İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/271 K.2015/2890

Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 24.02.2011 gün ve E:2009/420, K:2011/91 sayılı kararın incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine,…

Esas2014/271Karar2015/2890Tarih9 Aralık 2015Okuma7 dk · 1.465 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2014/271 E., 2015/2890 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Aralık 2015
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.465 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 24.02.2011 gün ve E:2009/420, K:2011/91 sayılı kararın incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 19.03.2013 gün ve E:2011/4535, K:2013/3689 sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, davalı tarafa zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada yolcu olan davacının %100 oranında malul kalacak şekilde yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 125.000 TL iş göremezlik ve 5.819,82 TL tedavi giderini müracaat tarihi olan 5.12.2008 dan işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, 5.819,82 TL tedavi gideri ile 125.000 TL iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK'nun “işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu” başlığını taşıyan 85.maddesi uyarınca.

Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı yasanın 3. maddesi gereğince İşleten.

Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.

Dosya içerisinde mevcut olan araç ruhsat fotokopisinden maliklerin birisinin dava dışı Mesut Barın, diğerinin ise davacı ... olduğu anlaşılmaktadır. Her nekadar malik sıfatı işletenlik için karine ise de somut delillerle her zaman aksinin ispatı mümkün bulunduğundan dolayı mahkemece taraflardan delilleri sorulup usulen toplandıktan ve ... Plakalı aracın işleteni tespit edildikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir. Ayrıca işleten sıfatının bulunduğunun takdir edilmesi durumunda KTK 92.maddesi gereği tazminat talebinin kabul edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

3-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Davacı tarafından davalıya 5.12.2008 tarihinde müracaatta bulunmuştur. Bu durumda sigorta şirketinin 8 iş günü sonrası olan 18.12.2008 tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekirken, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değil bozma nedenidir.

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemenin davanın kabulüne dair verdiği karar taraf vekillerinin temyizleri üzerine, Özel Dairece yukarıda yazılı nedenlerle oyçokluğuyla bozulmuştur.

Yerel mahkemece, bozma ilamının üçüncü (3.) bendine uyulmuş; ikinci (2.) bendi yönünden ise "...davalının sorumluluğuna esas Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin (ZMSS) davalı ile dava dışı Mesut Barın arasında düzenlendiği, dolayısıyla davacının sigorta poliçesinin akidi olmadığı,

davalı ... şirketinin 2918 sayılı Yasanın 91/1.maddesinde de açıkça öngörüldüğü üzere kendisi ile akdi ilişki içerisindeki işletenin sorumluluğunu Yasanın 85.maddesine göre üstlenmiş olup, Yasanın 92/(a) maddesinde belirtilen ZMSS karşı talebi teminat dışında bırakılan işleten, davalı ZMSS ile akdi ilişki içerisindeki işleten olduğu (sigorta ettiren), oysa somut uyuşmazlıkta, kayden araç maliki görünen davacı ile davalı ZMSS arasında akdi ilişki bulunmadığından davacı, davalı ZMSS karşısında 3.kişi durumunda olduğu,

bu halde davacı 2918 sayılı Yasanın 92/(a) maddesindeki talebi ZMSS teminatı dışında bırakılan işleten (sigorta ettiren) olmadığından davacı zararının davalı ZMSS tarafından karşılanması gerektiği" gerekçeleriyle, önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulunun önüne gelen uyuşmazlık; aracın işleteninin tespiti için araştırma yapılması gerekip gerekmediği; davacının araç maliki olması nedeniyle işleten sıfatının da bulunduğunun takdir edilmesi durumunda 2918 sayılı KTK 92.maddesi gereği tazminat talebinin kabul edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan "araç sahibi" ve "işleten" kavramlarının açıklanmasında yarar vardır:

2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu (KTK)’nun 3. maddesinde araç sahibi; “araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik ya da satış belgesi düzenlenmiş kişidir”, işleten ise, “araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen ya da aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet ya da rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.

Yasada ve öğretide, işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçütler söz konusudur. Bunlardan şekli ölçüt, satışa esas olan tescil belgesinde, trafik belgesinde, sigorta poliçesi ve vergi kaydında yazılı olmayı; maddi ölçüt ise, araçtan yararlanmayı ve araç üzerindeki eylemli egemenliği ifade etmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda işleten kavramı ve kimlerin işleten olabileceği belirtilmiştir.

Kural olarak aracın trafik sicilinde adına kayıtlı olduğu kişi, yani araç sahibi, aracı kendi hesabına ve kendisine ait olmak üzere kullanıyor, üzerinde çıkar sağlıyorsa; hem şekli hem de maddi anlamda işleten sıfatını alacaktır. Noterlerin düzenleme yoluyla yaptığı satış ve devir işleminin arkasından yapılacak tescil, mülkiyete karine oluşturması bakımından önem taşır.

Kuşku olan durumlarda aracın malikine işleten gözüyle bakılmalı ve buna ağırlık verilmelidir (Hukuk Genel Kurulunun 06.03.2002 gün ve E:2002/11-71, K:2002/141. 24.03.2004 gün ve E:2004/10-165, K:2004/171. 20.03.2013 gün ve E:2012/1069, K:2013/379 sayılı ilamları).

Görüldüğü gibi, sicilde malik görünen kişi, karine olarak aracın işleteni sayılmaktadır. Bunun sebebi, trafik kazasında sorumlu olan şahsın kolayca belirlenmesi ve zarar görenin zararının en kısa sürede giderilmesini sağlamaktır. Belirtmek gerekir ki, sicilde malik olarak görünen kişi her zaman aracın işleteni olmayabilir. Bu durumda, araç sahibi, aracın üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığını, araç için bir başkasının harcamalarda bulunduğunu veya araç üzerindeki ekonomik çıkarın bir başkasına ait olduğunu, işleten sıfatının bulunmadığını kanıtlayabilirse sorumluluktan kurtulabilir (Hukuk Genel Kurulunun 20.03.2013 gün ve E:2012/1069, K:2013/379 sayılı ilamı).

Kanun koyucu, bunların yanında 2918 sayılı KTK’nun 91.maddesiyle de; işletenin aynı Kanunun 85.maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk (uygulamadaki adıyla trafik) sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.

Karayolları Trafik Kanununda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar” başlıklı 92.maddesinde:

“Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.

a)İşletenin;bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,

b)İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,

c)İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,

d)Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,

e)Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,

f)Manevi tazminata ilişkin talepler.”

Hükmü ile, zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış; burada örnekseme yoluna gidilmeyip; tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır.

Bu noktada, yukarıda belirtilen yasa hükmüne koşut olarak Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, (A.1).maddesinde "Sigortanın kapsamı" belirtilmiş;(A.3).maddesinde ise, "Teminat dışında kalan haller" sayılmış; bu kapsamda (A.3-b).bendinde "işleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri" teminat dışında tutulmuştur.

Somut olaya gelince; ... plakalı aracın ruhsat fotokopisine göre, araç sahiplerinin eldeki davanın davacısı olan ... ile dava dışı Mesut Barın olduğu; anılan aracın trafik sigorta poliçesinde sigortalısının da yine dava dışı araç maliklerinden birisi olan Mesut Barın olduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda vurgulandığı üzere, araç maliki olmak, işleten sıfatı bakımından karine ise de, her zaman bunun aksi ispatlanabilir.

Bunun yanında, araç malikinin sigorta poliçesine taraf olmaması durumu, aracın "işleteni" olmadığı sonucunu doğurmaz.

Öyleyse, yerel mahkemece, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

O halde, mahkemece yapılacak iş; taraflardan delilleri sorulup, usulen toplandıktan sonra ... plakalı aracın işleteni yukarıda vurgulanan ilkeler çerçevesinde hiçbir kuşkuya meydan vermeksizin tespit edilmeli; yapılacak araştırma sonucu davacı ...'nın aracın işleteni olduğunun tespiti halinde ise, KTK'nun 92.maddesi kapsamında tazminat isteminin kabul edilmesi gerekip gerekmediği de değerlendirilmelidir.

Hal böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma ilamında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 09.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/271, K. 2015/2890, 9 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2014/271
Karar No
2015/2890
Tarih
9 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/273 K.2015/11939
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/275 K.2015/11731
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/280 K.2015/11491
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/281 K.2015/11214
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/282 K.2015/11526
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/283 K.2015/11440

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.