İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/655 K.2014/148

Taraflar arasındaki “itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Uşak İcra Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 01.02.2012 gün ve 2011/388 E., 2012/60 K. sayılı kararın incelenmesi davacı-borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine,…

Esas2013/655Karar2014/148Tarih26 Şubat 2014Okuma5 dk · 1.018 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/655 E., 2014/148 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Şubat 2014
Mahkemesi
Uşak İcra Hukuk Mahkemesi
Tarihi
20/03/2013
Numarası
2013/13-2013/172
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.018 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki “itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Uşak İcra Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 01.02.2012 gün ve 2011/388 E., 2012/60 K. sayılı kararın incelenmesi davacı-borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8.Hukuk Dairesi’nin 22.11.2012 gün ve 2012/9710 E., 2012/11354 K. sayılı ilamı ile;

(...Alacaklı tarafından başlatılan ve devam ettirilen ilamlı takibe karşı borçlu, icra mahkemesine gelerek, takibin kesinleşmesinden sonra borcun ödenerek alacaklıdan ibraname aldığını belirterek, itfa nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep etmiştir. Alacaklı belgedeki imzayı kabul etmiş, ancak içeriğinin kendisince düzenlenmediğini ve doğru olmadığını, imzalı boş A4 kağıdının bu şekilde düzenlenmiş olabileceğini, kendisine takip borcu nedeniyle herhangi bir ödemenin olmadığını cevap etmiştir. Mahkemece borçlunun duruşma gün ve saatini bildiği halde mazeretsiz duruşmaya katılmadığı, davanın şikayet olduğu ve iddianın ispat edilemediğinden bahisle şikayetin reddine karar verilmiştir.

İİK.nun 33/2.maddesi gereğince, "icra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re'sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir.” Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun ve fer'ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir.

İcra mahkemesindeki borcun itfasına dair itirazlarda HMK.nun 316 ve devamı maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulü uygulanır.

Somut olayda, borçlunun icra mahkemesine başvurusu, İİK.nun 33/2.maddesinde öngörülen icra emrinin tebliğinden sonraki dönemde borcun ödendiği nedenine dayalı itfa itirazına ilişkin olup, İİK.nun 16. maddesinde düzenlenen icra dairesi işlemine karşı şikayet niteliğine haiz değildir.

Bu nedenlerle, mahkemece alacaklının da davayı takip etmeyeceği beyanı üzerine taraflarca takip edilmeyen davanın HMK.nun 316/g, 150/1 ve 320/4. maddelerindeki düzenlemeleri nazara alınarak, işlemden kaldırılmasına karar verilmesi yerine, İİK.nun 16. ve (6352 s.Y. ile değişik 18. maddesine göre) 18. maddelerine dayalı olarak duruşmaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir...)

gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Davacı-borçlu vekili, müvekkili aleyhine alacaklı-davalı tarafından ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığını, davalı-alacaklının kendisine 40.000 TL ödenmesi nedeniyle eşi ile anlaştığını, ibraname düzenlendiğini, bu nedenle borcun ve konulan hacizlerin kaldırılması için İcra Müdürlüğü’ne başvurulduğunu, ancak İcra Müdürlüğü tarafından 23.06.2011 tarihli kararla istemin reddedildiğini ileri sürerek, red kararının iptali, şikayetin kabulü ile kötüniyet tazminatı istemiştir.

Mahkemece, “ davanın şikayete yönelik olduğu, davacı yan duruşmaya katılmadı ise de, re'sen karar verilebileceği, davacının davasını ispatlayamadığı,” gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş; davacı-borçlu vekilinin temyizi üzerine hüküm, Özel Dairece, yukarda metni aynen alınan ilam ile bozulmuş; Yerel Mahkeme, önceki kararda direnmiştir.

Direnme kararını davacı-borçlu vekili temyize getirmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Uşak 2.İcra Müdürlüğü’nün 2004/73 esaslı dosyasında, alacaklı N.. Y.. tarafından, borçlu E.. K.. aleyhine, 20.000.000.000 TL tazminat ve ekleri toplamı olan 53.558.000.000 TL alacak nedeniyle 07.01.2004 tarihinde takip başlatıldığı, takip dayanağının Uşak İş Mahkemesi'nin 03.12.2003 tarih, 2002/371 esas, 2003/454 sayılı davacısı N.. Y.., davalısı E.. K.. olan, iş kazası nedeniyle açılan manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, mahkemece 20 000 000 000 TL manevi tazminata hükmedildiği; 53 nolu icra emrinin borçlu vekiline 13.01.2004 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği ve borçlunun taşınmazlarına haciz konulduğu anlaşılmaktadır.

Davacı-borçlu, 23.06.2011 tarihinde İcra Müdürlüğü’ne başvurarak, davalı ile eşi Ahmet Köstence'nin haricen anlaştığını, borcun ödendiğini bildirerek, buna ilişkin 18.06.2011 tarihli davalı-alacaklı Nural ile eşi Ahmet arasında düzenlenen adi yazılı belgeyi sunarak dosyanın işlemden kaldırılmasını istemiştir. İcra Müdürlüğü’nce alacaklı veya vekilinin dosyanın işlemden kaldırılması yönünde talebinin bulunmadığı gerekçesi ile istem 23.06.2011 günlü kararla reddedilmiştir. Davacı yan da 30.06.2011 tarihinde eldeki davayı açmıştır.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; 1-Davanın 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 33/2.maddesinde düzenlenen icra emrinin tebliğinden sonraki dönemde borcun ödendiği iddiasına dayalı itfa itirazı mı ; yoksa İİK'nun 16.maddesinde düzenlenen icra dairesi işlemine yönelik şikayet mi olduğu,

2-Sonucuna göre dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 16.maddesine göre; kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Aynı Kanun’un 18.maddesi uyarınca da aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.

Öte yandan 2004 sayılı İİK’nun 33/2.maddesinde ise, icra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma isteklerinin her zaman yapılabileceği, bunlardan itfa veya imhale dayanan isteklerin mutlaka noterlikçe re'sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

2004 sayılı İİK’nun 18.maddesi uyarınca icra mahkemesine arzedilen hususlarda basit yargılama usulü uygulanır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 320/4.maddesine göre de, basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.

Somut olayda, icra takibinin kesinleştiği, bu aşamadan sonra davacı-borçlu icra dosyasına 18.06.2011 tarihli adi belge sunarak itfa nedeniyle borcun kaldırılmasını istemiştir. Öyle ise bu istem, 2004 sayılı İİK’nun 33/2.maddesinde düzenlenen icra emrinin tebliğinden sonraki dönemde borcun ödendiği iddiasına dayalı itfa itirazına ilişkindir.

Davacı-borçlu 01.02.2012 günlü oturuma gelmemiş, davalı yan da davayı takip etmeyeceğini bildirmiştir. Öyle ise 6100 s.HMK’nun 320/4.maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmelidir.

Hukuk Genel Kurulu görüşmeleri sırasında bir kısım üyelerce, davacı-borçlunun dava dilekçesinde icra müdürünün red kararını şikayet ettiğini bildirdiği, bu nedenle istemin şikayet niteliğinde olduğunu benimseyen yerel mahkeme kararının yerinde olduğu görüşü savunulmuşsa da, bu görüş yukarda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

Bu bakımdan Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma ilamına uyulması gerekirken,önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı-borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,direnme kararının Özel Daire bozma ilamında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 366/III. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.02.2014 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/655, K. 2014/148, 26 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/655
Karar No
2014/148
Tarih
26 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/656 K.2014/3331
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/659 K.2014/2067
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/659 K.2014/403
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/660 K.2014/6662
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/660 K.2014/70
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/661 K.2014/2432

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.