İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/31 K.2015/1528

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 6

Esas2014/31Karar2015/1528Tarih10 Haziran 2015Okuma6 dk · 1.171 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2014/31 E., 2015/1528 K.·Yemin Delilinden Vazgeçmiş Sayılma Ziynet Eşyalarının Aynen İadesi Mümkün Olmazsa Bedellerinin Tazmini İstemi Yemin Teklif Etme Hakkı Hatırlatılmadan Hüküm Kurulabileceği

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Haziran 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.171 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 6

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 190

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “ziynet eşyalarının aynen, bulunamadığı takdirde bedellerinin tahsili” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Aydın Aile Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 03.03.2011 gün ve 2010/801 E.-2011/238 K. sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 28.12.2011 gün ve 2011/9984 E., 2011/16012 K. sayılı ilamı ile;

(...Uyuşmazlık, ziynet eşyalarının iadesine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, boşanma davası devam ettiğini, elinden altınların araba alınacağı bahanesi ile evliğin 3. ayında davalı tarafından tehdit ve hakaret edilerek zorla elinden alındığını evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğinden evden ayrılmak zorunda kaldığını altınların davalıda kaldığını ve iade edilmediğini belirterek ziynetlerin aynen iadesini ya da bedeli olan 9360 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı davacının en son evden kendi rızası ile düğüne gitmek için babası ile birlikte ayrıldığını, ayrılırken de altınların üzerinde olduğunu, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. .

Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.

Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz.

Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir.

Davacı, temyize konu 5 adet bilezik ve bir adet set takmının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır.

Olayda, davacı kadın evi terk ettiği tarih itibariyle dava konusu ziynet eşyasının götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha önce de götürme fırsatı elde edemediğini dinlettiği tanıkların beyanı ile ispat edememiştir. Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde "sair yasal deliller" demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya ziynetlerin elinden alındığı, götürülmesine engel olunduğu, davalı tarafta kaldığı konusunda davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir....)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmazsa bedellerinin tazmini istemine ilişkindir.

Davacı vekili, tarafların 27.04.2008 tarihinde evlendiklerini, boşanma davalarının halen İncirliova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/303 E. Sayılı dosyası ile devam ettiğini, nişanlılık aşamasında ve düğün sırasında müvekkiline takılan 16'şar gramdan 22 ayar 7 adet deniz yıldızı bilezik ve 60 gram ağırlığında 22 ayar 1 adet mantar tipi set takımından oluşan ziynet eşyalarının davalı ve davalının babası tarafından araba alacakları bahanesiyle "seni öldürürüm" diyerek tehditle zorla elinden alındığını belirterek toplam 9.630,00 TL değerindeki ziynet eşyalarının aynen istirdadına, aynen istirdadı mümkün olmadığı takdirde ödeme tarihindeki bedellerinin yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, iddiaların doğru olmadığını, davacının müşterek haneyi 2. kez terk edip ailesinin yanına gitmesinden sonra kendisine boşanma davası açtığını, daha sonra birleştikleri için boşanma davasından vazgeçildiğini, bu süre içinde davacının günlük giderleri ve avukat parası için 2 adet bileziğini bozdurduğunu söylediğini, diğer bileziklerin ve setin ise davacı da olduğunu, kendisinden zorla alıp bozdurmadığını, davacının 3. kez evi terk etmesinden önce 06.06.2010 tarihinde köylerinde yapılacak olan bir düğüne gitmek istediğini söylediğini, kendisinin de buna rıza gösterdiğini, davacının gidişini bizzat görmediğini, altınların davacıda olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, nişan ve düğün sırasında davacıya dava konusu 7 adet 22 ayar deniz yıldızı modeli bilezik ile 1 adet 22 ayar set takımının takıldığı, tarafların birlikte yaşadığı dönemde 5 adet 22 ayar deniz yıldızı modeli bilezik ile 1 adet 22 ayar set takımının davalı tarafından davacının elinden alınıp nereden kaynaklandığı belirlenemeyen borç için bozdurulup harcandığı, geriye kalan 2 adet 22 ayar deniz yıldızı modeli bileziğin ise davacı tarafından bozdurulup harcandığı, davalı tarafından bozdurulup harcanan ziynet eşyalarının bedellerinin ödenmediği veya bedellerinin iade edilmediği,

davalının kendisi tarafından bozdurulan ve harcanan ziynet eşyalarının bir daha geri istenmemek üzere kendisine bağışlandığı veya verildiği yönünde herhangi bir iddiası ve delilinin bulunmadığı ziynet eşyalarının davalı tarafından borçların ödenmesi için harcanmasının da sonuca etkili olmadığı gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; kararın davalı tarafından temyizi üzerine Özel Daire’ce, metni yukarıda başlık bölümüne alınan gerekçeler ile hüküm bozulmuş; mahkemece, önceki gerekçeler genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararını davalı taraf temyize getirmektedir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davanın ispatına ilişkin olup; davacı tanık beyanlarının, ziynet eşyalarının davalı tarafta kaldığını kabule elverişli olup olmadığı; burada varılacak sonuca göre, davacıya bozma ilamında değinilen hususta yemin teklif etme hakkının hatırlatılmasının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun “İspat Yükü” başlıklı 6.maddesinde; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” ifadesine yer verilmiştir.

Bu düzenlemeye paralel bir düzenleme de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun “İspat Yükü” başlıklı 190.maddesinde yer almakta olup, buna göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”

Somut olayda, davacı kadın kendisine ait ziynet eşyalarının davalı koca tarafından zorla elinden alındığını iddia etmiş, davalı koca ise, ziynet eşyalarını davacıdan zorla alıp bozdurmadığını, ziynet eşyalarının davacıda olduğunu savunmuştur.

Yargılama sırasında mahkemece taraf delilleri toplanarak tanık beyanları alındıktan sonra, 18.01.2011 tarihli oturumda davacı vekili, davalıya yemin teklif edip etmeyecekleri konusunda müvekkili ile görüşüp beyanda bulunmak istediklerini belirtmiş, mahkemece davacı vekiline müvekkili ile görüşüp davalıya yemin teklifinde bulunup bulunmayacaklarına ilişkin beyanda bulunması için 10 günlük süre verilmiştir.

Davacı vekili 27.01.2011 havale tarihli dilekçesinde davalıya yemin teklifinde bulunmayacaklarını bildirmiş, 03.03.2011 tarihli oturumda da yemin teklif etme hakkını kullanmayacaklarını ve mevcut delil durumuna göre karar verilmesini beyan etmiştir. Mahkemece aynı oturumda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hal böyle olunca; yerel mahkemenin davacı tarafın yemin delilinden vazgeçmiş olduğu, artık davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılmasına gerek bulunmadığı gerekçeleriyle Özel Daire bozmasına karşı direnmesi yerindedir Ne var ki, Özel Dairece işin esasına yönelik diğer temyiz itirazları incelenmemiş olup, dosyanın temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkemenin direnmesi yerinde olduğundan, işin esasına yönelik davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 6.HUKUK DAİRESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 10.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/31, K. 2015/1528, 10 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2014/31
Karar No
2015/1528
Tarih
10 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/37 K.2015/1525
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/40 K.2015/1529
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/41 K.2015/1526
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/44 K.2015/1535
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/49 K.2015/1527
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/52 K.2015/1524

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.