İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/581 K.2013/1692

Hukuk Genel Kurulu 2013/2-581 E. , 2013/1692 K.

Esas2013/581Karar2013/1692Tarih25 Aralık 2013Okuma4 dk · 861 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/581
Karar No
2013/1692
Karar tarihi
25 Aralık 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

861 kelime·4 dk okuma·4 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2013/2-581 E. , 2013/1692 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 11. Aile Mahkemesi

TARİHİ : 26/12/2012

NUMARASI : 2012/885-2012/1804

Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11. Aile Mahkemesi’nce davanın kabulüne dair verilen 13.04.2011 gün ve 2009/611 E., 2011/514 K. sayılı kararın incelenmesi davalı/kadın vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 02.05.2012 gün ve 2011/14928 E., 2012/11616 K. sayılı ilamı ile;

(...Fiili ayrılık başlı başına boşanma nedeni değildir.

Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, boşanma istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkili kocanın, davalı eşi ve çocukları ile birlikte gittiği Almanya'dan işlerini Türkiye'de devam ettirme kararı alarak, 1986 yılında kesin dönüş yaptığını, ancak davalının davacı ile birlikte Türkiye'ye dönmediğini, önce müvekkilinin düzen kurmasının gerektiğini, daha sonra geleceğini söylediğini, müvekkilinin defalarca eşini çağırmasına rağmen davalının Türkiye’ye gelmediğini, çocuklarının da konuşmalarında annelerinin dönmeyeceğini ve babalarının da Almanya’ya geri gelmemesini istediklerini, 23 yıldır tarafların bu nedenle ayrı yaşadıklarını,

müvekkilinin 67 yaşında olduğunu ve bu zor yaşlılık döneminde eşinin yanında olmasını istemesinin doğal hakkı olduğunu, aile birliğinin temelinden sarsıldığını ve evli kalmanın hiçbir fayda sağlamayacağının anlaşıldığını ileri sürerek, tarafların boşanmalarına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, tarafların 50 yılı aşkın bir süredir evli olduklarını, Almanya'da işçi olarak çalışan ve oraya yerleşerek dört çocuk sahibi olan tarafların ayrılmalarını gerektirecek hiçbir olay yaşanmadığı halde, müşterek çocukları B.

F..’nun Almanya'da vefatından sonra davacının bir takım ruhsal sıkıntılar yaşayarak, ortada hiçbir sebep yok iken eşi ve dört çocuğunu Almanya'da bırakarak ani bir kararla Türkiye’ye döndüğünü, davacı kocanın iki ayrı Alman Bankasından kullandığı kredi borçlarını da ödemeden aceleyle Almanya'dan ayrıldığını ve bu borçları müvekkiline bıraktığını, müvekkilinin dört küçük çocuğuyla yalnız kaldığını, kredi borçlarını kapatma sıkıntısı yaşadığını, Almanya’daki ailesinin sürekli davacının Almanya'ya döneceği ümidiyle yaşamakta olduğunu, bu sebeplerle,

dava dilekçesinde izah edilenin aksine davalı müvekkilinin yaşanan bu süreçte herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacı kocanın 1986 yılında davalı eşini ve müşterek çocuklarını terk ederek aniden Türkiye'ye gelmesi şeklindeki kusurlu davranışı ve tarafların dava tarihi itibariyle 25 yıla yakın bir zamandır ayrı yaşıyor olmaları nedeniyle, evlilik birliğinin tarafların ortak hayatı sürdürmelerini olanaksız kılacak biçimde temelinden sarsıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı/kadın vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalı/kadın vekili getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının dosya kapsamı ve tanık beyanları ile sabit olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 166.maddesi:

“Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir…” hükmünü içermektedir.

Anılan maddeye göre, boşanmayı talep edebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp, daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için, diğer tarafın az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa, bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olmaz. Az kusurlu eşin davaya karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, evlilik birliğinin devamında bu eş ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.

Somut olayda, tarafların dava tarihi itibariyle 25 yılı aşkın bir süredir ayrı yaşadıkları ve Almanya’daki müşterek haneyi davacı kocanın terk ederek Türkiye’ye döndüğü hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Tanık anlatımları ve dosya kapsamı ile taraflar arasında vuku bulmuş ve boşanma sebebi olarak ileri sürülerek ispatlanmış olan herhangi bir başka vakıa da bulunmamaktadır. Es söyleyişle; ortak hayatı sürdürmelerinin taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması sonucunu doğuracak ve davalı kadına yüklenilecek az dahi olsa bir kusur ispatlanmamıştır.

Bu itibarla, yukarıda açıklanan ilke göz önüne alındığında; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davalı kadına yönelik herhangi bir kusurun iddia ve ispat edilmemiş olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı/kadın vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıdaki ilave gerekçede gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı Kanunun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 25.12.2013 gününde yapılan görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/581, K. 2013/1692, 25 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 26/12/2012
  5. Numarası : 2012/885-2012/1804
  6. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/581
Karar No
2013/1692
Tarih
25 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/581 K.2013/596
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/582 K.2013/40147
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/582 K.2013/20663
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/583 K.2013/7329
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/583 K.2013/29680
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/583 K.2013/40149

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.