İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/2410 K.2015/818

İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 272

Esas2014/2410Karar2015/818Tarih18 Şubat 2015Okuma6 dk · 1.239 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2014/2410 E., 2015/818 K.·Yeni Malikin İşyeri İhtiyacı Nedeniyle Tahliye

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Şubat 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.239 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 272

GAYRİMENKUL KİRALARI HAKKINDA KANUN(MÜLGA) (6570) Madde 7

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 705

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 54

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 105

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 599

TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 151

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Salihli Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 06.07.2011 gün ve 2011/3 E.- 2011/1121 K. sayılı kararın incelenmesi davalı M.. A.. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 23.01.2012 gün ve 2011/11973 E.-2012/476 K. sayılı ilamı ile;

(...Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme davayı kabul etmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.

6570 sayılı yasanın 7/b ve c maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının İİK.nun 272.maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle kira sözleşmesinin bitimini takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bu bir aylık süre içerisinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirilmiş ise bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.

Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliller toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.

Olayımıza gelince; davalının 01.07.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiralananda kiracı olduğu hususunda, taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak, davacı tarafından kira sözleşmesinin süresi konusunda bir açıklamada bulunulmamıştır. Mahkemece, davacıya kira sözleşmesinin süresi açıklattırılarak, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda, davanın süresi içerisinde açılıp açılmadığı belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle, davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, yeni malikin işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi Y.. A.. tarafından 63/A numaralı iş yerinin 01/07/2009 tarihinde sözlü olarak davalıya kiraya verildiğini, murisin 28/05/2010 tarihinde vefat ettiğini, müvekkili O.. A..'ın bilgisayar mühendisi olduğu ve halen işsiz olduğunu, Salihli'de yaşamak ve çalışmak istediğini, davalının kiracı olarak bulunduğu işyeri ile yine müvekkillerine ait olan bitişikteki işyerini birleştirmek suretiyle şirket merkezi olarak kullanmak istediğini, bu amaçla 17/06/2010 tarihli ihtarname ile davalıya ihtiyaç nedeniyle tahliye istemlerini bildirdiklerini, söz konusu ihtarnamenin davalıya 21/06/2010 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak taşınmazı tahliye etmediğini belirterek, ihtiyaç nedeniyle davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, iş yeri ihtiyacının samimi olmadığını, davacılardan O.. A..’ın Salihli dışında işinin bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın kabulü ile davalının mecurdan tahliyesine karar verilmiştir.

Hükmün davalı M.. A.. vekilince temyiz edilmesi üzerine, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yer alan gerekçe ile bozulmuştur.

Mahkemece; bozma ilamında davanın 6570 sayılı Kanun’un 7/(b) ve (c) maddesine göre açıldığı belirtilerek buna göre dava açma süresinin değerlendirildiği, oysaki eldeki davanın aynı Kanunun 7/d maddesine göre açıldığı, süre bakımından Kanunun aradığı şartlara uyulduğu, işin esası yönünden ise davacı O.. A..'ın işyeri ihtiyacının samimi olduğunu ispatladığı gerekçesiyle, direnme kararı verilmiştir.

Davalı M.. A.. vekilinin temyizi üzerine, Hukuk Genel Kurulunca kısa kararın usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle direnme kararı bozulmuştur.

Hukuk Genel Kurulunun bozma kararından sonra aynı davacılar tarafından aynı nedene dayalı olarak ve bitişikteki iş yeri için davalı H.. E..aleyhine açılan tahliye davası eldeki dava ile birleştirilmiş ve dava devam ederken işyeri tahliye edildiğinden mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup; birleştirilen dava uyuşmazlık dışıdır.

Yerel Mahkemece Hukuk Genel Kurulu kararına uyularak önceki gerekçe tekrarlanmak suretiyle yeniden direnme kararı verilmiştir.

Hükmü temyize davalı M.. A.. vekili getirmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; iş yeri ihtiyacı nedeniyle açılan tahliye davasının süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için kira sözleşmesinin süresinin bilinmesinin zorunlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki, mülga 6570 sayılı Gayrimenkullerin Kiralanması Hakkında Kanun kapsamına giren bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse Kanun’un 7/(d) maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır.

Nitekim, mülga 6570 sayılı Gayrimenkullerin Kiralanması Hakkında Kanun’un 7/(d) maddesi;

“Gayrimenkulü Medeni Kanun hükümlerine göre iktisabeden kimse kendisi veya eşi veya çocukları için tamamen veya kısmen mesken olarak ve yine kendisi veya eşi veya çocukları için bir meslek veya sanatın bizzat icrası maksadiyle iş yeri olarak kullanma ihtiyacında ise iktisap tarihinden itibaren bir ay zarfında kiracıyı keyfiyetten ihtarname ile haberdar etmek şartıyle altı ay sonra, tahliye davası açabilirler.”

hükmünü amir olup; yeni satın alan malike, eski malikin sözleşme süresinin sonunu beklemeden iktisap tarihinden bir ay içinde ihtarname tebliğ etmek koşuluyla, takip eden altı ay içinde tahliye davası açabilme olanağını getirmektedir.

Dolayısıyla, yeni malik iktisap tarihinden bir ay içinde kiracıya tebliğ ettireceği ihtarname ile ihtiyaç iddiasını bildirecek; tahliye gerçekleşmezse takip eden altı ay içinde tahliye davası açabilecektir.

Mülga 6570 sayılı Kanunun 7/(d) maddesine göre açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının ayrıca kanıtlanması gerekir.

Nitekim, aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulu’nun 13.02.2002 gün ve 2002/6-23 E.-2002/94 K, ve 04.03.2009 gün ve 2009/6-74 E.-2009/98 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

Bu noktada, somut uyuşmazlığın çözümü bakımından taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasına ilişkin hükümler üzerinde durulmasında da yarar vardır.

Hemen belirtmek gerekir ki, Türk Hukuku’nda, taşınmaz mülkiyetinin kazanılması için prensip olarak tescil şart kılınmıştır. Nitekim 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK.)’nun 705.maddesine göre, taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescil ile olur.

Öte yandan, Türk Hukuku’nda tescil ilkesi mutlak değildir. Bazı hukuki sebeplerin varlığı halinde tescil yapılmadan önce de taşınmaz mülkiyeti devredilmiş ve kazanılmış olur. Ancak, tescil prensibinin istisnasından söz edebilmek için bu istisnanın mutlaka Kanun tarafından öngörülmüş olması gerekir.

Taşınmaz mülkiyetinin tescile dayanmayan kazanımı hallerinin neler olduğu, TMK’nun 705/II.maddesi ile aynı Kanunun 54, 105 ve 599.maddelerinde, kısmen de mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 151'inci maddesinde gösterilmiştir.

TMK’nun 705/II.maddesi:

“Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.”

Hükmünü içermektedir.

Anılan madde gereğince miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma hallerinde mülkiyet, tescilden önce kazanılır. Buna göre taşınmazın mülkiyetini miras yolu ile kazanan yeni malik veya malikler mülga 6570 sayılı Kanun’un 7/(d) maddesi uyarınca dava açma hakkına haizdirler.

Somut olayda; davacılar vekili müvekkillerinin murisi Y..A..’ın 28/05/2010 tarihinde vefat ettiğini ve dava konusu işyerinin müvekkillerine intikal ettiğini, müvekkili O.. A..'ın iş yeri ihtiyacı bulunduğunu belirterek, ihtiyaç nedeniyle davalının taşınmazdan tahliyesini istemiştir.

Az yukarda belirtildiği üzere taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse mülga 6570 sayılı Kanunun 7/(d) maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır. Nitekim davacılar da mülga 6570 sayılı Kanunun 7/(d) maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye isteminde bulunmuşlardır.

Hal böyle olunca; yerel mahkemenin mülga 6570 sayılı Kanun’un 7/(d) maddesi uyarınca iş yeri ihtiyacı nedeniyle açılan tahliye davasının süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için kira sözleşmesinin süresinin bilinmesinin zorunlu olmadığı gerekçeleriyle Özel Daire bozmasına karşı direnmesi yerindedir.

Ne var ki, davalı vekilinin işin esasına yönelik sair temyiz itirazları Özel Dairece incelenmemiştir. Dosyanın bu yönde inceleme yapılmak üzere Özel Daireye gönderilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle DİRENME UYGUN OLUP; dosyanın davalı M.. A.. vekilinin işin esasına yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesi için 6.HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 18.02.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/2410, K. 2015/818, 18 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2014/2410
Karar No
2015/818
Tarih
18 Şubat 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/2411 K.2015/16512
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/2411 K.2015/906
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/2411 K.2015/1811
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/2411 K.2015/950
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/2412 K.2015/9724
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/2412 K.2015/3462

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.