İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/32 K.2015/1655

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 166

Esas2014/32Karar2015/1655Tarih17 Haziran 2015Okuma5 dk · 1.038 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2014/32 E., 2015/1655 K.·Tam Kusurlu Eşin Boşanma Davası Açması Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Ve Şiddetli Geçimsizlik Nedenine Dayalı Boşanma

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Haziran 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.038 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 166

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 184

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki "boşanma ve manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 10. Aile Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 18.07.2012 gün, 2011/844 E.,2012/647 K. sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.03.2013 gün, 2012/21572 E. –2013/7508 K. sayılı bozma ilamı ile;

(... Davalı kadının 26.02.2012 tarihli celsedeki beyanı af niteliğinde kabul edilemez. Toplanan delillerden davacı kocanın eşine sürekli şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, eşinin ihtiyaçlarını gidermediği, boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olduğu; davalı kadının ise kusurlu bir davranışının varlığının kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanununun 166.maddesi hükmünü tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamamak ve değerlendirmemek gerekmektedir.Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer.Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır.

Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonrada mademki birlik artık sarsılmış diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir.

Öyle ise Türk Medeni Kanununun 166.maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz.

Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.(TMK.md.166/2). Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir.

Bu durumda açıklanan nedenle isteğin reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve şiddetli geçimsizlik nedenine dayalı boşanma ile 25.000.00 TL manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı koca vekili; müvekkili ile davalı kadının 1974 yılında evlendiklerini, davacı kocanın yaklaşık 10 yıl kadar önce geçirdiği rahatsızlık nedeniyle çalışamaz hale geldiğini ve bakıma muhtaç duruma düştüğünü, davalı kadının ise rahatsızlığı ileri sürerek davacı kocaya karşı sözlü ve fiili tacizlerde bulunduğunu, müşterek hayatın davacı koca için çekilmez bir hale geldiğini beyanla tarafların boşanmalarını ve 25.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihindan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kadın; evliliğin bitmesinde kendisinin kusurunun bulunmadığını, davacı koca ile biraraya gelmelerinin mümkün olmadığını belirterek boşanmalarını, ayda 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, .... plakalı aracın evlilik birliği içinde alınması nedeniyle aracın yarı hissesinin kendisine verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Davalı taraf 12.06.2012 tarihli celsede ise; davacı tarafa yazdığı belgeleri hatırlamadığını, ancak kendisi tarafından yazılmış olabileceğini, hangi tarihte yazıldığını bilmediğini, davacının hasta olduğu dönemde kendisinin davacıya bu tür mektuplar yazmasının mümkün olmadığını beyanla, kocasını sevdiğini ifade etmiştir.

Yerel Mahkemece; davanın, Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesinde düzenlenen, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma isteğine ilişkin olup, İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/1195 Esas 2012/1446 Karar sayılı eşe karşı kasten yaralama dosyası ile sanık M.. D..'un katılan H..

D..'a karşı işlediği eylem nedeniyle 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile 5 yıl müddetle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, ceza dosyası, tanık beyanları ve belgelere göre; davacı kocanın, davalı kadına şiddet uyguladığı, ancak; davalı kadının 12/06/2012 tarihli celsede boşanmak istemediğine ilişkin beyanı dikkate alınarak kocanın kusurlu davranışlarının kusur tespitinde dikkate alınmadığı, davacı kocanın nefes darlığı rahatsızlığı olmasına rağmen, davalı kadının torununa bakmak için oğlunun yanına gittiği, çoğu zaman oğlunun yanında kaldığı,

yine davacı kocaya yazdığı not dikkate alındığında (TMK madde 184/1.fıkra 1. bent) eşler arasındaki evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmelerinin kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı ve evliliğin devamında korunmaya değer bir yarar bulunmadığı gerekçesiyle boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir.

Davalı kadının temyizi üzerine karar, Özel Daire'ce yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.

Yerel mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalı kadın vekili getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davalı kadının, davacı kocanın rahatsızlığı olmasına rağmen, davalının torununa bakmak için oğlunun yanına gitmesi, çoğu zaman oğlunun yanında kalması, yine davacı kocaya karşı gerçekleştirdiği söz ve eylemlerin kusur olarak kabul edilip edilemeyeceği ve davalı kadının 12.06.2012 tarihli celsedeki beyanının af niteliğinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Evlilik Birliğinin Sarsılması" başlıklı 166. maddesi;

“Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir…”

Hükmünü içermektedir.

Somut olayda; dosyada mevcut tanık beyanlarında, davalının zaman zaman evden ayrıldığı ve torun bakmak için oğlunun yanına gittiği, davacı ile davalının arasında yaklaşık 17 yıldır geçimsizlik bulunduğu, davacı Mustafa'nın davalı Hülya'ya sürekli küfür ettiği,onur kırıcı sözler söylediği ve davalıyı darp ettiği, davacının davalıyı devamlı olarak evden kovduğu belirtilmiştir. Diğer yandan İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 09.05.2012 tarihli 2011/1195 E, 2012/1446 K sayılı kararı ile Mustafa'nın davalı eşe karşı kasten yaralama suçundan dolayı ceza aldığı da anlaşılmaktadır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesine göre boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun bulunmasının gerekmesine, somut olayda davalı kadına atfı mümkün hiçbir kusurun bulunmadığının anlaşılmasına göre, Hukuk Genel Kurulunca benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

Açıklanan nedenlerle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında açıklanan nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 17.06.2015 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/32, K. 2015/1655, 17 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2014/32
Karar No
2015/1655
Tarih
17 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/38 K.2015/1657
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/39 K.2015/1718
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/43 K.2015/1658
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/51 K.2015/1678
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/56 K.2015/1679
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/57 K.2015/1716

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.