İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/302 K.2013/929

Hukuk Genel Kurulu 2013/4-302 E. , 2013/929 K.

Esas2013/302Karar2013/929Tarih3 Temmuz 2013Okuma8 dk · 1.529 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/302
Karar No
2013/929
Karar tarihi
3 Temmuz 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.529 kelime·8 dk okuma·7 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2013/4-302 E. , 2013/929 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Yargıtay 4.Hukuk Dairesi (İlk Derece)

TARİHİ : 25/09/2012

NUMARASI

2012/9 E-2012/50 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4.Hukuk Dairesince;

“DAVA: Dava dilekçesinde, davacıların eşi, babası ve kardeşi olan Deniz Yarbay Ali Tatar'ın yürütülen ceza soruşturması sırasında tutuklandığı ve daha sonra serbest bırakıldığı, hakkında tekrar yakalama kararı çıkartıldığı; ortaya çıkan hukuki belirsizlik ve kişiliğine karşı ağır manevi yükler getiren süreç üzerine intihar ettiği, yasadışı terör örgütü ile bağlantısı olduğuna dair en ufak bir somut delil, kaçması veya kaçacağı şüphesini uyandıran hiç bir olgu ve delil bulunmadığı, tutuklama gerekçelerinin açık olarak yazılmadığı, soruşturmanın basına da yansıdığı ve bu nedenle davacıların da kişilik haklarının ihlal edildiği ileri sürülerek, 50.000,00-TL manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuştur.

CEVAP

Dava şartlarının gerçekleşmediği ve istemin zamanaşımına uğradığı; sorumluluk koşullarının da oluşmadığı savunulmuştur.

GEREKÇE

Dava, hakimlerin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Hakimlerin yargısal faaliyetleri nedeniyle sorumlulukları, HMK'nun 46-49.maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Yasa'da da gösterilen sorumluluk nedenleri örnek niteliğinde olmayıp; sınırlı ve sayılı durumları ifade etmektedir.

Somut olayda, suç soruşturması sırasında verilen tutuklama ve yakalama kararları nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunulmuştur.

Tazminat istemi, yasa yolları düzenlenmiş bulunan yargısal işlem ve kararlara ilişkindir.Hatalı olduğu ileri sürülen yargısal işlemlerde, özel amaç ile davranıldığı yönünde bir delil bulunmamaktadır.Sınırlı ve sayılı hukuki sorumluluk nedenlerinden hiç birisi mevcut değildir. Şu durumda, davanın reddine karar verilmesi gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 49.maddesi uyarınca, davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasının takdir edilerek hüküm altına alınması gerekir. Bu konuda, para cezasında yeniden değerleme oranında yapılması gereken arttırım miktarı ile dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular göz önünde tutulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nun 46.maddesinde öngörülen sorumluluk sebepleri bulunmadığından davanın reddine,

2-HMK'nun 49.maddesi uyarınca takdiren 600,00-TL disiplin para cezasının davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

3-Davanın reddi nedeniyle alınması gereken 21,15-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 742,50-TL'den düşümü ile kalan 721,35-TL'nin istek halinde davacılara iadesine,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir olunan 2.400,00-TL maktu avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına…”

Dair oybirliği ile verilen 25.09.2012 gün ve 2012/9-50 sayılı kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın süresinde temyiz edildiğinin anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kâğıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü:

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Davacılar 6100 sayılı HMK 46. maddesine dayanarak devlet aleyhine tazminat davası açmıştır.

Mahkemece yukarıda başlık bölümüne alınan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

a-Dava dilekçesi ekinde HMK 74.maddesine uygun özel yetki içeren vekaletname bulunmadan davanın neticelendirilmesi ilk önsorun olarak tartışılmıştır.

6100 sayılı HMK.nun 46 ve devamı maddelerinde hakimin hukuki sorumluluğu düzenlenmiş, söz konusu davaların ancak devlet aleyhine açılabileceği, aynı Kanun’un 74.maddesinde ise açıkça yetki verilmemesi halinde vekilin hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açamayacağı kabul edilmiştir.

6100 sayılı HMK 114.maddenin (f) bendinde de vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması dava şartı olarak düzenlenmiştir.

Dava şartının eksik olması halinde nasıl bir usul işlemi yapılacağı ise, 6100 sayılı HMK 115.maddesinde belirlenmiştir. Kural olarak, dava şartı noksanlığını tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesi asıl ise de, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise tamamlanması için kesin süre verilmesi; verilen kesin süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesi gereklidir.

Somut olayda; davacı vekili tarafından ibraz edilen 07.07.2010 tarihli dava dilekçesinin ekinde bulunan vekaletnamede, “hakimleri redde ve yakınmaya” yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

6100 sayılı HMK 74.maddesine uygun özel yetkili vekaletname bulunmadığı sürece HMK 46.maddesine dayanılarak tazminat davası açılamayacağına ve bu dava şartı eksikliği tamamlanabilir bir eksiklik olduğuna göre, HMK 115/2.maddesi uyarınca davacıya HMK 74.maddesine uygun vekaletname ibraz etmesi için kesin süre verilmesi, eksikliğin tamamlanması halinde yargılamaya usulün öngördüğü şekilde devam edilmesi, verilen süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde ise dava dilekçesinin reddine değil, 6100 sayılı HMK 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gereklidir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 74.maddesine uygun vekaletname bulunmadan yargılamanın yürütülerek neticelendirilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu oybirliği ile kabul edilmiştir.

b-Hukuk Genel Kurulu’nda görüşülen ikinci önsorun ise, 6100 sayılı HMK’nun 137/2.maddesi dikkate alındığında taraflar çağrılıp ön inceleme duruşması yapılmadan tahkikat duruşmasına geçilip geçilmeyeceği hususudur.

Konunun anlaşılabilmesi için dosyadaki inceleme safhası ve ön incelemenin niteliği hakkında kısaca bilgi verilmesi gereklidir.

Dosyadaki inceleme safhası: Davacılar vekili 07.07.2010 tarihli dilekçe İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açmış, görevsizlik kararı ile Yargıtay 4.Hukuk Dairesi’ne gelen dosya esasa kayıt edilip, naip üye tayin edildikten sonra dilekçeler aşaması tamamlanmıştır.

Dilekçeler aşamasının tamamlanmasını takiben taraflar çağrılmadan ön inceleme tutanağı düzenlenmiş, “tarafların üzerinde tasarruf edebilecekleri bir konu olmadığı ve dolayısıyla tarafların sulha teşvik edilmesi veya tarafların sulh olabilecekleri miktar belirlemesi olamayacağından bu aşamada ayrıca tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine gerek olmadığı” gerekçesi ile ön inceleme duruşması yapılmamış ve gün tayin edilerek tahkikat duruşmasına geçilmiş, taraflar huzurunda esas hakkında karar verilmiştir.

Ön incelemenin niteliğine gelince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hukukumuzda ilk derece yargılamasının beş temel aşamadan oluşması öngörülmüştür. Bunlar sırası ile; dilekçelerin karşılıklı verilmesi, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hükümdür. Bu aşamalar içinde yeni olan ise ön inceleme aşamasıdır.

Yargılamanın gereksiz yere uzamasının engellenmesi; mahkemenin ve tarafların yargılamada gereken hazırlığı davanın başında yapmasının sağlanması bakımından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile dilekçelerin verilmesinden sonra ve tahkikat aşamasından önce gelmek üzere "ön inceleme" adıyla yeni bir yargılama aşaması kabul edilmiştir. (H.Pekcanıtez/O.Atalay/ M.Özekes, Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları,11.Bası, Ankara 2011, s.375-376).

6100 sayılı HMK’nun 137.maddesinde, ön incelemenin kapsamı; 138.maddesinde ön inceleme aşamasında dosya üzerinden dava şartları ve ilk itirazlar hakkında verilecek kararlar; 139.maddesinde ön inceleme duruşmasına davet; 140.maddesinde ise yapılması zorunlu olan ön inceleme duruşması düzenlenmiştir.

6100 sayılı HMK ön incelemenin kapsamı başlıklı 137.maddesinde; “dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, 138.madde dikkate alınarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verileceği, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında gerektiği takdirde kararını vermeden önce bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği, ön inceleme duruşmasında tarafların iddia ve savunmaları kapsamında uyuşmazlık konularını tam olarak belirleyeceği, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapacağı,

tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik edeceği ve bu hususların tutanağa geçirileceği belirtilmiştir. Ön inceleme duruşmasında, dava şartları ve ilk itirazlar ile sınırlı olmak üzere tanık dinleme, belge inceleme, bilirkişi görüşü alma, keşif yapma ve yemin teklif etme gibi işlemler yapılabilecek, ancak tahkikat yönelik işlemler yapılamayacaktır.

HMK 137/2.maddede ise, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği düzenlenmiştir. Uygulamadaki eski alışkanlıkların devam etmesinin kesin olarak önüne geçilmesi amacıyla Kanun koyucu, ön inceleme aşaması tamamlanmadan ve bu aşamada alınması gereken kararlar alınmadan tahkikat aşamasına geçilmesini ve tahkikat için duruşma günü belirlenmesini kesin bir ifade ile (emredici nitelikteki bir düzenlemeyle) yasaklamıştır ( Pekcanıtez/Atalay/Özekes, age. s.375-376).

Görüşmeler sırasında, bir kısım üyeler tarafından; dosya üzerinden olsa da bir ön incelemenin yapıldığını, bu aşamadan sonra geri dönülerek ön inceleme yapılmak üzere kararın bozulmasının usul ekonomisi açısından doğru olmayacağı savunulmuş ise de, yukarıda belirtilen 6100 sayılı HMK 137/2 maddesi dikkate alındığında, ön inceleme duruşması ve duruşmada yapılması gerekli olan işlemler yapılmadan tahkikat duruşmasına geçilemeyeceği, bu düzenlemenin emredici nitelikte olduğu gerekçesiyle bu düşünce benimsenmemiştir

Yine bir kısım üyeler Yargıtay 4.Hukuk Dairesi’nin ara kararında da belirtildiği gibi bu tip davalarda tarafların üzerinde tasarruf edebilecekleri bir konu olmadığı, dolayısıyla tarafların sulha teşvik edilmesi veya tarafların sulh olabilecekleri miktar belirlemesi olamayacağından ön inceleme duruşmasına davet edilmesine gerek olmadığı görüşü ileri sürülmüş ise de.

6100 sayılı HMK’da bu tip davalarda ön inceleme yapılmayacağına dair bir istisna bulunmadığı, kaldı ki Devleti temsil eden vekilin sulh yetkisinin olmaması ile Devletin sulh yetkisinin olmamasının karıştırılmaması gerektiği, hasım olan Devlet’in isterse bu tür davalarda da sulh olabileceği, bunu kısıtlayan bir düzenleme bulunmadığı, ayrıca ön inceleme duruşmasında yapılması gerekenin sadece sulhten ibaret de olmadığı, önemli daha başka usul işlemini de içerdiği gerekçeleri ile çoğunluk tarafından kabul edilmemiştir.

Tüm bu hususlar dikkate alındığında, dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra öncelikle dosya üzerinden dava şartları ve ilk itirazların incelenmesi; bu konularda yine dosya üzerinden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi, dosya üzerinden karar verilemeyen dava şartları ile ilk itirazlar hakkında karar verilmek ve diğer ön inceleme işlemlerini yapmak üzere tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesi, 6100 sayılı HMK 137 ve 140.maddelerine göre ön inceleme duruşmasında gerekli usul işlemleri yapıldıktan sonra, tahkikat duruşmasına geçilmesi gerekirken, ön inceleme işlemlerinin dosya üzerinden yapılarak tahkikat duruşmasına geçilmesi,

esas hakkında karar verilmesi ve davacı vekilinden usulüne uygun vekaletname istenmeden yargılamanın neticelendirilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Yargıtay 4.Hukuk Dairesi’nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın, yukarıda (a) ve (b) bentlerinde açıklanan nedenlerle 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz istemlerinin şimdilik incelemesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,

6110 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 12.maddesi ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’na eklenen 93/A-5 fıkrası ve 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440.maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 03.07.2013 gününde (a) bendinde belirtilen nedenle oybirliği ile (b) bendinde belirtilen nedenle oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/302, K. 2013/929, 3 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 25/09/2012
  5. Numarası
  6. Cevap
  7. Gerekçe
  8. Hüküm
  9. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/302
Karar No
2013/929
Tarih
3 Temmuz 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/305 K.2013/20429
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/305 K.2013/21784
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/313 K.2013/8378
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/314 K.2013/20714
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/316 K.2013/20301
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/318 K.2013/20193

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.