İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/101 K.2016/111

##########

Esas2014/101Karar2016/111Tarih29 Ocak 2016Okuma6 dk · 1.154 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2014/101 E., 2016/111 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Ocak 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.154 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

##########

MAHKEMESİ

##########Aile Mahkemesi

Taraflar arasındaki “iştirak nafakasının azaltılması” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; ... Aile Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.12.2011 gün ve 2010/1319 E. - 2011/1512 K. sayılı kararın incelenmesi .... tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 31.10.2012 gün ve 2012/15818 E. - 2012/22311 K. sayılı ilamı ile;

(...Davada, boşanma davasında müşterek çocuklar için hükmedilen 300'er TL iştirak nafakasının, davacının duyma ve konuşma engelli olup okuma ve yazması olmadığı, davalının boşanma davasında davacıyı yanılttığı, halen bu miktarda nafakaları ödeyecek ekonomik gücü olmadığı iddiasıyla ayrı ayrı 100'er TL'ye indirilmesi talep edilmiştir.

Davalı vekili duruşmada verdiği beyanla davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuklar ... ve ..... için takdir edilen aylık 300,00 er TL iştirak nafakasının 150,00 şer TL ye indirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya arasında bulunan ...... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan rapora bakıldığında 19.06.2009 tarihli olduğu, davacının %52 işitme, %35 konuşma engelli olduğu, tüm vücut fonksiyon kaybının ise %69 olduğunun tespit edildiği, bu raporun 2022 sayılı yasa gereği özürlü kimliğinden yararlanabilmek için alındığı görülmektedir, yine ..... Askeri Hastanesinden alınan raporun 18.06.1998 tarihli olduğu, davacının ileri derecede işitme kaybı olduğu ve askerlik yapmaya elverişli olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Ancak, dava tarihinden sonra alınmış bir rapor bulunmamaktadır.

6100 sayılı HMK'nunda davalı veya davacı tarafın sağır ve dilsiz olmaları durumunda yargılama usulu hakkında bir hüküm bulunmamaktadır. (1086 sayılı HUMK'nunda da bulunmamaktadır) Medeni Kanun 1.maddesi gereğince ''Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir''. Buna göre kanundaki boşluğu doldurmak hakimin görevidir. Hakim bunu yaparken kanunun benzer maddeleri ya da yürürlükte bulunan diğer kanunlardan kıyas yoluyla faydalanabilir.

Örneğin; 6100 sayılı HMK'nın 263/2 maddesine göre ''Tanık, sağır ve dilsiz olup okuma ve yazmayı biliyorsa, sorular kendisine yazılı olarak bildirilir ve cevapları yazdırılır; okuma ve yazma bilmediği takdirde, hâkim, kendisini işaret dilinden anlayan bilirkişi yardımıyla dinler.'' Yine Noterlik Kanununun 73.maddesine göre ''Noter ilgilinin sağır veya kör yahut dilsiz olduğunu anlarsa, işlem iki tanık huzuruyla yapılır.''

O halde öncelikle mahkemece yapılacak iş, ..... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan rapor da eklenerek davacı hakkinda yukarıdaki hükümlerden faydalananıp faydalanmayacağı konusunda Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor aldırmak, ardından sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır. Bu hususlar gözönünde bulundurulmadan yukarıdaki şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir ...)

gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

##########

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava; iştirak nafakasının azaltılması istemine ilişkindir.

Mahkemece, sağır ve dilsiz olan davacının okuma yazma bildiği, sağlık kurulu raporuna göre de % 65 oranında konuşabildiği dolayısıyla boşanma davası sırasında beyanda bulunabileceği ancak davacının gelirinde azalma meydana geldiğinden bahisle, davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuklar için takdir edilen aylık 300,00’er TL iştirak nafakasının 150,00’şer TL’ye indirilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Özel Daire'ce yukarıda yazılı nedenlerle bozulmuş; Yerel Mahkemece, önceki kararda dayanılan gerekçeler genişletilerek direnme kararı verilmiş, direnme kararını davalı vekili temyize getirmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; temyiz edenin sıfatına göre Özel Daire bozma kararının aleyhe temyiz yasağı kapsamında kalıp kalmadığı ile dosya içeriğine göre davacının özür durumu hakkında Adli Tıp Kurumu’ndan rapor aldırılmasının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.

Öncelikle, konuya ilişkin yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun “Tazminat ve Nafakanın Ödenme Biçimi” başlıklı 176/1. maddesinde,

“Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.”

176/4. maddesinde de;

“Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”

Denilmekte,

TMK’nın “Hakimin Takdir Yetkisi” başlıklı 182/2 ve 3. maddesinde ise;

”Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.

Hakim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.”

Hükmü yer almaktadır.

TMK’nın “Nafaka Miktarının Takdiri” başlıklı 330. maddesinde,

“Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.

Nafaka her ay peşin olarak ödenir.

Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir”

Düzenlemesi ile,

Yine aynı Kanun’un “Durumun Değişmesi” başlıklı 331.maddesinde;

“Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.”

Düzenlemesine yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde taraflarca her zaman nafaka artırımı ve azaltılması davası açılabilir. Aynı konuda, fakat değişik dönemlere ilişkin olmak üzere daha önce açılan davaların derdest olması ya da karara bağlanıp da kararın kesinleşmemesi takip eden dönem için nafaka artırım davası açılmasına engel değildir.

Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

Yargılama sırasında taraflardan birinin sağır ve dilsiz olmaları durumunda yargılama usulünün nasıl olacağı konusunda bozma kararında da belirtildiği üzere gerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı vekilince müvekkilinin sağır ve dilsiz olduğu belirtilerek taraflar arasındaki boşanma davası sırasında nafaka miktarı konusunda davacının davalı eşi tarafından aldatıldığı iddia edilmiştir.

Ancak Yerel Mahkemece dinlenilen tanık anlatımlarından davacının okuma yazma bildiği, boşanmaya ilişkin dava dilekçesini ve tarafların anlaşma zaptını imzaladığı tespit edilmiş; dosyada mevcut Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenmiş 19.06.2009 günlü sağlık kurulu raporuna göre davacının % 52 oranında işitme, % 35 oranında konuşma engelli olduğu belirtilmiş ise de bu rapora göre davacının % 65 oranında konuşabildiği, bu nedenle de boşanma davası sırasında isterse beyanda bulunabileceği anlaşılmıştır.

Kaldı ki, yapılan tüm yargılama boyunca davacı vekillerince müvekkillerinin sağır ve dilsiz olması nedeniyle kendisini ifade edemediği, iddialarını yeterince ortaya koyamadığı gibi iddialar da ileri sürülmemiş, davacının sağır ve dilsizliği konusunda yeniden bir araştırma yapılması talep edilmemiş, tüm aşamalarında dava vekillerince davacı adına takip edilmiş ve Yerel Mahkemece sadece davacının gelirinde meydana gelen azalma nedeniyle davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm davacının sağır ve dilsiz olduğu belirtilerek davacı vekillerince temyiz edilmemiştir.

Hal böyle olunca, bozma ilamında belirtildiği gibi davacının Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek özür durumu hakkında raporunun aldırılması ve buna göre kıyas yoluyla uygulanabilecek yargılama yöntemlerinin belirlenmesine gerek bulunmamaktadır. Buna göre Yerel Mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkelere uygun değerlendirme ile davacının özür durumu hakkında rapor aldırmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair kararda direnilmesi isabetli olup; direnme kararının onanması gerekir.

Ne var ki, davalı vekilinin nafaka miktarına yönelik diğer temyiz itirazları bozma nedenine göre incelendiğinden dosyanın bu yönde inceleme yapılmak üzere inceleme yapılmak üzere Daireye gönderilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

I-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle ONANMASINA, II- Davalı vekilinin hükmedilen nafaka miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın .... HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 29.01.2016 günü yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/101, K. 2016/111, 29 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2014/101
Karar No
2016/111
Tarih
29 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/104 K.2016/15
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/106 K.2016/67
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/116 K.2016/169
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/117 K.2016/60
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/119 K.2016/68
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/135 K.2016/732

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.