İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/2475 K.2017/1308

Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 2. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.11.2012 gün ve 2011/787 E., 2012/859 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7.…

Esas2014/2475Karar2017/1308Tarih8 Kasım 2017Okuma10 dk · 1.984 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2014/2475 E., 2017/1308 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Kasım 2017
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.984 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 2. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.11.2012 gün ve 2011/787 E., 2012/859 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 12.11.2013 gün ve 2013/13870 E., 2013/18905 K. sayılı kararı ile;

(…Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, çalıştığı süreye ait ücret ve diğer yasal haklarının ödenmediğini iddia ederek ödenmeyen ücret ve bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının Hat İnşaat İşçisi olduğunu, taşeronluk ilişkisi kalmayınca işten ayrıldığını, iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkeme tarafından toplanan kanıtlara ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hukuk yargılamasında ispat araçlarından olan “Yemin” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

Yasanın 225'nci maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar teşkil eder. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.

Somut olayda; davalı vekili cevap dilekçesinin deliller bölümünde yemin deliline dayandığından davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı tarafa bu hakkı hatılatılmadan üstelik davacıya mahkemece resen yemin ettirilmediği halde resen yemin ettirildiği gerekçede yazılarak eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.

Kabule göre de;

Davacının aylık ücreti ihtilaflıdır.

Davacı vekili davacının fesih tarihindeki aylık ücretinin net 1.800,00 TL olduğunu ve inşaat ustası olarak çalıştığını iddia etmiştir.

Davalı vekili talep edilen ücretin hayal mahsulu olduğunu savunmuştur.

Davacı tanıkları iddiayı teyit eder mahiyette beyanda bulunmuş ve davacının kalıp ustası olduğunu söylemişlerdir.

Mahkemece emsal ücret araştırması yapılmış, müzekkereye davacının inşaat ustası olduğu yazılmıştır. Yol İş Sendikası ile Van Ticaret ve Sanayi Odası inşaat ustasının alabileceği ücreti bildirmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda Van Ticaret ve Sanayi Odasının bildirdiği ücretin iddianın üzerinde olması nedeni ile taleple bağlı kalınarak hesaplama yapılmıştır.

Davacı işçinin alabileceği ücret konusunda yapılan emsal ücret araştırması yeterli değildir. Hesaplamalara esas alınan Van Ticaret ve Sanayi Odası davacı işçi açısından meslek odası olmadığı gibi ücreti piyasa araştırması yaparak tespit ettiğini bildirmiştir. Ayrıca odanın kıdem yılı farklı işçiler için genelde aynı ücreti bildirdiği görülmektedir. Davalı vekilinin temyiz dilekçesine eklediği Özcan Günay isimli işçi tarafından açılan dava dosyasına gönderilen Van İnşaat Mühendisleri Odası 13 yıllık inşaat mühendisi için net 1650,00 TL ücret bildirmiştir.

Bu itibarla, öncelikle davacının inşaat ustalığı işindeki kıdemi tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmeli, daha sonra davacının yaptığı iş, meslekteki ve işyerindeki kıdemi, iş yerinin bulunduğu yer ve diğer özellikleri belirtilmek sureti ile ilgili meslek odalarından alabileceği ücret sorulmalı, dosya içindeki diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek davacının ücreti belirlenmeli, işçilik alacakları buna göre hesaplanmalıdır.

Yapılacak iş; davacının alabileceği ücretin miktarının tespitiyle ilgili araştırma yapıp eksiklerin ikmalinden sonra yemin konusunda usuli işlemleri yerine getirmek ve sonrasında dava konusu taleplerle ilgili ek hesap raporu almak ve dosya içindeki diğer delillerle birlikte değerlendirerek bir karar vermektir.

Mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.

O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır...)

gerekçesiyle karar bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili müvekkilinin “inşaat ustası” olarak çalıştığını, aylık ücretinin net 1.800,00 TL olduğunu, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ihbar tazminatı ile tüm aylara ait ücret ve fazla çalışma alacaklarının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Müh. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili davacı işçinin müvekkili şirketin bir süre alt işvereni olan dava dışı Hat İnşaat A.Ş.’nin elemanı olarak müvekkili uhdesinde kalan inşaatta çalıştığını, alt işverenlik ilişkisi kalmayınca da davacının işten ayrıldığını, dava dilekçesinde bildirilen ücreti kabul etmediklerini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece uzun süre ücret almadan çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumlarda davacı işçinin mahkememizce isticvap edilerek resen yemin eda ettirildiği, mahkemece bu usul kurallarına uyulduğu, öte yandan ücretin ödendiği konusunda işverenin tanık dinletemeyeceği, ancak yazılı belgeleri yoksa yemin deliline başvurabileceği, davacının ihbar tazminatı ile ödenmeyen ücret ve fazla çalışma alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Özel Dairece yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Mahkemece yeterli ücret araştırmasının yapılması için ara kararlar kurulduğu ve işlemler yapıldığı, müzekkere cevaplarının dosyada mevcut olduğu, yemin konusunda da tüm davacıların ücret alacakları çalışma süreleri ve 6100 sayılı HMK hükümleri göz önüne alındığında davada taraf gibi olmamak için ve davalının açık bir yemin teklifi bulunmadığından yemin eda ettirilmediği gerekçeleriyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararını davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, somut olayda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu döneminde açılan eldeki davada cevap dilekçesinde açıkça yemin delili belirtilmeyip “her türlü delil” ibaresi yer alması karşısında, mahkemece davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatılmasının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.

Mahkemece verilen ilk kararın Özel Daire tarafından davalı vekili cevap dilekçesinin deliller bölümünde yemin deliline dayandığından davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı tarafa bu hakkı hatırlatılmadan üstelik davacıya mahkemece re'sen yemin ettirilmediği halde re'sen yemin ettirildiği gerekçede yazılarak eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek bozulduğu,

ayrıca bozma kararında kabule göre de denilerek aylık ücret seviyesi yönünden eksik inceleme yapıldığı belirtilerek neticede mahkemece yapılacak işin davacının alabileceği ücretin miktarının tespitiyle ilgili araştırma yapılıp eksikliklerin ikmalinden sonra yemin konusunda usuli işlemleri yerine getirmek ve sonrasında dava konusu taleplerle ilgili ek hesap raporu almak ve dosya içindeki diğer delillerle birlikte değerlendirilerek bir karar vermek olduğu, sonuç kısmında ise yukarıda belirtilen nedenlerle kararın bozulduğu ancak bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığının belirtildiği,

direnme kararında Özel Dairenin kabule göre ücret seviyesinin tespiti yönünden yaptığı açıklamalara karşı da direnildiği görülmüştür.

Bu nedenledir ki, Hukuk Genel Kurulunda işin esasının incelenmesine geçilmeden önce,

a- Özel Dairece “kabule göre” bozma gerekçesi yapılan ve mahkemece direnildiği belirtilen aylık ücret seviyesi ile ilgili Hukuk Genel Kurulunca bir inceleme yapılıp yapılamayacağı,

b- Mahkemenin “yemin” ile ilgili direnme gerekçesi dikkate alındığında, Özel Daire bozma kararına karşı gerekçenin genişletilmesi mi yoksa yeni hüküm niteliğinde mi olduğu, burada varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Özel Dairece mi yoksa Hukuk Genel Kurulunca mı yapılacağı hususları ön sorun olarak öncelikle tartışılmıştır.

Öncelikle mahkemece Özel Daire bozma kararının “kabule göre” açıklamasıyla başlayan bölümünde yer alan aylık ücret seviyesi ile ilgili olarak Hukuk Genel Kurulunca bir inceleme yapılıp yapılmayacağı üzerinde durulmalıdır.

Bilindiği üzere; bozma kararlarında “kabule göre de” veya “kaldı ki” gibi söz dizinleriyle başlayan, bozma sebebine göre inceleme sırası gelmemekle birlikte sadece mahkemenin hükmündeki hatanın varlığına işaret eden, hükmü o yönden eleştiren, mahkemenin aynı hataya düşmemesi için ona bir tavsiye ve yol gösterme amacına yönelik bulunan ifade ve açıklamalar; usul hukuku anlamında “bozma” niteliği taşımamaktadır.

Dolayısıyla yerel mahkemelerin, bozma kararında yer alan bu tür ifade ve açıklamalara ilişkin direnme ya da uyma kararı veremeyecekleri belirgindir. Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.04.2011 gün 2011/17-50 E.- 2011/231 K., 28.09.2011 gün 2011/14–487 E.- 2011/559 K. ve 14.06.2013 gün 2012/5-1926 E.- 2013/842 K. sayılı kararları).

Mahkemece, bozma kararının “Kabule göre de” açıklamasıyla başlayan bölümde yer alan aylık ücret seviyesi ile ilgili tavsiye niteliğinde bulunan açıklamalar, bozma nedeni gibi kabul edilerek direnilmişse de, usuli anlamda bozma kararı niteliği taşımayan bu hususlara karşı direnilmesi mümkün olmadığından buna ilişkin kararın Hukuk Genel Kurulunca da incelenmesi olanaklı değildir.

Dolayısıyla Özel Dairece “kabule göre” bozma gerekçesi yapılan aylık ücret seviyesi ile ilgili olarak Hukuk Genel Kurulunca bir inceleme yapılamayacağı sonucuna varılmakla bu kez “yemin” ile ilgili olarak mahkemenin direnme gerekçesinin yeni hüküm olup olmadığı üzerinde durulmalıdır.

Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanun’un 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi).

Eş söyleyişle mahkemenin yeni bir bilgi, belge ve delile dayanarak veya bozmadan esinlenip gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek dolayısıyla da ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olguyu değiştirerek karar vermiş olması halinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.

Somut olayda mahkemece, verilen ilk kararın Özel Dairece bozulması üzerine mahkemece verilen direnme kararı gerekçesinin yeni delil toplanmaksızın bozma kararını karşılamaya yönelik önceki gerekçenin genişletilmesi mahiyetinde olduğu sonucuna varılarak yeni hüküm bulunmadığı oybirliğiyle kabul edilmiştir.

Yukarıda belirtildiği üzere ön sorun bulunmadığı sonucuna varılarak işin esasının incelenmesi gerekmiştir.

Bilindiği gibi, davanın çözümlenmesine etkisi olan bir vakıanın ispatı için, ispat yükü kendisine düşen tarafın diğer tarafa teklif ettiği yemine, taraf yemini veya kesin yemin denir.

Somut olayda uyuşmazlık, hâkimin taraf ya da taraflara yemin teklif etme hakkını hatırlatmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmakta olup, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulandığı dönemde açıkça yemin deliline dayanılmış ya da açıkça yemin deliline dayanılmasa bile en azından “sair deliller”, “her türlü delil”, “vesair deliller” gibi ibarelerin kullanılmış olması durumunda hâkimin taraf ya da taraflara yemin teklif etme hakkını hatırlatmasının mümkün olduğu kabul edilmiş ise de,

yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “dava dilekçesinin içeriği” kenar başlıklı 119’uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde “davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri”nin; (f) fıkrasında ise “iddia edilen her bir vakıanın hangi deliller ile ispat edileceğinin” dava dilekçesinde;

aynı şekilde 129’uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde “davalının savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri”nin ve (e) fıkrasında da “savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin cevap dilekçesinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiş bulunmaktadır.

Ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi” kenar başlıklı 194’üncü maddesinde dayandıkları vakıaların, ispata elverişli şekilde somutlaştırılması gerekliliği taraflara yüklenmiştir. Somutlaştırma yükü ile taraflardan, dayandıkları delilleri göstermeleri beklendiği gibi, hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini de açıkça belirtmeleri gerekmektedir.

Taraf, iddiasını diğer kesin delillerle ispat edemediği takdirde ve son çare olarak yemin deliline müracaat edecek ise de, dilekçelerde yemine dayanılmadığı hallerde hâkimin yine de tarafa yemin teklif etme hakkı olduğunu hatırlatması mümkün değildir. Taraflar bütün delillerini (ve bu arada yemini) dilekçelerin değişimi aşamasında göstermek ve bu delillerle hangi vakıayı ispat edeceklerini somutlaştırmak zorundadırlar (m.194).

Tarafların dilekçelerinde “vesair deliller” “vb. deliller” veya “her türlü delil” gibi ifadelere yer vermeleri, tahkikat aşamasında karşı tarafa yemin teklif etme haklarını saklı tuttukları anlamına gelmez; bu bağlamda, davaya bakan mahkemenin dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmayan tarafa yemin teklif edip etmeyeceğini sormaması bozma sebebi teşkil etmez (Pekcanıtez H./ Taş Kormaz H.: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, 15. Bası, İstanbul 2017, Cilt II, s.1878-1879).

Görüldüğü üzere taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu davalarda yasa koyucunun taraflara hangi delilin, hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtme, yani somutlaştırma külfeti getirdiği, bu düzenlemeye göre de açıkça yemin deliline dayanılmadığı takdirde, tarafın yemin teklif etme hakkının bulunmadığının kabulü gerekir.

Nitekim 03.03.2017 gün ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı Hukuk Genel Kurulu İçtihadı Birleştirme Kararı ile de tarafın “sair deliller”, “her türlü delil”, “vesair deliller” gibi ibareleri kullanmış olması halinde, hâkimin taraflara yemin teklif etme hakkını hatırlatmasının mümkün bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davalı vekilinin cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı, “her türlü delil” ibaresini kullandığı ancak yargılama sürecinde yemin delili ile ilgili olarak herhangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yargılama sürecinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yukarıda değinilen hükümleri ile 03.03.2017 gün ve 2015/2 E.- 2017/1 K. sayılı Hukuk Genel Kurulu İçtihadı Birleştirme Kararı dikkate alındığında, mahkemece davalının açık bir yemin teklifi bulunmadığından yemin eda ettirilmediği gerekçeleriyle verilen direnme kararı usul ve yasaya uygun olup yerindedir.

Ne var ki, Özel Dairece bozma nedenine göre davalı şirket vekilinin esasa ilişkin diğer temyiz itirazları incelenmediğinden bu konuda inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme uygun bulunduğundan davalı şirket vekilinin işin esasına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 22. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA GÖNDERİLMESİNE, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 08.11.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/2475, K. 2017/1308, 8 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2014/2475
Karar No
2017/1308
Tarih
8 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/2476 K.2017/1309
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/2477 K.2017/1310
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/2478 K.2017/1311
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/2806 K.2017/5043
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/3077 K.2017/4922
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/3916 K.2017/5554

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.