İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1097 K.2016/546

Taraflar arasındaki "kadastro paftasında yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazın tapu siciline tescili" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Yalvaç (Kapatılan Gelendost) Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23.12.2009 gün…

Esas2014/1097Karar2016/546Tarih27 Nisan 2016Okuma5 dk · 1.054 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2014/1097 E., 2016/546 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Nisan 2016
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.054 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki "kadastro paftasında yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazın tapu siciline tescili" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Yalvaç (Kapatılan Gelendost) Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23.12.2009 gün 2008/124 E. - 2009/260 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar Hazine vekili ile Yeşilköy Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 06.12.2010 gün 2010/2464 E. -2010/5889 K sayılı ilam ile:

"...Davacılar, birlikte verdikleri dava dilekçesi ile Gelendost ilçesi Yeşilköy köyünde bulunan 108 ve 109 adalar arasında kalan ve paftada yol olarak gösterilen taşınmaz bölümünün esasen yol olmadığını, bitişikte bulunan kendi parsellerine ait yer olduğunu açıklamışlar ve paftasında yol olarak gösterilen bu yerlerin kendi parsellerine eklenmesi suretiyle veya bağımsız parsel olarak adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... muhtarlığına yöntemine uygun bir biçimde dava dilekçesi tebliğ edilmiş ve davaya katılarak davanın reddini istemiştir.

Dava, kadastro mahkemesinden görevsizlikle Sulh Hukuk Mahkemesine süresinde aktarılmıştır.

Mahkemece, teknik bilirkişi Mustafa Uysal ve ...’ın 26.12.2006 günlü rapor ve krokilerinde A ve B harfleriyle belirtilen taşınmaz bölümlerinin aynı ada son parsel numarası ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine, hüküm davalı Hazine vekili ile köy tüzel kişiliği temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve tapu kaydına dayalı olarak açılan tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, teknik bilirkişiler Mustafa Uysal ve ...’ın 26.12.2006 tarihli raporlarında A ve B harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümleri hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı ... başlangıçta dava dilekçesinde diğer dava arkadaşlarıyla birlikte paftada yol olarak gösterilen kısmın bitişikte bulunan kendisine ait parsele eklenmesi suretiyle ya da ayrı bir parsel adı altında kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayalı olarak adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davacının bitişikteki parseli 108 ada 196 sayılı parsel olup, tespiti 3.10.1990 tarihinde yapılmıştır. Bu tarihte tescilini istediği taşınmaz bölümlerinin kadastro çalışmaları sırasında paftada yol olarak gösterildiğinin kabulü gerekir. Taşınmaz 3.10.1990 tarihinde paftada yol olarak gösterildiğine göre, davanın açıldığı 11.7.2005 tarihine kadar kazanmayı sağlayan 20 yıllık zilyetlik süresi henüz dolmamıştır.

Kural olarak kadastro işleminin yapıldığı tarih ile kadastrodan önceki zilyetlik süresi kesintiye uğrar ve kadastrodan sonraki zilyetlik süresine eklenmez. Kadastro işleminin yapıldığı tarihten itibaren yeniden 20 yıllık zilyetlik süresi aranmaktadır. Paftasında yol olarak gösterildiği 1990 yılından davanın açıldığı 2005 yılına kadar kazanmayı sağlayan 20 yıllık süre dolmadığından zilyetliğe dayalı tescil davasının bu sebep yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.

Ne var ki 22.12.2006 tarihinde yapılan keşifte dinlenen davacı tapu kaydının olduğunu, daha önce geçirilen yol nedeniyle Asliye Hukuk ve İdare Mahkemelerinde dava konusu yapıldığını belirttiğine göre tapu kaydına da dayandığının kabulü gerekir. Davalılar davacının bu beyanına karşı koymadıkları belirlenmiştir.

Teknik bilirkişiler 108 ada 196 sayılı davacının parseline revizyon gören Haziran 1928 tarih ve 4 sıra nolu tapu kaydının krokide A ve B harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümleri ile 108 ada 196, 197, 198, 199, 200, 201 ve 109 ada 10 ve 11 sayılı parselleri kapsadığını açıklamışlardır. Ancak, tapu kaydı getirtilip dosya arasına konulmadığı gibi yapılan keşifte uygulanmadığı da belirlenmiştir.

Davacı tapu kaydına dayandığına göre, kadastrodan önceki hukuki sebeplere de dayandığının kabulü gerekir. Bu durum karşısında tapuya dayanma halinde kadastro tespitinden sonra 20 yıllık kazanma süresi aranmaz. Tescili istenen taşınmaz bölümlerinin tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının keşfen belirlenmesine çalışılması gerekir.

Şu halde mahkemece yapılacak iş; davacı keşif tutanağındaki beyanı ile ve adına tespit ve tescil edilen parsele revizyon gören Haziran 1928 tarih ve 4 sıra nolu tapu kaydına dayandığına göre, öncelikle sözü edilen tapu kaydının tüm geldi ve gittilerinin Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması, yöntemine uygun bir biçimde yapılacak keşifte teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılıyla zemine uygulanması, HUMK. nun 258 ve 259. maddeleri gereğince yerel bilirkişi ve tanıkların keşifte dinlenmelerinin sağlanması,

tescili istenen ve paftasında yol olarak gösterilen kısımların tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının saptanmasına çalışılması, istenen yerler ortak miras bırakandan kalma ise öncelikle dava koşulunun gözönünde tutulması, davacının keşifteki beyanında açıkladığı Gelendost Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/95 Esas, 1990/30 Karar sayılı dosya ile Antalya İdare Mahkemesinin 1992/1119 Esas, 1993/127 Karar sayılı dosyanın bulundukları yerlerden getirtilerek olayın çözümünde gözönünde tutulması,

ondan sonra toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir…)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, kadastro paftasında yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazın tapu siciline tescili istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalılar Hazine vekili ile Yeşilköy Tüzel Kişiliği temsilcisinin temyiz istemi üzerine, Özel Dairece yukarıda açıklanan gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece önceki kararda direnilmiş, direnme hükmü davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mülga 1086 sayılı HUMK’nun yürürlükte olan 429. maddesine göre bozma kararı üzerine kendiliğinden tarafları duruşmaya davet eden mahkeme tarafları dinledikten sonra Yargıtay bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verecektir.

Mahkeme, bozma kararına uyduktan sonra bu karardan dönemeyeceği gibi direnme kararı verdikten sonrada ilk karardan farklı bir karar vermesi mümkün değildir. Gerekçe genişletilebilir ise de verilen hükmün ilk karardan farklı olmaması zorunludur.

Somut olaya gelince; mahkemece 23.12.2009 gün ve 2008/124 E., 2009/260 K. sayılı karar ile “Davacının davasının KABULÜ ile, 26/12/2006 havale tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile kırmızı boyalı olarak ve B harfi ile sarı boyalı olarak gösterilen.

A harfi ile gösterilen nokta numaraları 108/877, 108/873, 109/91, 108/1183 olan ve 45.93 m2 olan yer ile B harfi ile gösterilen nokta numaraları 109/130, 109/129, 108/854, 108/866 olan ve 194.82 m2 olarak gösterilen arazilerin tespit altına alınarak sınırlandırılmasına, aynı ada üzerinden son parsel numarası olarak karar kesinleştiğinde davacı Veli oğlu ... adına tesciline, bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına” karar verilmiştir.

10.01.2013 tarih 2012/430 Esas, 2013/18 Karar sayılı direnme kararında ise “davanın aktif husumet nedeniyle reddine” karar verilmiştir. Mevcut bu durum dikkate alındığında usulüne uygun bir direnme kararının varlığından söz edilemeyecektir.

O halde, direnme kararı verildikten sonra mahkemece yapılması gereken; HMK’nın 294 ve 297. maddelerine uygun şekilde mahkemece verilen ilk karar gibi, yani 23.12.2009 gün ve 2008/124 E., 2009/260 K. sayılı karar gibi hüküm fıkrası oluşturmak ve buna uygun gerekçeli karar yazmaktır. Direnme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONU Ç

SONUÇ / HÜKÜM

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenden dolayı usulden BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 27.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/1097, K. 2016/546, 27 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  4. Sonu Ç
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2014/1097
Karar No
2016/546
Tarih
27 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/1097 K.2016/3410
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/1097 K.2016/6014
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1098 K.2016/547
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1099 K.2016/498
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/1099 K.2016/7766
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/1099 K.2016/3858

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.