İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2369 K.2015/1473

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 331

Esas2013/2369Karar2015/1473Tarih29 Mayıs 2015Okuma7 dk · 1.354 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/2369 E., 2015/1473 K.·Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil İstemi Görevli Mahkeme

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mayıs 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.354 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 331

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 119

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 194

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 141

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 25

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 31

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 4

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “elatmanın önlenmesi ve ecrimisil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizliğe dair verilen 15.06.2012 gün ve 2012/65 E., 2012/635 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 24.01.2013 gün ve 2012/13333 E., 2013/670 K. sayılı ilamı ile;

(...Dava, fuzili işgal nedenine dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının, dava açmadan önce davalılardan A.. Ticaret Yatırım Holding A.Ş. ve Ü.. A..'a 21.07.2011 tarihli ihtarname keşide ettiği, ihtarnamede; "Yeni iktisap ve ihtiyaç nedeniyle tahliye isteği" tabiri kullandığı, ihtarname içeriğinden ise davalı tarafa hiç bir kira ilişkisine dayanmaksızın oturmakta olduğu ve fuzuli şagil bulunduğu hususunun bildirildiği, davalıların iş bu ihtara karşı çıkmadıkları gibi yargılama aşamasında da kiracı olduklarını savunmadıkları, çekişmeli bağımsız bölümü ise davalılardan T.. Uluslararası Turizm Pazarlama Endüstri ve Tiç. A.Ş.'nin kullandığını savunmuşlardır.

Bu durum karşısında yanlar arasında kira ilişkisinin varlığı iddia edilmiş ya da savunulmuş değildir.

Hal böyle olunca; taraf delillerinin fuzuli işgal nedeniyle elatmanın önlenmesi iddiası kapsamında değerlendirilmesi ve işin esas bakımından bir hüküm kurulması gerekirken görevsizlik kararı verilmiş olması doğru değildir.

Kabule göre de; 6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi hükmü gözardı edilerek Avukatlık parası takdir ve tayini de doğru değildir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin 28 ada 19 parsel C1 blok 15 nolu dükkanı 08.07.2011 tarihinde görmeden satın aldığını, taşınmazı satın aldıktan sonra taşınmazda A... Ticaret Yat. Hold.

A.Ş. unvanlı şirketin tabelasının bulunduğunu tespit ettiğini, bunun üzerine davalılara 21.07.2011 tarihli ihtarname ile kira sözleşmesine dayanmaksızın kullanmakta oldukları taşınmazı tahliye etmelerini aksi halde hukuki işlem başlatılacağının ihtar edildiğini, ihtarnameye davalıların itiraz etmediğini, ancak taşınmazı tahliye etmediklerini belirterek, davalıların taşınmaza haksız el atmalarının önlenmesine, taşınmazdan tahliyelerine, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla toplam 4.900 TL ecrimisilin müştereken ve müteselsilen davalılardan yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili; davacının taşınmazı S... satın aldığını, önceki malikin, A...Tic. Yatırım Holding A.Ş. olduğunu, bu yerin A..Tic. AŞ ve Ü.. A.. tarafından kullanılmadığını, davacının yeni iktisap ve ihtiyaç nedeniyle 21/07/2011 tarihinde A... Tic. AŞ ile Ü.. A..’a ihtarname çektiğini, taşınmazı kullanan T.. AŞ.’ye ise ihtarname çekilmediğini, davacı tarafa taşınmazın kiracısının Turpem AŞ olduğunun bildirildiği, T... AŞ’nin taşınmazı tahliye ederek yeni malike teslim etmeye hazır olduğunu ancak ecrimisil olarak adlandırılan miktarları ödemeyi kabul etmediklerini, diğer iki müvekkili yönünden ise taşınmazı kullanmamaları ve eski malik olmaları nedeniyle davayı kabul etmediklerini beyan etmiştir.

Yerel Mahkemece, davacının, davalılara gönderdiği 21.07.2011 tarihli ihtarnamede "yeni iktisap ve ihtiyaç nedeniyle tahliye istemli" yazmak suretiyle davalıların kiracılık sıfatını örtülü olarak kabul ettiği, davalıların ise bu isteme kısmen karşı çıkarak, kiracı değil, eski malik olduklarını ve taşınmazı da T.. A..'nin kullanmakta olduğunu savunduğu, HMK 4/a maddesi uyarınca kira sözleşmesinden kaynaklanan davalarda Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Davacı vekili tarafından temyiz edilen karar, Özel Dairece; yukarıda başlık bölümünde yer alan gerekçe ile bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnilmiş, direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davanın, yeni malik sıfatıyla ihtiyaç nedeniyle tahliye mi olduğu, yoksa mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil mi olduğu, burada varılacak sonuca göre görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi mi, asliye hukuk mahkemesi mi olduğu noktasında toplanmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nun 119/1-e maddesi uyarınca davacı, iddiasının (davasının) dayanağı olan bütün vakıaların (olayların ve olguların) sıra numarası altında açık özetlerini dava dilekçesinde yazmalıdır. Bunlar, dava dilekçesindeki talep sonucunun dayanağı olan ve bu talep sonucunu haklı göstermeye elverişli bulunan vakıalardır. Bu vakıalar, maddi bir fiil olabileceği gibi bir hukuki işlem de olabilir.

Öte yandan, HMK 194. madde uyarınca; davacı (ve davalı), dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdır. Kanun (m.194) buna (vakıaları) somutlaştırma yükü demektedir. Bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir.

Somut bir şekilde ortaya koymadan iddia veya savunma amacıyla vakıaların ileri sürülmesi durumunda, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi mümkün olmayacağı gibi, vakıaların anlaşılması için ayrıca bir araştırma yapılması ve zaman kaybedilmesi söz konusu olacaktır. Taraflar, haklarını dayandırdıkları hukuk kuralının aradığı koşullara uygun, somut vakıaları açıkça ortaya koymalıdırlar.

Bu vakıaların somut olarak ileri sürülmesi, ilgili taraf için bir yüktür; bu yükü yerine getirmeyen davacı (taraf) sonuçlarına katlanmak durumundadır.

Davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olduğu, yargılama sırasında ispat edilirse ve bu vakıalar, davacıyı talep sonucunda haklı gösteriyorsa, mahkeme davacının davasını kabul ederek, davayı davacı lehine karara bağlar.

Davacı, davasının dayanağı (temeli) olan bütün vakıaları (açık özetlerini) dava dilekçesinde bildirmekle yükümlüdür (HMK m.119/l-e). Davacının, dilekçeler aşamasından sonra (dilekçesinde bildirmediği) yeni vakıalar ileri sürmesi, davayı değiştirme olup, ancak davalının rızası veya ıslah yolu ile mümkündür (HMK m.l41).

Hakim, davacının dava dilekçesinde göstermediği vakıaları kendiliğinden gözetemez (inceleyemez) ve onları hatırlatabilecek hallerde dahi bulunamaz(HMK m.25). Fakat hakim, müphem (belirsiz) veya çelişik gördüğü iddia ve sebepler (vakıalar) hakkında izahat (açıklama) isteyebilir (HMK m.31). Ancak, bu izahat isteme sadece dava dilekçesinde bildirilmiş olan vakıalar için söz konusudur. Dava dilekçesinde gösterilmeyen (bildirilmeyen) bir vakıa, izahat isteme (veya izahat verme) bahanesi ile (davalının rızası olmadıkça) sonradan ileri sürülemez.

Az önce belirtildiği gibi, davacı davasının dayanağı olan bütün vakıaları dava dilekçesinde bildirmekle yükümlü kılındığı için, kanunumuz iddiaların teksifi ilkesini kabul etmiş demektir.

Bununla birlikte, hakim, hukuki sebepleri (kanun hükümlerini) kendiliğinden gözetir (HMK m.33). Yani hakim, davacının dava dilekçesinde göstermiş olduğu hukuki sebepler ile bağlı olmayıp, davacının dava dilekçesinde bildirmiş olduğu vakıaların hukuki sebebini (hukuki niteliğini) kendisi araştırıp bulmakla yükümlüdür. Davacının dava dilekçesinde hukuki sebebi yanlış göstermiş (ve hatta hiç göstermemiş) olmasının bir önemi yoktur.

Buna karşılık, hakim, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalarla bağlı olup, davacının bildirmediği vakıaları kendiliğinden inceleyemez ve onları hatırlatabilecek hallerde dahi bulunamaz (HMK m.25).

Davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalar davanın temelidir. Çünkü, sadece bu vakıalar davanın sınırını çizmekte, hakim ancak bu vakıalar hakkında inceleme yapabilmektedir. Bu nedenle, hukukumuzda dava sebebi (hukuki sebepler değil) davacının davasını dayandırmış olduğu vakıalardır(Kuru Baki/Arslan Ramazan/Yılmaz Ejder: Medeni Usul Hukuku, Ders Kitabı, 22. Baskı, Ankara 2011, s:292 vd.).

Somut olayda; davacı vekili müvekkilinin 28 ada 19 parsel C1 blok 15 nolu dükkanı 08.07.2011 tarihinde satın aldığını, taşınmazı satın aldıktan sonra taşınmazda A...Ticaret Yat. Holding A.Ş. unvanlı şirketin tabelasının bulunduğunu tespit ettiğini, bunun üzerine davalılara 21.07.2011 tarihli ihtarname ile kira sözleşmesine dayanmaksızın kullanmakta oldukları taşınmazı tahliye etmelerini aksi halde hukuki işlem başlatılacağının ihtar edildiğini, ihtarnameye davalıların itiraz etmediğini, ancak taşınmazı tahliye etmediklerini belirterek, davalıların taşınmaza haksız el atmalarının önlenmesi ile 4.900 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Az yukarıda belirtildiği üzere hakim, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalarla bağlı olup, davacının bildirmediği vakıaları kendiliğinden inceleyemez (HMK m.25). Davacı dava dilekçesi ile davalıların kira sözleşmesine dayanmaksızın kullanmakta oldukları taşınmaza haksız el atmalarının önlenmesi ile 4.900 TL ecrimisilin davalılardan tahsilini istemiş olup davacı kira sözleşmesine dayanmamış bulunduğundan bu hali ile davacı isteminin HMK'nun 2. maddesi kapsamında kaldığının kabulü dolayısıyla da davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu tartışmasızdır.

Görüşmeler sırasında bir kısım üyelerce; davacının "yeni iktisap ve ihtiyaç nedeniyle tahliye istemli" ihtarname gönderilmek ve ihtarnamede tüm giderlerden kiracının sorumlu olacağı belirtilmek suretiyle davalıların kiracılık sıfatının kabul edildiği bu nedenle Yerel Mahkeme direnme kararının yerinde olduğu yönünde görüş beyan edilmiş ise de, bu görüş yukarıda belirtilen nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

Hal böyle olunca, yerel mahkemece bozma ilamına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup; kararın bozulması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine 29.05.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/2369, K. 2015/1473, 29 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/2369
Karar No
2015/1473
Tarih
29 Mayıs 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2381 K.2015/1469
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2394 K.2015/1470
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2398 K.2015/1462
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2401 K.2015/1434
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2404 K.2015/1461
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/2413 K.2015/25928

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.