İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2443 K.2015/1749

Taraflar arasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Afşin 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 03.12.2010 gün ve 2009/553 E., 2010/681 K. sayılı kararın incelenmesi davacı idare…

Esas2013/2443Karar2015/1749Tarih24 Haziran 2015Okuma8 dk · 1.545 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/2443 E., 2015/1749 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Haziran 2015
Mahkemesi
Afşin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
10/01/2013
Numarası
2012/387-2013/53
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.545 kelime·8 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Afşin 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 03.12.2010 gün ve 2009/553 E., 2010/681 K. sayılı kararın incelenmesi davacı idare vekili ve davalılardan T... vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 24.11.2011 gün ve 2011/10924 E., 2011/11928 K. sayılı ilamı ile;

(...Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan ek rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.

Şöyle ki;

Çoğulhan Belediye Başkanlığı'nın geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen 21.07.2011 günlü yazısı ile daha önce dosyaya konulan 16.09.2009 tarihli yazı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu parselin imar planı dışında olduğu, alt yapı hizmetlerinden yol, su, elektrik, çöp toplama hizmetlerinden yararlandığı, dava konusu taşınmaza yaklaşık 1900-2009m mesafede yerleşim alanının bulunduğu, 525-1300 m. mesafede konutlar bulunduğu, kamulaştırma nedeniyle su aboneliği bulunan bazı konutların yıkıldığı ve meskûn mahal sayılabilecek yerde olduğu, iskan amacına uygun yapılaşmanın yapılabileceği anlaşılmaktadır.

Bakanlar Kurulu'nun Yargıtay'ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskûn olduğu için veya meskûn hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskûn yerler arasında bulunması gerekir.

Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden özellikle belediye başkanlığının 21.07.2011 ve 16.09.2009 günlü yazıları içeriğinden dava konusu taşınmazın çevresinin meskun halde bulunduğu ve belediye hizmetlerinden yararlandığının belirlenmiş olması ve Bakanlar Kurulu Kararnamesi gözetildiğinde taşınmazın arsa olduğunun kabulü ile bu niteliğine göre kamulaştırma bedelinin saptanması gerekirken bilirkişi kurulunun tarım arazisi niteliğini esas alan raporuna itibarla hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalılardan Tevfik Arslan vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili istemine ilişkindir.

Davacı idare vekili;davalılara ait Kahramanmaraş İli Çoğulhan Kasabası Berçeneközü Mevki 1487 parsel sayılı taşınmazın Afşin Elbistan B Termik Santrali Çöllolar Kömür Sahası, santrale kömür besleme ve atıklarının alınacağı bölge ile güney ve kuzey dış döküm sahası ve yollar için 14.11.1996 tarih ve 41-170 sayılı Genel Müdürlük kararıyla kamulaştırılmasına karar verildiğini beyanla, taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Tevfik Arslan vekili, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, buna göre değer tespiti gerektiğini bildirmiştir.

Davalılar Sevda Arslan ve arkadaşları ise savunmada bulunmamışlardır.

Mahkemece, taşınmazın arazi niteliğinde olduğunun kabulüyle net gelire göre değer biçen bilirkişi kurulu raporu esas alınmak suretiyle “davanın kabulüne” karar verilmiş; davacı idare vekili ve davalılardan Tevfik Arslan vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.

Yerel mahkemece, “…Bakanlar Kurulunun 28/02/1983 gün 1983/6122 sayılı kararı uyarınca imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde olmakla beraber belediye hizmetlerinden faydalanması, etrafının meskun olması ve fiilen zirai faaliyette kullanılmaması gerekir.

Çoğulhan Belediyesi mahkememize gönderilmiş olduğu müzekkere cevabında taşınmazın imar planı içinde kalmadığı, meskun mahale 1900-2000 metre uzaklığında olduğunu, alt yapı hizmetlerinden dava konusu taşınmaza yakın olan taşınmazların yararlandığı, yine dava konusu taşınmaza yakın mesafede bulunan taşınmazların yol-su-elektrik gibi hizmetlerden yararlandığı bu taşınmazların kanalizasyonu bulunmadığından foseptik çukuruyla idare edildiği bildirmiştir.

Ancak mahkememizce yapılan değerlendirmeye göre dava konusu parselin meskun olmadığı ve meskun mahale yakın durumda sayılamayacağı fiilen çöp toplama, aydınlatma,içme suyu gibi hizmetlerden faydalanmadığı, Belediye'nin cevabi yazısına göre sadece en yakını 525-550 metre en uzağı 2000-2100 metree mesafede bulunan bazı taşınmazlara bu hizmetlerin verildiği, dava konusu taşınmazın herhangi bir belediye hizmetinden yararlanmadığı,

dava konusu taşınmazın kanalizasyon şebekesinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında dava konusu taşınmazın niteliği tarla olarak değerlendirilmiş bu nedenle taşınmazın tarla niteliğinde olduğu...” gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme hükmü, davalılardan T...vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava konusu taşınmazın arsa mı, yoksa arazi niteliğinde mi olduğu noktasında toplanmaktadır.

4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun; değer tespiti esaslarını düzenleyen 11. maddesinde, kamulaştırılan bir taşınmazın niteliğinin belirlenmesinde değerlendirme tarihinin; 15. maddesinin son fıkrasında da, değerlendirmede idarece belgelerin mahkemeye verildiği (davanın açıldığı) günün esas alınması gerektiği belirtilmiştir.

Hemen ifade edilmelidir ki, Kamulaştırma Kanunu’nda, arsanın tarifine ilişkin herhangi bir düzenleme mevcut değildir.

Bu konudaki yasal düzenlemeyi içeren 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 12. maddesinin ikinci fıkrasında, “Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır” hükmü öngörülmüş; takip eden üçüncü fıkrasında ise, “Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu Kanuna göre arsa sayılacağı Bakanlar Kurulu kararı ile belli edilir” hükmüne yer verilmiştir.

Sözü edilen madde metnine göre, belediye sınırları içinde bulunan ve belediyece parsellenmiş olan, eş söyleyişle uygulamalı imar planı içerisine alınan taşınmazlar kuşkusuz arsa niteliğinde olup; taşınmaz belediye sınırları içinde veya dışında olup da parsellenmemiş ise, arsa niteliğine ilişkin kıstasların Bakanlar Kurulu’nun çıkardığı kararnameler ile belirleneceği açıktır.

Bu yöndeki en son düzenleme olan, 28.2.1983 gün ve 83/6122 sayılı “Arsa Sayılabilecek Parsellenmemiş Arazi Hakkında Bakanlar Kurulu Kararnamesi” nin 1.maddesi:

“a) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde imar planı ile iskân sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan,

b) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da bu imar planı ile iskân sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskûn halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan,

parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları arsa sayılır.

Ancak, bu yerlerdeki arazi ve arazi parçaları zirai faaliyette kullanıldıkları takdirde arsa sayılmaz.

c) Belediye ve mücavir alan sınırları dışında olup da konut, turistik veya sinai tesis yapılmak amacıyla, herne şekilde olursa olsun parsellenen ve tapuya bu yola şerh verilen arazi ve arazi parçaları,

d) Belediye ve mücavir alan sınırları dışında olup da deniz, nehir, göl ve ulaşım yolları kenarında veya civarında bulunması veya sınai veya turistik önemi yahut hızlı şehirleşme faaliyetleri dolayısıyla ve İmar ve İskân Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar kurulu Kararı ile belirlenen alanların sınırları içinde, imar planı ile iskân sahası olarak ayrılan yerlerdeki arazi ve arazi parçaları,

arsa sayılır.”

düzenlemesini içermektedir.

Görüldüğü üzere, madde metninde bir arazinin ve arazi parçasının arsa sayılabilmesi için öngörülen koşullar açıkça belirtilmiştir. Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan yerler anılan maddenin (a) ve (b) bentlerinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan yerler ise (c) ve (d) bentlerinde düzenlenmiştir.

Buna göre, belediye ve mücavir alan sınırlarının kısmen dışında, kalan bir taşınmazın, 28.02.1983 gün ve 83/6122 sayılı “Arsa Sayılacak Parsellenmemiş Arazi Hakkında Bakanlar Kurulu Kararnamesi”nin yukarıya metni aynen alınan 1.maddesinin (d) bendi uyarınca arsa sayılabilmesi için, bu madde bendinde sayılan özellikte olması ve taşıdığı bu özelliği nedeniyle de İmar ve İskân Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen alanların sınırları içinde imar planı ile iskan sahası olarak ayrılan yerde bulunması;

aynı maddenin ( c) bendi uyarınca arsa sayılabilmesi için de konut, turistik veya sinai tesis yapılmak amacıyla, herneşekilde olursa olsun parsellenen ve tapuya bu yola şerh verilen arazi ve arazi parçası niteliğinde bulunması gerektiği, diğer taraftan belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan bir taşınmazın da, anılan Bakanlar Kurulu Kararnamesi’nin yukarıya metni aynen alınan 1.maddesinin (a) bendi uyarınca arsa sayıla bilmesi için imar planı ile iskân sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunması;

aynı maddenin (b) bendi uyarınca da, imar planı ile iskân sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskûn halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalması gerektiği, bunun yanında, bu yerlerdeki arazi ve arazi parçalarının zirai faaliyette kullanılmamaları gerektiği, her türlü duraksamadan uzaktır.

Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihinden önce 1/1000 ölçekli imar planının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Çözülmesi gereken sorun, meskun mahal olarak seyrek yapılaşması bulunan ve imar planı olmayan dava konusu taşınmazın, arsa niteliğinde kabul edilip edilemeyeceği; bir başka ifadeyle, 28.02.1983 gün ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin yukarıda değinilen 1/a, 1/b, 1/c ve 1/d maddeleri uyarınca arsa sayılıp sayılamayacağına bakmak gerekir.

Somut olayda, değerlendirme tarihine göre dava konusu taşınmazın 1/a bendinde yer alan belediye ve mücavir alan sınırları içinde imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerden olmadığı, 1/b bendine göre fiilen meskûn halde bulunan yerler arasında kalmadığı gibi bilirkişi raporları ve bunu tevsik eden hava fotoğraflarına göre tarım arazisi niteliğinde olduğu, tapu kaydına 1/c bendinde yer alan şerhin konulmadığı anlaşılmaktadır.

Şu hale göre, 28.02.1983 gün ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi’nin 1.maddesinin (a),(b),(c) ve (d) bendi kapsamı dışında kalan ve maddenin bentlerinde sayılan özellik ve nitelikleri de taşımayan dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabulü mümkün olmayıp; tarım arazisi niteliğinde olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değerinin emsal mukayesesi yapılmak suretiyle değil, net geliri esas alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiği de tartışmasızdır.

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2013 gün ve 2012/18-675 E. 2013/206 K.; 06.02.2013 gün ve 2012/18-674 E. 2013/205 K. sayılı ilamlarında da aynı ilkeler kabul edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu görüşmeleri sırasında bir kısım üyelerce,dava konusu taşınmazın niteliğinin mahkemece belirlenmediği, bu nedenle taşınmazın arsa vasfında mı arazi vasfında mı olduğunun tespit edilmesi amacıyla araştırma yapılmasının zorunlu olduğu belirtilerek değişik gerekçe ile bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüşse de Kurul çoğunluğu tarafından bu görüş benimsenmemiştir.

Hal böyle olunca, yerel mahkemenin dava konusu taşınmazı tarım arazisi olarak kabulü ve bu kararda direnmesi yerindedir.

Ne var ki, davalılardan T... vekilinin, mahkemece belirlenen bedele ve sair hususlara ilişkin temyiz itirazları Özel Dairece incelenmediğinden, dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme uygun bulunduğundan, dosyanın davalılardan Tevfik Arslan vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için 18. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,24.06.2015 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/2443, K. 2015/1749, 24 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/2443
Karar No
2015/1749
Tarih
24 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2459 K.2015/1739
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2461 K.2015/1660
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/2623 K.2015/41836
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/2779 K.2015/41795
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/2805 K.2015/27074
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/2825 K.2015/27212

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.