İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2445 K.2015/1522

Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 2.Aile Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.12.2012 gün ve 2011/1793 E-2012/1612 K sayılı kararın incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,…

Esas2013/2445Karar2015/1522Tarih10 Haziran 2015Okuma7 dk · 1.350 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/2445 E., 2015/1522 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Haziran 2015
Mahkemesi
Ankara 2.Aile Mahkemesi
Tarihi
07/11/2013
Numarası
2013/1213 E-2013/1460 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.350 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 2.Aile Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.12.2012 gün ve 2011/1793 E-2012/1612 K sayılı kararın incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 03.07.2013 gün ve 2013/6260 E-2013/18820 K sayılı ilamı ile ; (...Mahkemece, "davalı vekilinin, cevap dilekçesinde hangi olayı hangi delille kanıtlayacağını bildirmediği" gerekçesiyle tanık dinletme talebinin reddine" karar verilerek, gösterdiği deliller toplanmadan sadece davacı tanıklarının beyanları ile sonuca gidilmiştir.

Davalı vekili, davaya süresinde cevap vermiş, hem davacının ileri sürdüğü vakıalar hakkında hem de davacının kusuruna ilişkin savunmasını bildirmiştir. Cevap dilekçesinde savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen vakıaların hangi delillerle ispat edileceğine ilişkin bir bilgi yer almamıştır. Ne var ki cevap dilekçesindeki bu husustaki eksiklik, kanuni süre içinde olmak koşuluyla davalının delil gösterme ve delilerini sunma hakkını ortadan kaldırmaz.

Diğer bir ifade ile davalı vekili, cevap dilekçesinde " savunmasını dayandırdığı vakıaları hangi delillerle ispat edileceğini" (HMK. md. 129/1-e) belirtmemiş olsa bile kanunda belirtilen süre içinde olmak koşuluyla delil gösterebilir. Çünkü, delil uyumazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli hususların ispatı için gösterilir. Çekişmeli hususlar ise ön inceleme duruşmasında tespit edilir.

O halde ön inceleme duruşmasında tarafların anlaştıkları ve ayrıştıkları hususlar belirlenmeden; delil göstermeleri ve sunmaları da beklenemez. Ön inceleme duruşmasına davalı vekili mazeret bildirmiş, mahkemece mazereti kabul edilerek duruşma 18.10.2012 gününe bırakılmış, davalı vekili 18.10.2012 günlü oturuma gelmiş, tanık bildirme isteğini ifade etmiş, mahkemece, aynı oturumda tanık dinletme talebi reddedilmiştir.

Davalı vekiline delillerini göstermesi ve sunması için bundan önce herhangi bir mehil verilmemiştir. Bu durumda davalı tarafın delil ( bu arada tanık) bildirme hakkı düşmüş değildir. Öyleyse davalı vekili tarafından gösterilen tanıklar usulünce davet edilip dinlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu husus nazara alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması davalının hukuki dinlenilme hakkının (HMK. md. 27) ihlali niteliğinde olup, bozma sebebidir. Hükmün açıklanan sebeple bozulması gerekmiştir...)

gerekçesi ile bozularak dosya yerine çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonucu mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURUL KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, TMK’nun 166/1 uyarınca evlilik birliğinin sarsılması hukuksal sebebine dayalı boşanma davası ile boşanmanın fer’isi niteliğindeki velayet, nafaka ve tazminat isteklerine ilişkindir.

Davacı, davalı eşinin evliliğin ilk günlerinden itibaren kendisine şiddet uyguladığını, hakaretlerde bulunduğunu, tehdit ettiğini, sürekli para talep ettiğini son olarak 19.12.2011 tarihinde telefonla arayarak kendisini ve yakınlarını öldürmekle, kaçırmakla ve tecavüz etmekle tehdit ettiğini belirterek evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin kendisine verilmesine, müşterek çocuk için aylık 400 TL tedbir ve iştirak nafakasına, boşanma ile yoksulluğa düşeceğinden lehine aylık 500 TL nafakaya, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 70.000 TL. maddi ve 100.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, evlilik birliğinin sona ermesini gerektirecek bir sebep bulunmaması ve eşini sevdiği gerekçesi ile öncelikle davanın reddine karar verilmesini, mahkemece boşanmaya karar verilmesi halinde ise; davalının evlilik birliğinin sona ermesinde tam kusurlu olması sebebiyle müşterek çocuğun velayetinin kendisine verilmesini, çocuk için 250 TL iştirak nafakasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile lehine 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; davalı vekilinin cevap dilekçesinde hangi olayı hangi kanıtla kanıtlayacağını bildirmediği gerekçesi ile ve yine HMK’nın 129/e-194 ve 145.madde hükümleri uyarınca tanık dinletme isteği reddedilmiş, davalının davacı eşine darp uyguladığı ve hakaret ettiği , boşanmaya neden olan olaylarda davalının tam kusurlu olduğu ve davacıya atfı kabil kusur bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile tarafların TMK’nın 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen sebeplerle bozulmuştur.

Yerel mahkemece, önceki kararda direnilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; cevap dilekçesinde savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen vakıaların hangi delillerle ispat edileceğini belirtmeyen davalının delil gösterme ve delillerini sunma hakkının ortadan kalkıp kalkmadığı, ön inceleme duruşmasında tarafların anlaştıkları ve uyuşamadıkları hususlar belirlenmeden taraflardan delil gösterme ve sunmalarının beklenip beklenemeyeceği, HMK’nın 137 maddesinde belirlenen ön inceleme duruşmasında taraflara delillerini sunmak için süre verilmesinin koşulları ;bunların sonucu olarak davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.

Hukuk Genel Kurulunca yapılan görüşmeler sırasında davalı vekilinin ön inceleme duruşmasına mazeret bildirmesi ve mazeretinin de mahkemece kabul edilmesi ve 6100 sayılı HMK’nun 137/2 maddesi hükmü gözetilerek mahkemece yapılan ön inceleme duruşmasının usulüne uygun bir ön inceleme olup olmadığı, usulüne uygun ön inceleme olmadığı kabul edilirse ön inceleme duruşması usule uygun yapılmadan tahkikat duruşmasına geçilip geçilemeyeceği öncelikli olarak tartışılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hukukumuzda ilk derece yargılamasının beş temel aşamadan oluşması öngörülmüştür. Bunlar sırası ile; dilekçelerin karşılıklı verilmesi, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hükümdür. Bu aşamalar içinde yeni olan ise ön inceleme aşamasıdır.

Yargılamanın gereksiz yere uzamasının engellenmesi; mahkemenin ve tarafların yargılamada gereken hazırlığı davanın başında yapmasının sağlanması bakımından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile dilekçelerin verilmesinden sonra ve tahkikat aşamasından önce gelmek üzere "ön inceleme" adıyla yeni bir yargılama aşaması kabul edilmiştir (H. Pekcanıtez/O. Atalay/ M.Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11 Bası, 2011, s.375-376).

6100 sayılı HMK’nın 137.maddesinde, ön incelemenin kapsamı, HMK 138.maddesinde ön inceleme aşamasında dosya üzerinden dava şartları ve ilk itirazlar hakkında verilecek kararlar, HMK 139.maddesinde öninceleme duruşmasına davet, HMK 140. maddesinde ise yapılması zorunlu olan ön inceleme duruşması düzenlenmiştir.

6100 sayılı HMK ön incelemenin kapsamı başlıklı 137.maddesinde “dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, 138.madde dikkate alınarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vereceği, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği, ön inceleme duruşmasında tarafların iddia ve savunmaları kapsamında uyuşmazlık konularını tam olarak belirleyebileceği, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapacağı,

tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik edeceği ve bu hususların tutanağa geçirileceği belirtilmiştir. Ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar ile sınırlı olmak üzere tanık dinleme, belge inceleme, bilirkişi görüşü alma, keşif yapma ve yemin teklif etme gibi işlemler yapılabilir, ancak tahkikata yönelik işlemler yapılamaz.

HMK 137.maddenin ikinci fıkrasında ise ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği düzenlenmiştir. Gereksiz duruşmalara ilişkin uygulamadaki eski alışkanlıkların devam etmesinin kesin olarak önüne geçilmesi amacıyla Kanun koyucu, ön inceleme aşaması tamamlanmadan ve bu aşamada alınması gereken kararlar alınmadan tahkikat aşamasına geçilmesini ve tahkikat için duruşma günü belirlenmesini kesin bir ifade ile (emredici nitelikteki bir düzenlemeyle) yasaklamıştır (H. Pekcanıtez/O. Atalay/M.Özekes, a.g.e., s.375-376).

Tüm bu hususlar dikkate alındığında, dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra öncelikle dosya üzerinden dava şartları ve ilk itirazların incelenmesi; bu konularda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi, dosya üzerinden karar verilemeyen dava şartları ile ilk itirazlar hakkında karar verilmek ve diğer ön inceleme işlemlerini yapmak üzere tarafların öninceleme duruşmasına davet edilmesi, 6100 sayılı HMK 137 ve 140 maddelerine göre ön inceleme duruşmasında gerekli usul işlemleri yapıldıktan sonra, tahkikat duruşmasına geçilmesi gerekir.

Somut olayda; dava 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra 26.12.2011 tarihinde açılmıştır. Mahkemece 01.06.2012 tarihli tensip tutanağı ile ön incelemenin duruşmalı yapılmasına ve ön inceleme duruşmasının 12.07.2012 gününe bırakılmasına karar verilmiştir. Mahkemece ön inceleme günü olarak belirlenen 12.07.2012 tarihli oturuma davalı vekili mazeret bildirmiş, mahkemece davalı vekilinin mazereti kabul edilmiştir. Ön inceleme duruşması olarak belirlenen oturumda davacı vekilinin dava dilekçesi içeriğini ve talepleri tekrar eden beyanı ve imzası alınmış ve duruşma, ön inceleme aşamasının tamamlanıp tamamlanmadığı ve tahkikata geçilip geçilmediği belirtilmeksizin 18.10.2012 gününe bırakılmıştır.

Davalı vekilinin ön inceleme duruşmasına mazeret bildirmesi ve mahkemece bu mazeretin haklı görülerek kabul edilmesi göz önüne alındığında bu halde yeni bir ön inceleme duruşma günü tayin edilerek, ön incelemede yapılması gereken usul işlemlerinin (HMK.m.140) yapılması, tarafların anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususların tek tek tespit edilmesi, ön inceleme sonuç tutanağı düzenlenip bu tutanağın taraflara imzalatılması ve ön inceleme aşamasında yapılması gereken işlemler yapıldıktan sonra tahkikata geçilmesi gerekirken ön inceleme duruşması usulüne uygun yapılmadan tahkikat aşamasına geçilerek davanın esası hakkında karar verilmesi doğru bulunmamıştır. .

O halde yukarıda açıklandığı üzere direnme kararının ön inceleme duruşmasının usulüne uygun olarak yapılmaması nedeniyle kararın, değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik nedenlerden dolayı usulden BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri vierilmesine, 10.06.2015 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/2445, K. 2015/1522, 10 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurul Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/2445
Karar No
2015/1522
Tarih
10 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2457 K.2015/1538
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2458 K.2015/1542
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/2491 K.2015/41343
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/2655 K.2015/26829
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/2926 K.2015/41358
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/3034 K.2015/41351

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.