İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/260 K.2015/2495

Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 09.09.2011 gün ve 2006/453 E., 2011/180 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından…

Esas2014/260Karar2015/2495Tarih6 Kasım 2015Okuma7 dk · 1.462 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2014/260 E., 2015/2495 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Kasım 2015
Mahkemesi
İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.462 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 09.09.2011 gün ve 2006/453 E., 2011/180 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 22.01.2013 gün ve 2012/592 E., 2013/1369 K. sayılı ilamıyla;

(...Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca meşhur "PUMA" marka ve ilgili bazı şekil, logo, yazı ve sözcüklerin TPE nezdinde tescilli hak sahibi olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda PUMA markasının ayrılmaz bir parçası olan "form strip" olarak adlandırılan yan şeridin de tescilli sahibi olduğunu, hal böyle iken, davalının ticari ilişkide bulunduğu Mudo Mağazalarının bazı şubelerinde, Mudo Collection markalı ayakkabılarda, müvekkiline ait söz konusu logonun ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanıldığını ve bu halde de satışa sunulduğunun tespit edildiğini,

bu durumun tespitinden sonra Mudo aleyhine İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2005/44 esas sayılı dosyası ile, marka hakkına tecavüzün tespiti talepli dava açıldığını, anılan dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesi ile,

dava konusu ayakkabıların tüketiciyi aldatabilecek nitelikte ve bu nedenle marka hakkına tecavüz oluşturduğunun belirtildiğini, bahsi geçen davadaki davalı Mudo'nun, söz konusu ayakkabıları davalı şirketten temin ettiğini ifade ettiğini, bu durumun müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 11.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini, davalıya ait üretim cihazlarına, araç ve makinelerine ve üretilmesi,

kullanılması cezayı gerektiren eşyaya el konulmasını, el konulan ürünler hakkında talep halinde mülkiyet hakkı tanınmasını ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2004/584 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile, her iki ürün arasında benzerliğin bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkili ürünleri ile davacı ürünleri arasında iltibas bulunmadığını, iddiaların yersiz ve tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markasındaki şeridin, ayakkabının ön yan kısmından başlayarak yükseldiğinde geniş açı oluşturacak şekilde kavis oluşturmak suretiyle arkaya uzandığı, diğer tarafında da aynı şeklin söz konusu olduğu, şerit çizgilerinin spor dikiş atılmak suretiyle net ve belirgin olduğu, davalının ürünlerinde ise başlangıç kısmında benzer kavis oluşturulduğu halde, daha dar açıyla kavisin devam ettiği ve şeridin ayakkabının iki yanındaki topuk yanlarına dönerek son bulduğu gibi, şerit çizgilerinin de farklı sayıda olduğu,

form strip şekil markasındaki görsel ile davalı ayakkabısındaki görselin karıştırılacak düzeyde olmadığı, bu tarz spor ayakkabısı tüketicilerinin yanılarak davacı ayakkabısı yerine davalı yanın ayakkabılarını almalarının mümkün olmadığı, ayakkabılar üzerinde tarafların kendi markalarının da görünür ve okunaklı bir şekilde yazıldığı, davacının markasına tecavüz eyleminin subut bulmadığı, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, markaya tecavüz nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2004/584 E sayılı ceza dosyasındaki bilirkişi raporu incelemeye esas alınmışsa da, uyuşmazlık konusu tecavüze konu davalıya ait ürünler olarak gösterilen resimlerin bir tanesinde dava konusu olmayan "Letoon" markası bulunduğu gibi diğer ürünlerin de somut uyuşmazlık ile bağlantılı ürünler olup olmadığı anlaşılmamaktadır. O halde, uyuşmazlık konusu davalı ürünü temin edilmek suretiyle yapılacak inceleme ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, Yargıtay denetimine elverişli olmayan bilirkişi raporuna istinaden davanın reddi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, markaya tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca meşhur "PUMA" marka ve ilgili bazı şekil, logo, yazı ve sözcüklerin Türk Patent Enstitüsü bünyesinde tescilli hak sahibi olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda PUMA markasının ayrılmaz bir parçası olan "form strip" olarak adlandırılan yan şeridin de tescilli sahibi olduğunu, hal böyle iken, davalının ticari ilişkide bulunduğu dava dışı Mudo Satış Mağazaları San. ve Tic.

A.Ş.'nin bazı mağazalarında, mudo collection markalı ayakkabılarda, müvekkiline ait söz konusu logonun ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanıldığını ve bu halde de satışa sunulduğunun tespit edildiğini, bu durumun tesbitinden sonra Mudo aleyhinde İstanbul 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2005/44 Esas sayılı dosyası ile,

marka hakkına tecavüzün tesbiti talepli dava açıldığını, anılan dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesinde, dava konusu ayakkabıların tüketiciyi aldatabilecek nitelikte ve bu nedenle marka hakkına tecavüz oluşturduğunun belirtildiğini, bahsi geçen davadaki davalı Mudo'nun, söz konusu ayakkabıları, davalı Akmen Ayakkabı San. ve Tic.

A.Ş.'den temin ettiğini bildirdiğini ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat ile davalıya ait üretim cihazlarına, araç ve makinelerine ve üretilmesi, kullanılması cezayı gerektiren eşyaya el konulmasını, el konulan ürünler hakkında talep halinde mülkiyet hakkı tanınmasını ve hükmün ilanını istemiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin uzun zamandır ayakkabı satış işiyle iştigal ettiğini, müvekkilinin ayakkabı satış mağazasında, çok sayıda marka ve çeşitte ayakkabı satışı yaptığını, aynı zamanda müvekkilinin Türk Patent Enstitüsü bünyesinde kendi adına tescilli çok sayıda ticari markasının da bulunduğunu, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2004/584 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile her iki ürün arasında benzerliğin bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkili ürünleri ile davacı ürünleri arasında iltibas bulunmadığını, iddiaların yersiz ve tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davacı markasındaki şeridin, ayakkabının ön yan kısmından başlayarak yükseldiğinde geniş açı oluşturacak şekilde kavis oluşturmak suretiyle arkaya uzandığı, diğer tarafında da aynı şeklin söz konusu olduğu, şerit çizgilerinin spor dikiş atılmak suretiyle net ve belirgin olduğu, davalının ürünlerinde ise başlangıç kısmında benzer kavis oluşturulduğu halde, daha dar açıyla kavisin devam ettiği ve şeridin ayakkabının iki yanındaki topuk yanlarına dönerek son bulduğu gibi, şerit çizgilerinin de farklı sayıda olduğu, form strip şekil markasındaki görsel ile davalı ayakkabısındaki görselin karıştırılacak düzeyde olmadığı,

bu tarz spor ayakkabısı tüketicilerinin yanılarak davacı ayakkabısı yerine davalı yanın ayakkabılarını almalarının mümkün olmadığı, kaldı ki ayakkabılar üzerinde tarafların kendi markalarının da görünür ve okunaklı bir şekilde yazıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar. Davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuştur.

Mahkeme, önceki gerekçeleri tekrar ederek ve ayrıca “....aynı fiil hakkında davacının şikayeti üzerine İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2004/584 Esas sayılı dosyasında açılan davada, Endüstri Mühendisi bilirkişi tarafından da inceleme yapılarak rapor hazırlanmış olup, bu raporda görüldüğü üzere, davacının tescilli markasının uygulandığı orijinal ayakkabı, dava dışı ve yan strip markasına benzer başka dosyalarda dava konusu edilen Letoon markası ile piyasaya sunulan ayakkabı örneği ve dosyamız davalısında ele geçirilen gerek ceza dosyasında,

gerekse dosyamıza konu edilen spor ayakkabısı örnekleri (iki adet) karşılaştırıldıktan sonra rapor düzenlendiği açıktır.

Bu raporda davacı markasını taşıyan ayakkabıya diğer ayakkabıların kısmi benzerlik arzetse dahi, bu ayakkabıların tüketicileri olan kesimde aldatmaya veya iltibasa yol açmayacağı, her iki ayakkabının da davacının markasının taklidi niteliğinde olmadığı yolunda mütalaada bulunulduğu gibi, yine, gerek bu rapordaki görseller, gerekse davacının tescilli markasındaki form strip şekil markası görseli ile bunun uygulandığı ayakkabı ve dosyamız davalısında ele geçen her iki ayakkabı örneği ile dosyamızda dava konusu olmayan Letoon ibareli markayı taşıyan ayakkabılar birlikte karşılaştırılmış ise de,

mahkememiz kararı Letoon markasını taşıyan ayakkabı ile ilgili yapılan değerlendirmeye dayalı değildir.....ceza dosyasındaki ürünler ile ilgili değerlendirme sırasında inceleme arasında bulunan Letoon markalı ürünün görselinin dosyamızdaki bilirkişi incelemesindeki davalı ürünleri arasında gösterilmiş olmasının bilirkişilerin incelemeyi sağlıksız yaptığı sonucuna da götürmeyeceği....” gerekçesiyle önceki kararında direnmiş; hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; markaya tecavüz oluşup oluşmadığı konusunda alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

1086 sayılı (mülga) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 275.maddesi; “Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.” hükmünü içermektedir.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. ve devamı maddeleri gereğince de, Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.

Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. 6100 sayılı Kanun'un 279. maddesine göre, bilirkişi raporu, Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.

Bu durumda, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2004/584 Esas sayılı ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ile İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2005/44 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda farklı sonuçlara ulaşılmasına, Mahkemece, Yargıtay denetimine elverişli olmayan bilirkişi raporuna istinaden karar verilmesine göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 06.11.2015 gününde yapılan oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/260, K. 2015/2495, 6 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2014/260
Karar No
2015/2495
Tarih
6 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/263 K.2015/21575
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/264 K.2015/21685
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/266 K.2015/21688
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/266 K.2015/9978
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/268 K.2015/21679
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/269 K.2015/2673

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.