İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/83 K.2013/1010

Hukuk Genel Kurulu 2013/3-83 E. , 2013/1010 K.

Esas2013/83Karar2013/1010Tarih3 Temmuz 2013Okuma5 dk · 1.009 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/83
Karar No
2013/1010
Karar tarihi
3 Temmuz 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.009 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2013/3-83 E. , 2013/1010 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 11/09/2012

NUMARASI : 2012/606-2012/1480

Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.11.2011 gün ve 2010/2242 E. 2011/2288 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09.04.2012 gün ve 2012/5240 E. 2012/9364 K. sayılı ilamı ile;

“…Davada, 2000 yılının başından 2008 yılı aralık ayına kadar davalının yanında şoför olarak çalıştığı halde hiçbir gerekçe gösterilmeksizin iş akdinin fesih edildiği ileri sürülerek şimdilik 1000,00 TL (ihbar, kıdem, genel tatil, ulusal bayram, yıllık izin ve fazla mesai ücretinin) tahsili istenilmiştir.

Davalı, davacının sürekli çalışması bulunmadığını ve çalıştığı dönemlere ilişkin olarak ücretinin ödendiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, ihbar tazminatı istemi yönünden davanın kısmen kabulüne ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm,süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, BK.’nun 340 ve devamında düzenlenen hizmet sözleşmesine dayanan alacak isteminden ibarettir.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme görevli olup olmadığını davanın başında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa öncelikle görevsizlik kararı verir. Hükmü veren mahkemenin görevsiz olması mutlak bir bozma nedenidir.

Davada; fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak alacak isteminde bulunulmuştur.

HUMK'nun 4/2.maddesine göre; alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise alacağın tamamı çekişmeli demektir. Alacağın tamamı çekişmeli ise, mahkemenin görevi de dava edilen alacak miktarına göre değil alacağın tamamına göre belirlenir. Alınan bilirkişi raporları ile belirlenen miktar dava tarihi itibariyle 7080,00 TL olan görev sınırının üzerindedir.

Bu durumda, mahkemece, davacı taraftan saklı tutulan hakkın miktarı açıklattırılıp, tespit edilerek bu miktara göre öncelikle görev hususunda bir karar verilmesi gerekirken, davanın husumet yönünden reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir…”

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 340 ve devamı maddelerine dayalı hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Davacı vekili iş mahkemesine hitaben düzenlediği dava dilekçesinde özetle; davalı işverene ait ticari takside 2000 yılından 2008 yılı Aralık ayı başına kadar şoför olarak çalıştığını, işini gereken dikkat ve özeni göstererek yerine getirdiği halde, taksi sahibi davalının, taksiyi iki seneliğine bir başka şahsa kiralaması nedeniyle, müvekkili işçinin işine 2008 yılı Aralık ayı başında son verildiğini, takside çalıştığı dönemde taksiyi haftanın yedi günü, dini ve milli bayramlar dahil olmak üzere 13.00-13.30 arası alıp gece 01.00-01.30 arası teslim ettiğini, çalışması karşılığı günlük hasılatın %30’unun ücret olarak ödendiğini,

işine haksız olarak son verilmesine rağmen ihbar ve kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, toplam 1.000 TL ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; geçimini otomobilcilik ve şoförlükle temin ettiğinden 507 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında esnaf olduğunu, yanında davacı da dahil olmak üzere hiçbir işçi çalıştırmadığından hakkında İş Kanunu hükümleri uygulanamayacağını, durağa arızi olarak gelen ve ara sıra başka araçlarda da şoförlük yapan davacının, davalı yanında daimi çalışması olmadığını, davacının dava konusu dönemlerde Bağ-Kur’a prim ödemesi de bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalıya ait aracı ilk defa 2004 yılında kullanan davacının, 2004-2008 arası zaman zaman saatlik olarak para kazanmak amacıyla taksiyi kullandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Yerel İş Mahkemesince, dava konusu uyuşmazlığın 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4/1. maddesi uyarınca İş Kanunu kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının, taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, süresinde talep üzerine dosyanın gönderildiği Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından; uyuşmazlıkta İş Kanunu değil, Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının BK'nun 340. maddesi uyarınca sadece ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, 298,06 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Daire tarafından yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Özel Daire bozma ilamı sonrasında, davacı vekili tarafından verilen ve harcı yatırılan ıslah dilekçesi ile toplam 25.186,15 TL alacağın tahsili talep edilmiş, mahkemece; BK hükümlerine göre değil, hatalı olarak İş Kanunu hükümlerine göre hesaplama yapan bilirkişi raporunun görevin belirlenmesinde esas alınamayacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmektedir.

Uyuşmazlık, dava konusu alacağın miktarı bakımından eldeki davanın kısmi dava olup olmadığı ile varılacak sonuca göre, davada görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi mi, yoksa asliye hukuk mahkemesi mi olduğu noktasında toplanmaktadır.

Bilindiği üzere, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’un 8.maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemesi; iflas davalarıyla vakfa ilişkin davalar hariç olmak üzere, mamelek hukukundan doğan değer veya miktarı beşmilyar (dava tarihi itibariyle 7.080,00 TL) lirayı geçmeyen davalara bakmakla görevlidir.

Öte yandan, HUMK'nun 4/2.maddesine göre; alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise, alacağın tamamı çekişmeli demektir. Alacağın tamamı çekişmeli ise, mahkemenin görevi de, dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.

Somut olayda da; davacı fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak suretiyle şimdilik kaydıyla, 1.000 TL alacağın tahsili talebi ile eldeki davayı açmış, bozma ilamı sonrasında 11.09.2012 harç tarihli ve dava konusu talebin miktarını açıklayıcı nitelikteki dilekçesi ile alacak miktarının 25.186,15 TL olduğunu belirtmiştir.

Davacının davayı açtığı tarihte fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, kısmi dava açması bilahare, talebinin tamamını 25.186,15 TL olarak belirtmesi;diğer bir ifade ile alacağın tamamının çekişmeli olması karşısında, dava konusu miktarın mahkemenin görev sınırının üzerinde olduğu anlaşılmıştır.

Bu itibarla, davaya konu alacak miktarının asliye hukuk mahkemesinin görev sınırında olduğu hususunda eldeki dava yönünden hiçbir tereddüt bulunmadığından, yerel mahkemenin sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin direnme kararı yerinde değildir.

O halde, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı Kanunun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/83, K. 2013/1010, 3 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 11/09/2012
  5. Numarası : 2012/606-2012/1480
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/83
Karar No
2013/1010
Tarih
3 Temmuz 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/84 K.2013/335
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2013/85 K.2013/91
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2013/86 K.2013/92
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2013/87 K.2013/93
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/87 K.2013/10661
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2013/88 K.2013/94

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.