İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/353 K.2013/1569

Hukuk Genel Kurulu 2013/18-353 E. , 2013/1569 K.

Esas2013/353Karar2013/1569Tarih13 Kasım 2013Okuma5 dk · 1.077 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/353
Karar No
2013/1569
Karar tarihi
13 Kasım 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.077 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2013/18-353 E. , 2013/1569 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 17/10/2012

NUMARASI : 2012/944-2012/1247

Taraflar arasındaki “kat malikleri kurulu kararlarının iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 05.07.2011 gün ve 2010/807 E., 2011/842 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 23.01.2012 gün ve 2011/10954 E., 2012/419 K. sayılı ilamı ile;

“…Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak;

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, anataşınmazın 41 bağımsız bölümden oluştuğu, iptali istenen 22.06.2010 tarihli toplantıya 16 bağımsız bölüm malikinin asaleten ve vekaleten katıldıkları anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Yasasının 34. maddesi gereğince yönetici kat maliklerinin hem sayı hem arsa payı bakımından çoğunluğu tarafından atanır. Buna göre sayı ve arsa payı çoğunluğu sağlanmadan alınan yönetici seçimine ilişkin kararın iptali gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle bu yöndeki istemin de reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir…”

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, kat malikleri olağanüstü genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.

Davacı Ö.. D...vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ..ada .. parsel sayılı taşınmazda bağımsız bölüm maliki olduğunu, 22.06.2010 tarihinde yapılan olağanüstü kat malikleri kurulu toplantısının.

15 gün önceden bildirim zorunluluğu yerine getirilmeden yapılması, toplantı için KMK 29. maddesinde aranan önemli sebebin bulunmaması ve kat maliklerinin 1/3’ünün talebi şartlarının oluşmaması nedeniyle usulsüz olduğunu, komşulardan öğrenerek gittiği toplantıda tartışmaların büyümesi nedeniyle toplantıyı terk ettiğini, boş dairelerden aidat alınmamasına karar verilmesine rağmen eşitlik ilkesine aykırı olarak kendisine aidat borçları için noter ihtarnamesi gönderildiğini, toplantıya hesap raporu ibraz edilmediğinden yönetici ibrasının geçersiz olduğunu,

ayrıca bağımsız bölümüne klima takmak ve balkonu PVC ile kapatma konusunda muvafakatı bulunduğu göz ardı edilerek mimari projenin uygulanması kararı alındığını, apartman girişinden bağımsız ve metrekare olarak diğerlerinden küçük dükkanı için diğer daireler kadar aidat istendiğini beyanla, S..Apartmanı'nın 22.06.2010 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların tümünün iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı S...Apartmanı Yönetimi vekili cevap dilekçesinde özetle: kat malikleri kurulu kararlarının iptali davalarında husumetin, kararda olumlu oy kullanan tüm kat maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, ilgili toplantı çağrı yazısının 15 gün önce apartman girişindeki panolara asılarak kat maliklerinden imza alındığını, davacının ise içeride olmasına rağmen kapıyı açmaması üzerine durumun tutanağa bağlandığı ve posta ile çağrı kağıdı gönderildiğini, kaldı ki davacının 22.06.2010 tarihli olağanüstü kat malikleri kurulu toplantısına katılarak yoklama tutanağına imza attığı ve oy kullandığını ancak toplantının sonlarına doğru toplantıyı terk ederek kararı imzalamadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Yerel Mahkemece, “kat malikleri genel kurulunun sadece (B) bloğa ait olduğu, (A) bloğu kapsamadığı, bu nedenle toplantı nisabı için pay ve paydaş yönünden yasal çoğunluğun sağlandığı, 15 gün şartı gerçekleşmemiş ise de, toplantıya katılan kat malikinin toplantı çağrısının usulsüz olduğu iddiasında bulunarak kat malikleri kurulunun iptalini isteyemeyeceği, davacının klima ve PVC kapama için aldığı belgenin kat maliklerine ait olmadığı” gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine,

Özel Daire tarafından yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, Mahkemece, “tapuda 1370 ada 3 parselde kayıtlı ana taşınmazın A ve B olmak üzere iki bloktan oluştuğu, davacıya ait dairelerin bulunduğu B Blokta toplam 17 bağımsız bölüm olduğu, toplantının sadece B bloğu ilgilendirdiği ve KMK Ek Madde 3/c uyarınca; blok yapılarda, bunlardan yalnız birine ilişkin sorunların çözümlenmesinde, kat malikleri kurulunun o blokta bulunan bağımsız bölüm maliklerinden oluşacağı” gerekçesiyle davanın reddine ilişkin hükümde direnilmiştir.

Direnme hükmü davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık, ana taşınmazın bağımsız bölüm sayısının tespiti ile varılacak sonuca göre yöneticinin kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu tarafından atanıp atanmadığı noktasında toplanmaktadır.

Öncelikle belirtilmelidir ki, dava konusu ...ada ... parsel sayılı ve kat mülkiyetine tabi taşınmazın yönetim planının 1 ve 2. maddeleri uyarınca; Ç.. E..Mah. R.. Sk. No:...’de bulunan ana yapının; bir bodrum, bir zemin, yedi normal ve bir teras katlı; bir dükkan ve 40 daire olmak üzere ..Blok ... Blok numarasından oluştuğu, ana taşınmazda toplam 41 bağımsız bölüm bulunduğu anlaşılmaktadır.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK)’nun toplu yapılara ilişkin 66 ve devamı maddelerinde toplu yapı; bir ya da birden çok imar parseli üzerinde, belli bir yerleşim planına göre yapılmış alt yapı tesisleri, ortak kullanım yerleri, sosyal tesis ve hizmetler ile bunların yönetimi bakımından birbiriyle bağlantılı birden çok yapı olarak tanımlanmıştır.

Dava konusu taşınmazın yönetim planından anlaşıldığı üzere, taşınmaz toplu yapı tanımına uygun olmadığından ve tek parsel üzerinde kurulu olması karşısında somut uyuşmazlıkta, toplu yapı hükümlerinin uygulanması sözkonusu değildir.

Öte yandan, 634 sayılı Kanun’un 13.04.1983 tarih ve 2814 sayılı Kanun’un 15. maddesi ile eklenen “Birden çok yapılarda uygulanacak özel hükümler” başlıklı Ek 3. maddesi, 14.11.2007 gün ve 5711 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığından, iptali talep edilen toplantı tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan anılan maddenin de, somut uyuşmazlıkta uygulanma yeri bulunmamaktadır.

Bu durumda, davanın yasal dayanağı, dava konusu taşınmazın yönetim planı ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 30 ve 34. maddeleridir.

Bilindiği üzere, Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca ana taşınmazda bağımsız bölüm sayısı sekiz veya daha fazla ise yönetici atanması zorunludur. KMK’nun 30. maddesi ile; kat malikleri kurulunun, kat maliklerinin sayı ve arsa payı bakımından yarısından fazlasıyla toplanacağı ve oy çokluğuyla karar vereceği, 34. maddesinde ise; yöneticinin, kat maliklerinin, hem sayı hem arsa payı bakımından çoğunluğu tarafından atanacağı hükme bağlanmış olup, anılan hükümler emredici nitelikte ve kamu düzenine ilişkindir.

Belirtilmelidir ki, ana taşınmazın yönetim planının; kat malikleri kurulunun toplanmasına ve yönetici atanmasına ilişkin 24 ve 28. maddeleri de, KMK ile paralel düzenleme içermektedir.

Somut uyuşmazlıkta taşınmaz, 41 bağımsız bölümden oluşmaktadır. Taşınmazda toplu yapı yönetimi sözkonusu olmadığından yönetici seçimi için kat malikleri kurulunun 41 bağımsız bölüm üzeriden, arsa ve sayı payı çoğunluğu ile toplanarak karar almasında zorunluluk bulunmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04.02.1987 gün ve 1986/5-171 Esas 1987/58 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, KMK’nun 30 ve 34. maddesi anlamında sayı ve pay çoğunluğu sağlanmadan kanuna uygun olarak alınmış bir yönetici seçimi kararından bahsetmek mümkün değildir.

O halde, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı Kanunun 440. maddesi uyarınca hükmün tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/353, K. 2013/1569, 13 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 17/10/2012
  5. Numarası : 2012/944-2012/1247
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/353
Karar No
2013/1569
Tarih
13 Kasım 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/354 K.2013/17185
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/354 K.2013/1554
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/355 K.2013/18100
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/355 K.2013/16990
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/355 K.2013/456
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/356 K.2013/16989

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.