılan kredilerin şirket işlerinde kullanıldığı kabul edildiği için şirkete rücu edilebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, 79.673,00 TL’nin davalılardan tahsiline bu miktarın 10.000 TL’lik kısmına dava tarihinden itibaren, bakiye 69.673 TL’lik kısmına ıslah tarihinden itibaren yasal faiz oranı uygulanmasına karar verilmiştir.

Davalı M.. G.. vekili kararı temyiz etmiştir.

Dava, davacı kefil tarafından kredi veren bankaya ödenen ve davacı ve davalılardan M.. G.. arasında düzenlenen 11.11.2008 tarihli sözleşme kapsamında ödenen tutarın davalılardan rücuen tahsili istemidir.

Borçlar Kanunu 145. madde hükmü uyarınca borçlulardan biri ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını itfa etmişse bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Bu nedenle davalı M.. G..'in ödeme savunması üzerinde durularak davalı şirket defterlerinde inceleme yapılması gerekirken anılan hususlar göz ardı edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalılardan M.. G.. vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, davacı ve davalılardan M.. G.. arasında düzenlenen 11.11.2008 tarihli sözleşme kapsamında davacı kefil tarafından dava dışı kredi veren bankaya yapılan ödemelerin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalılardan M.. G.. vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalılardan M.. G.. vekili getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davalılardan birinin (M.. G..) davaya konu borcun diğer davalı (şirket) tarafından ödendiğine ilişkin savunması araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Alacaklının borçlulardan biri tarafından tatmin edilmesi ile diğer borçlular bu oranda olmak üzere alacaklıya karşı borçtan kurtulurlar. Alacaklıyı tatmin etmiş olan borçlunun bu neticeyi kasdetmiş olması da şart değildir. Bu netice alacaklının tatmin edilmesi vakıasının bir sonucu olarak kendiliğinden doğar. Alacaklı edimin tamamını dilediği borçludan ancak bir tek defada talep edebileceğine göre, edimin herhangi bir borçlu tarafından ifa edilmesiyle beraber borç da sona ereceğinden diğer borçluların borçtan kurtulmaları tabii bir neticedir. Aksi halde edimin birden fazla ifasına (mükerrer ifalara) sebebiyet verilmiş olunur (Turgut Akıntürk, Müteselsil Borçluluk, Ankara 1971, s.40,41).

Alacaklı borçluların her birinden borcun tamamının ödenmesini isteyebilir ancak borçlulardan biri tarafından yapılan ödeme borcu sona erdirir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 8.Baskı, s. 1152 vd).

Somut olayda davacının aldığı kredilerin davalı şirket işlerinde kullanıldığı ve 11.11.2008 tarihli devir protokolü uyarınca davalı şirketin davacıya olan borçlarının davalılardan M.. G.. tarafından ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu dosya kapsamıyla sabit olup, bu husus yerel mahkemenin de kabulündedir.

Davacı tarafından alınan kredilerin davalı şirkete verilmesiyle davalı şirket davacıya karşı borçlu sıfatını kazanmış olup, bu akdi ilişki kurulduktan sonra 11.11.2008 tarihli protokol gereğince aynı borcu ifa yükümlülüğünü üstlenen davalı gerçek kişi M.. G.. de davacıya karşı ‘borçlu” durumuna gelmiştir. Zira borç ilişkisi doğduktan sonra da borca katılarak teselsülün oluşturulması mümkündür.

Bu durumda, aynı borcun borçlulardan davalı şirket tarafından ödenmesi durumunda diğer borçlu gerçek kişinin borcu da ortadan kalkacaktır. Aksi halde mükerrer tahsilata imkan tanınmış olacaktır ki bunun kabul edilemez olduğu açıktır.

O halde, borcun davalı şirket tarafından ödenmiş olduğu yönünde diğer davalı M.. G..’in savunma yaptığı somut olayda, davalının borcu sonlandıran işleme yönelik bu iddiasının ispatı için davalı tarafın delilleri değerlendirilerek gerekli araştırmanın yapılması zorunludur.

Bu itibarla, davalının ödeme savunması üzerinde durularak gerekli araştırmanın yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalılardan M.. G.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 05.06.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/2360, K. 2015/1508, 5 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/2360
Karar No
2015/1508
Tarih
5 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2367 K.2015/1498
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2384 K.2015/1510
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2385 K.2015/1511
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2386 K.2015/1512
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2387 K.2015/1513
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2388 K.2015/1514

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.