İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/776 K.2014/388

Taraflar arasındaki “tedavi gideri alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Malatya 1. İş Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.04.2010 gün ve 2005/535 E. 2010/225 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından…

Esas2013/776Karar2014/388Tarih26 Mart 2014Okuma6 dk · 1.168 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/776 E., 2014/388 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mart 2014
Mahkemesi
Malatya 1. İş Mahkemesi
Tarihi
14/02/2013
Numarası
2013/18 E.-2013/122 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.168 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki “tedavi gideri alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Malatya 1. İş Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.04.2010 gün ve 2005/535 E. 2010/225 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 08.12.2011 gün ve 2010/8552 E. 2011/17450 K. sayılı ilamı ile; (…1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- 01.12.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almakta olan davacının, “Hepatit C’ ye bağlı Childe-C sirozu, karaciğer yetmezliği ve hepatik ensefalopati” rahatsızlıkları nedeniyle Florence Nightingale Hastanesi’nde tedavi altına alındığı ve 09.03.2005 tarihinde karaciğer transplantasyonu yapılarak salahla taburcu edildiği dosya içeriğindeki belgelerden anlaşılmaktadır.

Davacı, tüm bu tedavilere ilişkin olarak yaptığı 89.990,83 TL. harcamanın davalı Kurumdan yasal faizi ile tahsilini istemiş, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 41.148,42 TL. alacak hüküm altına alınmıştır. Sigortalının tedavisinin gerçekleştirildiği dönemde yürürlükte olan 1479 sayılı Kanunun Ek 11, Ek 13 ve Ek 17’nci maddeleri, koşullarının gerçekleşmesi halinde özel sağlık tesislerinde yapılan gerekli muayene ve tedavinin Kurum tarafından sağlanmasını öngörmektedir.

Nitekim, Mahkemece tedavi giderlerinin karşılanması gerektiğine hükmedilmiştir.

Ne var ki; davacının özel hastane’ye ödediği ameliyat ve tedavi masraflarından Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı'nın resmi sağlık kuruluşları için tespit ettiği ücret tarifeleri ve Bütçe Uygulama Talimatı esas alındığında ödenecek tutar 16.307.39 TL. olarak belirlendiğinden, söz konusu miktar hüküm altına alınması gerekirken, somut olayda uygulama yeri bulunmayan 5510 sayılı Kanun’un 73’üncü maddesi uygulanarak yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, tedavi giderinin tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Bağ-Kur emeklisi olduğunu, rahatsızlığı nedeniyle verilen “Hepatit B ve buna bağlı gelişen siroz nedeniyle karaciğer nakli olmaması durumunda %90’a varan ölüm riski olduğuna” dair rapor sonrasında müracaat ettiği Şişli Etfal Hastanesince, hastanede karaciğer nakli yapılamadığından karaciğer transplantasyonu yapılan bir merkeze sevkinin uygun olduğuna dair karar sonrası, nakil yapabilecek merkezlerden olan Florance Nightingale hastanesinde kızkardeşinden nakil yapıldığını, davacı tarafından karşılanan tedavi giderlerinin ödenmesi için Kuruma yapılan müracaatın reddedildiğini,

sosyal güvencesi olmayanların bile tedavi giderleri karşılanırken davacı tarafından yapılan giderlerin karşılanmamasının kabul edilemez olduğunu belirterek, 89.990,83 TL tedavi giderinin faizi ile tahsilini talep etmiştir.

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (Devredilen Bağ-Kur) vekili cevap dilekçesinde özetle; Bağ-Kur Sağlık Yardımları Yönetmeliğinin 7. maddesi uyarınca vak’anın aciliyetinin raporla belgelenmesi ve bu raporun Kurumca kabulü gerektiğini, aksi halde özel sağlık kuruluşlarında yapılan tedavilerin karşılanmasının mümkün olmadığını, davacı böyle bir rapor ibraz etmediğinden talebinin reddedildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, uyuşmazlığın devam etmesi ve tamamlanmamış bir hukuki durum olması nedeniyle somut olayda 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı SGK vekili tarafından temyizi üzerine Özel Daire tarafından yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece, önceki gerekçe tekrarlanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda direnilmiştir.

Direnme hükmü, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık, SGK tarafından karşılanması gereken tedavi gideri miktarının, 1479 sayılı Kanun’a göre mi yoksa 5510 sayılı Kanun’a göre mi belirleneceği noktasında toplanmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta davacı, 01.12.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı kanun kapsamında yaşlılık aylığı almakta olup, pasif sigortalı olarak sağlık yardımları kapsamındadır. Davacıya 21.02.2005 tarihli rapor ile konulan teşhis sonrasında, 22.03.2005 tarihinde özel sağlık kurumunda karaciğer nakli olmuş ve 24.03.2005 tarihinde taburcu edilmiş, davacının tedavi giderlerinin karşılanması için Kuruma yaptığı başvuru 26.12.2005 tarihinde Kurumca reddedilmiştir.

Sigorta olayının meydana geldiği tarihte, mülga 1479 sayılı Esnaf Ve Sanatkarlar Ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’nun sağlık sigortasına ilişkin Ek 11 ve devamı maddeleri yürürlükte olup, 19.09.2005 tarihinde iş bu dava açılmış, yargılama sırasında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu yürürlüğe girmiştir.

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kanunların zaman bakımından uygulanmasına ilişkin ilkelerin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

Bilindiği üzere, kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda mevzuatımızda genel bir hüküm yoktur. Ancak, toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta, kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir.

Buna göre, gerek özel hukuk ve gerekse kamu hukuku alanında, kural olarak her kanun, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir.

Değişiklik hükmünün kanunların kabulünden önceki olaylara uygulanması Anayasaya ve kazanılmış haklara aykırıdır.

Ancak, yeni kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara da uygulanacağı yönünde açık hükmün bulunması halinde henüz kesinleşmemiş uyuşmazlıklara da yeni kanun uygulanmalıdır.

Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır. Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de kanunların geriye yürümesi söz konusudur. (Prof. Dr. Necip Bilge, Hukuk Başlangıcı, 14. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, sh: 193-194; Prof. Dr. A. Şeref Gözübüyük, Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, 18.Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2003, sh: 73).

Hukuk Genel Kurulu’nun 14.06.2006 gün ve 2006/10-367 E., 2006/386 K. sayılı; 06.04.2005 gün ve 2005/10-183 E., 2005/241 K. sayılı; 13.10.2004 gün ve 2004/10-528 E., 2004/533 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.

Açıklanan ilkeler ışığında dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken kanunun belirlenmesi bakımından belirtilmelidir ki, mülga 1479 sayılı Kanun’un Ek 11, Ek 13 ve Ek 17. maddelerini yürürlükten kaldıran ve 30.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun genel sağlık sigortasına ilişkin geçiş hükümlerini düzenleyen Geçici 12. maddesinde, 5510 sayılı Kanun’un 73. maddesinin geçmişe etkili olacağına dair, ayrı ve açık bir hüküm bulunmadığı gibi; olayda yukarıda açıklanan istisnalardan biri de sözkonusu değildir.

Öte yandan belirtilmelidir ki, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 12. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; “Kişilerin yürürlükten kaldırılan kanun hükümleri gereğince hak ettikleri sağlık hizmetleri, bu Kanun hükümleri gereğince kapsama alınmamış ise tedavi tamamlanıncaya kadar yürürlükten kaldırılan kanun hükümlerine göre Kurumca sağlanmaya devam edilir.”

Yukarıda açıklanan nedenlerle, 5510 sayılı Kanun’un 73. maddesinin, yürürlük tarihi öncesi gerçekleşen sigorta olayına ilişkin tedavi giderlerinin Kurumca karşılanması yönünden uygulanması sözkonusu olmayacaktır.

Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkemece, sigortalının tedavisinin gerçekleştirildiği dönemde yürürlükte olan 1479 sayılı Kanun’un Ek 11, Ek 13 ve Ek 17’nci maddeleri ile Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı'nın resmi sağlık kuruluşları için tespit ettiği ücret tarifeleri ve Bütçe Uygulama Talimatı gözetilmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, 5510 sayılı Kanun’un 73. maddesi esas alınmak suretiyle yapılan hesaplama yapılması isabetsizdir.

O halde, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8/3. fıkrası uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/776, K. 2014/388, 26 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/776
Karar No
2014/388
Tarih
26 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/777 K.2014/4682
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/777 K.2014/389
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/779 K.2014/8465
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/782 K.2014/6812
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/782 K.2014/8047
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/788 K.2014/4431

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.